5:55
Yard.Doç.Dr.KOÜ Gül Köksal'ın Konuşması-Seka Tarihini YAşatma Paneli Panel-29.01.2011 SEKA, erken Cumhuriyet döneminde, 1930’lardan itibaren kentin yaşamını kökten değiştiren, etkileyen bir tesis. Kent, SEKA ile birlikte vardiyalı sisteme, kadınların ve çocukların çalışma hayatı içinde yer almasına tanık olmaya başladı. SEKA’nın önemli özelliklerinden biri de arkeolojik alanın üzerine kurulmuş olması. Yapının
  • 1 Feb 2011
  • 166
Share Video

5:55
Seka Projesi, 2008 Kasım ayında Kartepe’de yapılan Endüstriyel Mirasın Değerlendirilmesi-SEKA paneli ile başlamıştır. Tarihi Kentler Birliği ve Kocaeli Üniversitesi’nden uzmanlar Endüstriyel ve Tarihi Mirası , “Yaşatma” kavramını, SEKA’nın “karma sit “ özelliğini anlatmışlardır. Toplum yararı gözetilen bir proje olduğu; yerel yönetim, kamu, sivil ve özel kesimlerin iş birliğinin gerekmektedir.
  • 1 Feb 2011
  • 234
Share Video

8:09
Uğur Mumcu Anma Etkinliği - 24.01.2010-KYÖD Çağdaş Arslan ADD Kocaeli il Gençlik Kolu Başkanı ------------------ Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasinda vuranlar, agabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar. Ya bu düzenin kirli çarklarina ortak olmuslardı, ya da susmuslardı bütün olup bitenlere. Öfkelerini bir gün bile karşısındakilere bağırmamış insanlarin gözleri önünde öldürüldük. Hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına. Batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
  • 28 Jan 2011
  • 128
Share Video

3:16
Atatürkçü Düşünce Derneği kocaeli Şube Başkanı Banu İlter'in Konuşması 24 Ocak 2010-Uğur Mumcu Anma Etkinliği-İzmit, kyöd __________ Gazetecilik hayatı başarılarla dolu olan Mumcu 24 Ocak 1993 yılında uğradığı bombalı saldırı sonucu öldü. Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi…
  • 27 Jan 2011
  • 179
Share Video

3:46
Ahmet Akgüner Eskiyalı Mahallesi Koruma ve Yaşatma Projesi ile ilgili Bilgi Verdi. İzeyap Başkanı Ahmet Akgüner Yaşadığımız Coğrafya ve Geçmişte Değirmendere Fotoğraf Sergisinde Konuştu Bu alan şu anda üç tane yapı üzerinde bulunuyor. Bunlardan bir tanesi eski Değirmendere Belediyesi’nin kullandığı yapı. Diğeri cami. İki tane de ikiz evler var. Onun dışındaki bütün evler yıkılmış durumda. Bu proje ile birlikte bunların hepsi , eski özelliklerinde ve bu resimlerde gördüğünüz şekilde yapılacak. Yapıldıktan sonra da kültür ve sanatla ilgili olarak, turistik işlev görecek. Bir kısmı pansiyon olarak hizmet verecek. Buproje sadece basit bir restorasyon projesi değil. Bu evlerin yapılmasından sonra, yapılacak olan işlevlendirilmelerinin yanı sıra, bu proje aynı zamanda Değirmendere’nin turistik açıdan gelişmesini de öngörüyor. Değirmendere’nin burada sergilenen diğer zenginliklerine de bu proje ile katkı sağlanmış olacak. Bu proje ile birlikte Değirmendere’nin doğal güzelliklerine de katkı sağlanmış ve bir düzene kavuşturulmuş olacak. Tarihi dğerlere de bir düzenleme projesi uygulanacak. Yamaçların kullanımı ile ilgili de Gölcük Belediyesi yeni düzenlemeler getirecek. Çünkü bu yöre Samanlı Dağlarının yamaçalarını ve dolaysıyla doğal güzellikleri barındırıyor . Gölcük Belediye Başkanının bu konuda gerçekten çok güzel düşüncelerei var. Proje ile ilgili paneli Gölcük Belediyesi ile birlikte oluşturduk. Panelde bunlardan söz ediliyor olacak. Başkanın bu konuda herhangi bir endişesi yok. Başkan bizimle aynı görüşü paylaşıyor. Bu da çok güzel bir gelişme gerçekten. Bunun dışında saraylı evleri var. Bu evler Örcün Köyünde yer alıyor. Kervansaray projesi tamamlandı. Gölcük bu konuda iyi bir noktaya doğru gidiyor. İzmit için de örnek olacak. Çünkü Değirmendere projesi İzmit’te ilk kez yerel yönetimin öncülüğünde, üniversitenin ve sivil toplumun katılımı ile gerçekleşen bir proje olacak. Bu proje kentin bütün dinamiklerini bir araya getiriyor. Böyle projeler için böyle bir zenginliğe ihtiyaç var. Aynı zamanda bu oranda geniş katılımlı bir projeye o oranda geniş bir kitle sahip çıkacaktır. Bu projenin olumlu tarafu budur. Bu proje ile Türkiye’de bir kaç yerde uygulanan bir yaklaşım ortaya konuyor. Projenin en güzel yanı Kocaeli için örnek teşkil edecek olmasıdır. Aslında demokrasi kentlerde oluşuyor derken, işte bu birlikteliklerle oluşuyor. Demokrasinin kocaeli’de gelişmesi açısından da önemli bir faaliyettir, diye değerlendiriyoruz.
  • 23 Jul 2010
  • 218
Share Video

0:51
Müjdat Gezen'den Ders
  • 6 May 2010
  • 168
Share Video

1:02
Furkan Vakfı - Yargi reformu
  • 6 May 2010
  • 203
Share Video

1:08
Dolphins mud-ring feeding
  • 5 May 2010
  • 1 011
Share Video

1:18
Respect the Nature,Nature Respect,Respect of creatures,The God Creatures,Nature is for us
  • 5 May 2010
  • 130 533
Share Video

1:38
Reaction in Football Game
  • 6 May 2010
  • 109
Share Video

4:04
Bicylce Show
  • 4 May 2010
  • 13 289
Share Video

1:47
Turhan Selcuk Karikatürler
  • 4 May 2010
  • 174
Share Video

5:01
Politics is a delicate thing
  • 4 May 2010
  • 78
Share Video

5:44
KYÖD’ün Kardeş Kuruluşlara yaptığı çağrı üzerine, ilimizdeki Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Siyasi Partilerin temsilcileri, en büyük ulusal bayramlarımızdan biri olan “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramın’da Saraybahçe altındaki ATATÜRK ANITI’nda buluşarak, cumhuriyetimizi kuran ve cumhuriyeti Türk Ulusunun ellerine emanet eden ATA’mıza saygılarımızı ve minnetlerini sundular. 23 Nisan cuma günü saat 11.00 de Saraybahçe ATATÜRK ANITI’nda buluşan, KYÖD, Çağdaş Yaşam, ADD, ÇEKÜL Vakfı, Huzur Evi, İzmitliler Derneği üyeleri ve TDH, DSP ve CHP mensubu siyasi parti temsilcileri saygı duruşunda bulunarak, ortak bildiriyi okudular. Burada bir konuşma yapan KYÖD( Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği) Başkanı Mustafa Küpçü konuşmasında ; ‘’Bize ulusal egmenlik kavramını unutturmaya çalışanlar, bugünün sadece ‘’Çocuk Bayramı’’ boyutunda duruyorlar. Ulusal Egenmenlik kavramından söz etmiyorlar. ‘’Ulusal Egemenlik Kavramını’’ ve ‘’Tam bağımsızlık değere yargısını’’ unutturmaya çalışıyorlar. İşte bu ortak noktalarda burada bulunan bütün Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Siyasi Partilerin tek bir ses çıkarması gerekir. Çünkü anımsıyorsunuz, geçen gün burada bir eylem yapıldı. Eylemde, binlerce insan ‘’Ulusla Egemenliğe’’ karşı haykırıyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin laik yapısına karşı haykırıyordu. Bugün cübbeliler sekiz on bin kişiyi toplayabiliyorlar. Biz seksen kişi bir araya zor geliyorsak, kabahatin çoğu bizde... Bu yüzden ne olur, gelin aramızdaki ufak tefek farklılıkları bir yana bırakalım. Mustafa Kemal’in çocukları ve Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik, laik ve sosyal hukuk yapısına sahip çıkma bilincinde vatnadaşları olarak, ‘’bağımsız’’, ama ‘’tam bağımsız Türkiye’’ idealinde ‘’tek bir ses’’ çıkartalım. Sizden dileğimiz budur.’’ Şeklinde bir konuşma yaptı; “ 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk” Bayramı Basın Bildirisidir. Egemenlik Ulusundur. Ulusun Kalacaktır!.. Bir “Ulusal Egemenlik” ve “Çocuk” Bayramını daha kutluyoruz. Oysa, öncelikle şu soruyu sormalıyız; “Ulusumuz egemen mi, çocuklarımız mutlu mu?” Anımsayalım ve insafla bir düşünelim; SEVR Antlaşması ile Osmanlı bakiyesi son toprakları da paylaşan emperyalist güçler, Mustafa Kemal, arkadaşları ve Anadolu insanının onurlu direnişleriyle defolup gittiler ve Türkiye Cumhuriyeti bu onurlu mücadele sonunda kuruldu. Mustafa Kemal, bu mücadeleye başlarken, halkın onay ve desteğini aldı, Ankara’da oluşturduğu Millet Meclisi ile mücadeleyi “meşru” bir temele oturttu. Cumhuriyet’i kurarken de “Meclis Meşruiyeti” ile yola çıktı. “Ulusal Egemenlik” içi boş, sıradan bir kavram değildir! Bir ulusun “egemen” olabilmesi için, “TAM BAĞIMSIZ” bir ülke ve o ülkenin “ÖZGÜR BİREYLERİ” nin olması şarttır. Mustafa Kemal’in Türkiye’si, gerçek anlamıyla tam bağımsız bir Türkiye idi. Ya sonra? 1947 Marshall Planı-Thruman yardımları ile el uzattılar bağımsızlığımıza! Sonra, “İkili Antlaşmalar” la, Amerikan üstleri ile girdiler içimize! Sonra, Mustafa Kemal’in yoktan var ettiği ne kadar miras varsa, bir bir yok ettiler! Köy Enstitülerini, SEKA’yı, Sümerbank’ı ve Cumhuriyet’in alın teri olan ne varsa yok pahasına yerli ve yabancı büyük sermaye güçlerine sattılar. Yeni fabrikalar yerine yeni ve entegre cezaevleri açılıyor! Gençlerimiz işsiz, umutsuz. Bugün ülkemiz, yüksek faizli dış borç yükü altında eziliyor! Cari açıkta rekor artışlar yaşanıyor. Piyasamızı yabancılar yapıyor. Borsamız, bankalarımız, sigorta şirketlerimiz büyük ölçüde yabancıların elinde. Türk Telekom’u da yabancılar kaptı! Limanlarımız da artık bizim değil! Enerjide yüzde 74.5 oranında dışa bağımlıyız. Bunu, bizzat Enerji Bakanı açıklıyor! Siyasal sistemimiz birkaç siyasi parti liderinin egemenliğinde; milletvekilleri de bakanlar da ulusun egemenliğine değil, liderlerinin sultasına bağlı! Ya çocuklarımız? Onlar mutlu mu? Anne babaları işsiz, geçim sıkıntısı içinde olan; sağlıklı ve dengeli beslenemeyen; doyasıya çocukluğunu yaşayamayan; dilendirilen, çalışmak zorunda bırakılan, sokaklarda kaybolan çocuklarımız, nasıl mutlu olabilirler? Onlar bu halde iken, nasıl umutla bakabiliriz geleceğimize? Nasıl içtenlikle ve bayram gibi kutlayabiliriz bu ulusal bayramımızı? İşte, bu koşullar altında, Mustafa Kemal’in Gençliğe Seslenişi’ni ve Büyük Nutku, bir kez daha ve ciddiyetle okumalı ve anlamalıyız! Anlamalıyız ki, neler kaybettiğimizi, ne günahlar işlediğimizi görmeliyiz! Sonra, eğer kişisel ve ulusal onurumuza önem veriyorsak; yeniden “Özgür Birey” olmanın ve “TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE” idealine ulaşmanın inançlı ve onurlu mücadelesini vermeliyiz. Bugünkü koşullarda bu günü bayram gibi kutlamayı hak etmiyoruz!..
  • 23 Apr 2010
  • 407
Share Video

6:53
Köy enstitüleri, temelleri 1935′lerde atılmış ve 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa ile açılmış ve Köy Enstitüleri Kanunu ile yasal temele oturtulmuştur. Neredeyse tüm Anadolu’nun okulsuz ve öğretmensiz olduğu gerçeği göz önüne alınarak, dönemin başbakanı İsmet İnönü’nün himayesinde, Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel tarafından İsmail Hakkı Tonguç’un çabalarıyla köylerden ilkokul mezunu zeki çocukların bu okullarda yetiştirildikten sonra yeniden köylere giderek öğretmen olarak çalışmaları düşüncesiyle kuruldular. 1940 yılından başlayarak, tarım işlerine elverişli geniş arazisi bulunan köylerde veya onların hemen yakınlarında ve şehirlerden uzak ancak tren yollarına yakın tarıma elverişli 21 bölgede açıldı. 1940-1946 arasında köy enstitülerinde 15,000 dönüm tarla tarıma elverişli hale getirilmiş ve üretim yapılmıştı. Aynı dönemde 750,000 yeni fidan dikilmişti. Oluşturulan bağların miktarı ise 1,200 dönümdü. Ayrıca 150 büyük inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 20 uygulama okulu, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve samanlık, 12 elektrik santralı, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 3 balıkhane, 100 km. Yol yapılmıştı. Sulama kanalları oluşturularak enstitü öğrencilerinin uygulmalı eğitim gördüğü çiftliklere sulama suyu öğrenciler tarafından getirilmişti. Kapatıldığı 1954 yılına kadar Köy enstitülerinde 1308 bayan ve 15,943 erkek toplam 17,341 köy öğretmeni yetişmişti. Fakir Baykurt, Talip Apaydın, Mahmut Makal, Mehmet Başaran, Pakize Türkoğlu, Hatun Birsen Başaran, Ali Dündar, Mehmet Uslu ve Dursun Akçam gibi önde gelen yazarlar ve düşünürler bu okullarda yetişmişlerdir. Okullar tarıma elverişli arazisi olan köylerin yakınlarında kuruldu. Amaçlarından biri de köylülerin alternatif tarım tekniklerini öğretmekti. Arıcılık bilinmeyen köylerde arıcılık, bağcılık bilinmeyen köyde bağcılık öğretiliyordu. Enstitüye atanan öğretmen gittiği köyde okul binasını köylülerin yardımıyla yapabilecek kadar inşaat bilgisi de öğreniyordu. Köy enstitüsünü bitiren bir öğretmen sadece bir ilkokul öğretmeni olmuyor aynı zamanda zirattççilik, sağlıkçılık, duvarcılık, demircilik, terzilik, balıkçılık, arıcılık, bağcılık ve marangozluk konularını da uygulamalı olarak öğreniyordu. Enstitülerin hepsinin kendisine ait tarım arazileri, atölyeleri vardı.
  • 19 Apr 2010
  • 255
Share Video

2:09
Potato Peeling
  • 9 Apr 2010
  • 428
Share Video

7:02
Hubble Uzay Teleskobu atmosferin dışına yerleştirilmiş bir robot teleskoptur. Deniz düzeyinden 593 kilometre yukarda dairesel bir yörünge çizer. Yörüngesel dönüşü 96-97 dakika sürüp, hızı saatte 28 000 km.dir. Edwin Hubble’ın anısına adlandırılan teleskop, NASA ve ESA’nın ortak projesi olarak 24 Nisan 1990 da yörüngesine oturtulmuştur. Silindir biçimindeki Hubble 11 ton çekmektedir. Uzunluğu 13.2 m olup, maksimum çapı 4.2 metredir. Teleskop 0.1 saniyelik açıda yüksek çözünürlükte resimler elde etmektedir.
  • 5 Apr 2010
  • 879
Share Video