TOP hobareii's Videos 86 videos
4:26
Einer der Deutschen, die an Bord der von Israel angegriffenen Gaza-"Solidaritätsflotte" waren, ist Norman Paech. Im tagesthemen-Interview schildert der Politiker, wie er die Ereignisse erlebt hat und wie er sie deutet. Und er sagt auch: Der "Solidaritätsflotte" ging es um das Durchbrechen der israelischen Blockade.
  • 2 Jun 2010
  • 111
Share Video

2:43
*******www.timeturk****
  • 23 Jan 2010
  • 321
Share Video

11:50
Filistin Yolu Taşlı - *******timeturk****/Gazze-konvoyuna-sald%C4%B1ran-M%C4%B1s%C4%B1ra-tepki_107681-haberi.html EL-ARISH, Egypt (AFP) — A British convoy led by MP George Galloway with medical relief for Gaza was pelted with stones and vandalised in the Egyptian town El-Arish on Sunday, an organiser said. The convoy, which set out from London last month carrying relief supplies valued at one million pounds (1.4 million dollars), arrived in El-Arish, about 45 kilometres (28 miles) from the Rafah passage to Gaza, on Saturday. "It's an absolute disgrace," convoy organiser Yvonne Ridley told AFP. "The power was cut. During cover of darkness members of our convoy were attacked with stones. "Vandals also wrote dirty words and anti-Hamas slogans," she said. "Several people in the convoy were injured in the attack." A security official told AFP that during a power cut, which is a frequent occurrence in the town, children had pelted the convoy with stones. The convoy is expected to head to Rafah on Monday after a dispute arose between organisers and Egyptian officials, who had welcomed the activists, over the inclusion of non-medical aid in the convoy. Egyptian officials have said they would allow medical relief through the Rafah passage but non-medical goods such as food would have to pass through Israel's crossings with the Palestinian enclave. "George Galloway is still in negotiations," Ridley said. "What we have agreed to do is to separate the medical aid from the non-medical aid. The non-medical will go into Gaza via the Egyptian Red Crescent." Ten Libyan trucks carrying medicine were allowed to transfer their aid to Gaza on Sunday, a border official said. Egypt opened the Rafah crossing to aid and Palestinian wounded during Israel's 22-day war in Gaza in December and January, which killed 1,300 Palestinians and 13 Israelis, but has since closed it to aid. Mısır polisi Filistin konvoyuna coplarla ve taşlarla saldırdı "Filistin'e Yol Açık" yardım konvoyu ile Mısır polisi arasında taşlı çatışma yaşandı. AA'ya bilgi veren İHH Basın sorumlusu Salih Bilici, "konvoyun bulunduğu El Ariş Limanı önüne yerleştirilen Mısır çevik kuvvet polisi arasında yer alan bazı sivil polislerin konvoya taş attığını ve gerilimi yükselttiğini" söyledi. "Limanda bulunan konvoy katılımcılarının polisin taş atmasına karşılık verdiğini" anlatan Bilici, taşlı çatışmanın yaklaşık 15-20 dakika sürdüğünü kaydetti. "Çatışma sırasında Mısır polisinin konvoyda bulunanlara coplarla saldırdığını ve biber gazı kullandığını" ifade eden Bilici, "Çevik polisle birlikte panzerler ve itfaiye araçları da liman önüne konuşlandırılmıştı" dedi. Mısır polisi ile yaşanan taşlı çatışma sırasında Murat Mercan, Hüsnü Tuna, Cemal Yılmaz Demir, Mehmet Nil Hıdır ve Seracettin Karayağız'ın da konvoyla birlikte olduğunu belirten Bilici, aralarında Türk gazetecilerin de bulunduğu yaklaşık 40 kişinin yaralandığını kaydetti. Yaralılar için ambulans istediklerini ancak ambulansın 1 saat geç geldiğini anlatan Bilici, yaralıların hastaneye gönderilmeye başlandığını söyledi. Bilici, konvoyda bulunan 7 kişinin Mısır polisi tarafından gözaltına alındığını belirterek, "Biz liman içine çekilmiş durumdayız. Limanın deniz tarafına Mısır askeri hücum botları yerleştirildi" dedi.
  • 6 Jan 2010
  • 401
Share Video

6:02
gaza aid convoy relief attacked by egyptian police *******timeturk****/M%C4%B1s%C4%B1r-Gazze-konvoyuna-sald%C4%B1rd%C4%B1--50-yaral%C4%B1-_107598-haberi.html 18 ülkeden 500 insan, Mısır’ı protesto eylemine saatlerce devam etti. Mısır sabrımızı taşırma, İsrail’in suçuna ortak olma şeklinde sloganlar atıldı. Konvoydakiler daha sonra limanın kapısına iki TIRı getirerek barikat kurdular. Grupta bulunan İHH Başkanı Bülent Yıldırım, İngiliz Parlamenter George Galloway, Türk milletvekilleri Hüsnü Tuna, Cemal Yılmaz Demir, Mehmet Nil Hıdır, Secarettin Karayağız ve Hasan Murat Mercan Mısırlı yetkililerle sorunu çözmek için görüşmelerini sürdürüyor. Sorunun çözülmesi için Türkiye Dış İşleri Bakanlığının da devrede olduğu bildirildi. Türkiye’deki Mısır büyükelçiliği Dış İşleri Bakanlığı’na çağrıldı.
  • 6 Jan 2010
  • 207
Share Video

0:44
*******timeturk****/M%C4%B1s%C4%B1r-Gazze-konvoyuna-sald%C4%B1rd%C4%B1--50-yaral%C4%B1-_107598-haberi.html An aid convoy headed by the MP George Galloway has been prevented from crossing into Gaza by Egyptian Police. Mr Galloway said negotiations were ongoing with the authorities to allow the aid through.
  • 3 Feb 2010
  • 270
Share Video

3:32
*******timeturk****/M%C4%B1s%C4%B1r-Gazze-konvoyuna-sald%C4%B1rd%C4%B1--50-yaral%C4%B1-_107598-haberi.html Press TV, Tue 5 Jan 2010 2200GMT: 4th interview with correspondent Hassan Ghani from El-Arish, Egypt where the Convoy is being attacked by the Egyptian riot police and negotiations stalled. Ghani is travelling with the Viva Palestina Convoy enroute to Gaza. Get News & Follow the convoy: *******readingpsc*******/convoy The Viva Palestina aid convoy to Gaza which left London on December 6th has been blocked from entering Egypt then held at the Jordanian port of Aqaba. The convoy, which is made up of more than 200+ vehicles, planned to reach Rafah on December 27th.
  • 9 Jan 2010
  • 454
Share Video

2:29
*******timeturk****/M%C4%B1s%C4%B1r-Gazze-konvoyuna-sald%C4%B1rd%C4%B1--50-yaral%C4%B1-_107598-haberi.html Police clash with Gaza aid convoy Egypty Gaza aid convoy 'attacked' in Egypt FİLİSTİN'E Özgürlük Konvoyu'nu 5 gün Ürdün'ün Akabe Limanı'nda bekleten Mısır, kendi ülkesinde de pasaport krizi çıkardı. Önceki akşam uçakla Ariş'e gelenler, 9 saat havaalanında bekletildi. İlerleyen saatlerde, konvoydaki 57 araca Gazze'ye giriş izni verilmemesi konvoydakiler protesto etti. Aralarında sivil giyimli polislerin de bulunduğu öne sürülen Mısırlı güvenlik güçleri konvoydakilere taşlı ve coplu müdahalede bulundu. Çok sayıda kişi başlarına aldıkları darbelerle yaralandı. Konvoya izin verilmemesi ve polisin müdahalesi, Ankara'da Mısır Büyükelçiliği önünde protesto edildi. Mazlum-Der, İnsani Yardım Derneği ve bazı sivil toplum kuruluşlarından yaklaşık 250 kişi Mısır'ın tavrını ve yapılan saldırıyı sloganlarla kınadı. Protestocular, Mısır'daki konvoyda bulunan Mazlum- Der Genel Başkanı Ömer Faruk Ünsal'la telefon bağlantısı kurdu. Ünsal telefonda şunları anlattı: "Bizi taş yağmuruna tuttular. İnanılmaz arbede var. Şu anda korkunç bir taş yağmuru var. Araçlarımız mahvoldu. Konvoy çok büyük zarar gördü. Burada iş çığırından çıktı." Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı'yla yürüttüğü telefon diplomasisiyle olayların yatışmasını sağladı. Konvoya bugün izin verilmesi bekleniyor.
  • 11 Jan 2010
  • 324
Share Video

5:09
*******timeturk****/M%C4%B1s%C4%B1r-Gazze-konvoyuna-sald%C4%B1rd%C4%B1--50-yaral%C4%B1-_107598-haberi.html Gaza aid convoy 'attacked' in Egypt Mısır gazze yardım konvoyuna ait araçlara el koymak isteyince ortalık karıştı. Sivil kıyafetli mısır polisleri konvoydaki savunmasız siviller üzerine kaldırım taşları attılar. Daha sonra saldır var diyerek demir çubuklarla yardım götüren farklı milletlerden oluşan 500 kişinin üzerine saldırdılar. 5'i ağır olmak üzere 55 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Konvoyda milletvekilleri eski milletvekilleri ingiliz parlamenter haham papaz olmak üzere çok renkli kişilikler var.
  • 6 Jan 2010
  • 160
Share Video

1:48
Brian Lenzo, Ralph Bean and Tom Middleton, who is traveling with the Viva Palestina convoy to Gaza, report on an apparent crackdown by Egyptian authorities. EGYPTIAN AUTHORITIES have attacked a convoy carrying humanitarian relief supplies destined for the people of Gaza. Information was difficult to obtain, but members of the Viva Palestina convoy managed to report that they were facing a force of more than 2,000 riot police in the Egyptian port city of El Arish, and that numerous participants were detained and suffered injuries in the clashes. At midday on Tuesday, Viva Palestina convoy leader Kevin Ovenden issued an alert saying that the group's "situation is now at a crisis point." Ovenden wrote that Viva participants had been negotiating with a senior official from Cairo about taking the convoy's aid and vehicles into Gaza through the Egyptian border crossing at Rafah. Ovenden reported that the official they were negotiating with left, and the convoy was confronted with more than 2,000 riot police. "[We] are determined to defend our vehicles and aid," read Ovenden's alert. "The Egyptian authorities have, by their stubbornness and hostility towards the convoy, brought us to a crisis point." After the alert appeared on the Viva Palestina Web site, reports started emerging via Twitter and Facebook of police violence, rock throwing and injuries to convoy members. The cause of the confrontation is still unclear. Numerous initial reports from convoy members posting on Twitter said that men in civilian clothes carried out the attack. One convoy participant wrote, "ppl were attacked by outsiders who came with stick and stones and entered compound, this was a set up." Another reported, "Instigators started moving in from within the police lines and moved on the inside of the police side of the barricades. Convoy members were sitting on the ground when shouts from police lines started and then wham, hell. Just helped bandage a friend's head." Various reports put the injured at between 10 and 55, with five convoy members arrested. There were no reports of severe injuries, but convoy members say they are reluctant to get treatment without guarantees of safe passage. - - - - - - - - - - - - - - - - EGYPTIAN OFFICIALS have thrown numerous roadblocks in the way of Viva Palestina. The convoy set off from London on December 6, with hundreds of participants and vehicles. After driving through Europe, Turkey, Syria and Jordan, convoy participant were told they wouldn't be able to cross into Egypt according to their planned route to get to the Rafah crossing into Gaza. Instead, the government told Viva it could enter the country from the port of El Arish on the Mediterranean Sea. This necessitated a drive back through Syria to the port of Latakia, and chartering a car ferry to reach El Arish, but Viva members managed to make the journey. Their were more conflicts with Egyptian officials in El Arish, but as of Monday, it appeared that the government would allow Viva members to go as a group to Rafah and cross into Gaza. The next day, negotiations were apparently broken off, and the swarms of riot police arrived. Accounts of the melee sent over Twitter painted a disturbing picture. One participant reported: I was coming back from dinner with 8 brothers and sisters. approximately 30 riot police approached us & started harassing pushing and hitting us. the situation escalated. we tried to lock arms and hold each other and get to the gate. there were too many of them. two meters from the gate they separated us and beat the shit out of us. i got dragged under and into a group of the riot police and was being beaten. managed to get to the wall. as i was being beaten one of the brothers grabbed me from across the wall and put me into the compound. of the nine of us, four are missing. i dont know what has happened to them. there are other stories like this. So far, media coverage has been sparse, but Viva Palestina convoy participants are asking for protests where possible at Egyptian consulates and other ...
  • 12 Jun 2012
  • 532
Share Video

2:51
At least 55 people were injured after Egyptian police clashed with peace campaigners trying to take a convoy of relief supplies to Palestinians in Gaza. Over 500 international volunteers, blocked the gate at the port in El-Arish to protest after Egypt insisted that some of the goods pass through Israel. The organisers of the convoy want all the supplies to enter Gaza via the Egyptian-controlled Rafah border crossing. International campaigners, including an 85-year-old holocaust survivor, have held protests in Egypt since late December to mark the first anniversary of Israel's 22 day attack on Gaza, in which over 1,000 Palestinians died.
  • 28 Jul 2012
  • 254
Share Video

4:16
"Operasyon Ergenekon" adlı kitabında 'soruşturmanın gizliliğini ihlal' ve 'adli yargıyı etkilemeye teşebbüs' gerekçeleriyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Şamil Tayyar, önemli açıklamalarda bulundu. Kararı yorumlayan Tayyar, "Açıkçası hukuk adına utandım. İnanıyorum ki hukukun üstünlüğüne inanan herkes bu karardan utanç duyacaktır. Kendi içinde çelişkilerle dolu bir karar" dedi.
  • 26 Dec 2009
  • 346
Share Video

4:35
'Okkan'ı Özel Kuvvetler Öldürdü'! Genelkurmay tercümanı Yıldırım Beğler'in Okkan suikastı ile ilgili sok iddialar.... Okkan'ı Hizbullah'ın değil Özel Kuvvetlerin öldürdüğünü iddia etti. Güneydoğu'da yıllarca Genelkurmay'ın kadrolu tercümanı olarak görev yapan Yıldırım Beğler, çarpıcı iddialarda bulundu. Dönemin Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ı Hizbullah'ın değil, Özel Kuvvetler'e bağlı bir ekibin öldürdüğünü iddia eden Beğler, olay günü yaşadıklarını Cihan'a anlattı. Okkan'ı Özel Kuvvetler'e bağlı C Timi'nin katlettiğini, olay günü bu timdeki askerleri PKK kıyafetiyle gördüğünü öne süren Beğler, kendisinin de bir dönem C Timi'nde görev aldığını savundu. Beğler, suikastı gerçekleştiren 'C-Timi'nin bindirildiği uçağın Malatya'da düşmesiyle bu ekibin ortadan kaldırıldığını iddia etti. Bölgede şahit olduğu faili meçhul cinayetlerle ilgili Sabah gazetesindeki itirafları geçtiğimiz aylarda büyük ses getiren Yıldırım Beğler, 1995 yılında Türkiye'ye getirilmiş Kerküklü bir Türkmen. Güneydoğu'da 14 yıl Genelkurmay'ın kadrolu tercümanlık yaptığı belirtilen ve komutanlarla yakın ilişkiler kuran Beğler, bir dönemin kara kutusu sayılacak isimlerden. Norveç'in başkenti Oslo'ya iki saat uzaklıktaki bir köyde siyasi mülteci olarak yaşayan Beğler, Cihan'a yeni açıklamalar yaptı. "SUİKAST SONRASI 3-4 AY SÜLEYMANİYE'DE SAKLANDILAR" Gaffar Okkan suikastından önce "Gaffar Okkan PKK'ya yardım ve yataklık yapıyor, PKK ile bağlantısı var. Diyarbakır'ı karıştıracak. Vatan hainidir. Bunun ölmesi lazım" şeklinde söylentiler çıkarıldığını, daha sonra da Okkan'ın katledilmesi görevinin C Timi'ne verildiğini ileri süren Beğler, şunları söylüyor: "C Timi o zaman Diyarbakır'daydı. Bir gün C timi Habur sınır kapısına geldi. Üstleri başları kirliydi. Belli ki bir görevden gelmişler. Normalde biz iki silah taşırız. Gündüzleri normal M-16, geceleri keleş ve yanında tabanca; kıyafet olarak da bir asker üniforması, bir de PKK'lıların giydiği üniforma...
  • 11 Dec 2010
  • 1 827
Share Video

2:51
Muvazzaf Yarbay Ali Tatar Deniz Kuvvetleri'nde son iki yılda şüpheli şekilde ölen 6. subaydı. Bu subayların ortak noktası, darbe günlükleri, kafes planı, amirallere suikast ve Bahriye'deki yolsuzluk iddiaları ile ilgili çok şey biliyor olmalarıydı. 6 subayın ard arda ya şüpheli bir kazada ya da şüpheli bir intiharla hayatlarını kaybetmesi kafalarda kocaman soru işaretleri bıraktı. DENİZ'DE 6. ŞÜPHELİ ÖLÜM Oramirallere suikast planı ile ilgili suçlanan Muvazzaf Yarbay Ali Tatar'ın intiharı, Deniz Kuvvetleri'nde son iki yılda yaşanan 6. şüpheli ölüm vakası. "ORTAK HAFIZA" SUSTURULDU MU? Soru işaratleri ile dolu ilk olay 2 Mayıs 2007'de yaşandı. Emekli Deniz Albay Birol Atakan trafik kazasında hayatını kaybetti. Atakan, 28 Şubat sürecinde Oramiral Güven Erkaya ile çalışmıştı. Görevde olduğu dönemde eski Deniz Kuvvetleri Komutanları Yener Karahanoğlu ve Darbe Günlükleri'nin sahibi Özden Örnek arasında köprü görevi yaptığı ileri sürüldü. "ERGENEKON YAPILANMASINI BİLİYORDU" İddialara göre Atakan, Deniz Kuvvetleri'ndeki Ergenekoncu yapılanma hakkında çok önemli bilgilere sahipti ve atama ve terfileri de örgütün istekleri doğrultusunda yaptı. Kısacası milletin gözbebeği orduya sızan cuntacı yapılanmayı isim isim biliyordu. OTOPSİ RAPORUNDAKİ GERÇEK Yüzbaşı Olgun Vural'ın ölümü de kayıtlara intihar olarak geçti. Vural'ın, komutanlıktaki yapılanmayı deşifre eden listenin ortaya çıkmasından sorumlu tutulduğu iddia edildi. Muvazzaf subay, evinde intihar etmeden önce "Bulmacanın parçaları beni gösteriyor ama ben değilim" şeklinde bir not bırakmıştı. Ancak Olgun'un eşi ve kızı silah sesi duymadıklarını söyledi. Otopsi raporu da intihar olduğu söylenen olaydaki terslikleri ortaya koydu. Otopsi raporuna göre merminin küçük olması gereken giriş deliği büyük; Büyük olması gereken çıkış deliği ise küçüktü. ERDİL'İN RÜTBELERİNİ SÖKTÜRMÜŞTÜ Güney Deniz Saha Komutanlığı'nda görevli Hakim Yarbay Tanju Ünal ise makam odasında ölü bulundu. Olay, kamuoyuna intihar olarak yansıtıldı. Ünal, Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral İlhami Erdil'i yargılayan ve rütbelerinin sökülmesine karar veren askeri hakimdi. ULAŞTIĞI BİLGİLER NELER? Tabip Yarbay Nursal Gedik de resmi kayıtlara göre intihar etti. Kuzey Deniz Saha Komutanlığı'nda görevli Yarbay Gedik'in komutanlıkta dönen uyuşturucu ve kirli ilişkiler konusunda önemli bilgilere ulaştığı için öldürüldüğü öne sürülüyor. "DARBEYİ İHBAR EDEN SUBAY" Yarbay Ali Tatar'dan önce Deniz Kuvvetlerindeki son şaibeli ölüm daha iki ay önce yaşandı. Albay Ali Belgütay Varımlı var. Varımlı Sarıkız ve Ayışığı Darbe Planları'nı deşifre eden subaydı. İddiaya göre darbe çalışmalarından dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ü, Varımlı haberdar etmişti. İddia edilen ETÖ hakkında çok şey bildiği söylenen Varımlı da diğer 5 subay gibi şüpheli bir şekilde can verdi.
  • 22 Dec 2009
  • 869
Share Video

4:21
Erbakan is not a Prof. Dr.
  • 16 Dec 2009
  • 468
Share Video

3:07
500 lira karşılığında eylemi yaptığını, silahı da kendisine para teklif eden kişinin verdiğini söyledi. İşte "ucuz provokasyonun" ayrıntıları. "UCUZ" PROVOKASYON! Türkiye'yi dehşete düşüren bu fotoğrafın arkasından, "500 lira" çıktı. Önceki gün yüzleri maskeli bir avuç provokatör halkı sokağa çekebilmek için ellerinden geleni yapmış, Dolapdere'de de hedeflerine ulaşmışlardı. İşte o karmaşada S.Ü, T.G ve S.Z isimli şahıslar maskeli gruba silah çekerek bir anda Türkiye'yi büyük bir uçurumun kenarına getirdi. Ve bugün; O şahıslardan biri hem de kameralar önünde çok önemli itiraflarda bulundu. 500 lira için, iç savaş manzaralarını andıran o eylemi yaptığını itiraf etti. "500 MİLYON LİRA İÇİN YAPTIM" Şahsın arkadaşlarından biri de parayla provokasyon olayını doğruladı... Gazeteciler 500 lira karşılığında istediğiniz eylemi yaparım diyen şahsa ülkenin gergin günler geçirdiğini hatırlattı. Ağır tahrikin baş aktöründen yine şok eden itiraflar çıktı. OYUNU POLİS BOZDU Oysa tüyler ürperten bu ifadeleri söyleyen kişi eylemde bıyığı ve el işaretleriyle bir grubun temsilcisi görüntüsü veriyordu. Para karşılığı oynanan bu tehlikeli oyunu polis bozdu. Olayların büyümesine engel oldu. Şahıslar 24 saat geçmeden yakalandı. Ancak ikisi emniyet biri ise savcılıkça serbest bırakıldı. ŞAHISLARI KİM MAŞA OLARAK KULLANDI? Kamuoyu, provokatif eylemde bulunan, silah teşhir eden, meskun mahalde ateşli silah kullanan en önemlisi de halkı tahrik eden bu kişilerin nasıl serbest kaldığını merak ediyor. Türkiye'nin cevap beklediği en önemli soru da bu şahıslara silahları ve paraları veren kim? 3 şüpheli hangi ihanet odağının maşasıydı?
  • 16 Dec 2009
  • 278
Share Video

2:20
Türkiye'de ne zaman Güneydoğu meselesini çözmeye yönelik bir adım atılsa her defasında kanlı provokasyonlarla bu çabaların engellendiği görülüyor. ÖZAL'IN "SİVİL ÇÖZÜM" GİRİŞİMİ Türkiye'de Demokratik çözüm adına ilk adımlar merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile birlikte atıldı. Özal, uzmanlara güneydoğu raporları hazırlattı. Diplomatik girişimlerle problemlerin kaynağı tespit edildi. Ancak bu girişimler terör örgütünü rahatsız etmişti. Örgüt 2. Kongresinde kitlesel eylem kararı aldı. Ve ard arda Hiram Abas, general Hulusi Sayın ve Vedat Aydın suikastleri gerçekleşti. PKK DEP'LİLERİ KÖŞEYE SIKIŞTIRDI 20 Ekim 1991 yılında tıpkı bugün olduğu gibi PKK bölge siyasetçilerini köşeye sıkıştırdı. DEP'liler örgüt talimatıyla Meclis'te Kürtçe yemin etti ve tutuklandılar. Böylece bir açılım fırsatı daha profesyonelce yok edildi. 1992 EN KANLI YIL Merhum Özal derin yapının bütün bu tahriplerine rağmen çözümde ısrar ediyordu. 1992 yılında gerçekleşen MGK'da "genel af"'tan söz etmesinden sonra Türkiye en kanlı yılını yaşadı. Aynı yıl içinde bölgenin farklı noktalarında yüzlerce kişi öldürüldü onlarca asker de şehid edildi. 33 ER OLAYI 1993 çözüme en çok yaklaşılan yıl olarak kayıtlara geçti. Bakanlar Kurulu, 25 Mayıs'ta genel af gündemiyle toplanacaktı. Ancak bir gün önce Bingöl'de 33 er şehit edildi. PKK ateşkes ilan ettiği dönemde yaşanan bu saldırıyı hiç bir zaman üstlenmedi... PKK ÇÖZÜMDEN RAHATSIZ OLDU Refah Partisi dönemi de problemin çözümünden rahatsız olanların sansasyonel eylemler yaptığı bir süreç. "Teröre karşı ekonomik kalkınmadan" bahsedildiği günlerde PKK intihar eylemleri kararı aldı. Sabancı Suikasti'nin de aralarında olduğu kanlı eylemler yaşandı. 28 Şubat darbesiyle de Refahyol devrildi. AB SÜRECİ RAHATSIZ ETTİ PKK, terör elebaşısı Abdullah Öcalan'ın 1999'da yakalanmasının ardından eylemsizlik kararı aldı. Ta ki Türkiye'nin AB adaylığının kabul edildiği 1999 Aralık'ına kadar. OHAL'İN KALKMASI PKK'YI KIZDIRDI Bölge insanının rahat bir nefes alması nedense terör örgütünü hep rahatsız etti. Ohal'in kalktığı 2002'de PKK Kongre-Gel'i kurdu ve 5 yıllık suskunluğun ardından yine silaha sarıldı. Türkiye ise o günlerde TSK içinde bir cuntanın darbe hazırlığı yaptığını Ergenekon'la öğreniyordu. ASİMETRİK PSİKOLOJİK PROVOKASYON Ve bugün. PKK demokratik açılımdan rahatsız. DTP'yi kapattıran güç olarak görülüyor. Tokat'taki saldırıyı da kamuoyu açık bir provokasyon olarak yorumluyor. Bütün bu yaşananlara bakıp şunu söylemek mümkün; Derin güçler ilk günden itibaren demokratik çözüme karşı asimetrik psikolojik bir savaş yürütüyor..
  • 16 Dec 2009
  • 617
Share Video

1:40
Görevdeki bir subayın yolladığı ileri sürülen ihbar mektubu kamuoyunun gündeminde... "Kırşehir İl Etüdü"... "Gizli" damgası taşıyan belgede, Kırşehirliler için genellemeler yapılıyor, dini bilgileri zayıftır deniyor. Bir başka belgedeki iddiaya göre de, şehirde çok ciddi takip ve izleme yapıldığı görülüyor. Neredeyse bütün kamu görevlileri fişlenmiş. Müdürler, yardımcıları... İşte dikkat çekici bir not... İsim verilip, o şahısla ilgili yapılan işlem anlatılmış. "UZUN DÖNEM TAKİP ALTINDA" Bürokratlar öyle ciddi takip altına alınmış ki, nereden geldiği, nereye atandığı tek tek yazılmış. Sadece devlet görevlileri değil, şehirde etkili olduğu söylenen aileler bile kayda alınmış. Takip, izleme ve ardından yapılan fişlemelerden, eğitim camiasının da nasibini aldığı öne sürülüyor. Dökümanlardan birinde, öğretmenlerin memleketlerinin dahi, "gizli" damgalı belgeye geçirildiği anlaşılıyor. İhbar mektubuyla gündeme gelen dökümanlar sadece Kırşehir'le sınırlı değil... Başka şehirler için de aynısının yapıldığı iddia ediliyor.
  • 13 Dec 2009
  • 202
Share Video