Results for: ruh Search Results
Family Filter:
2:07
Adnan Oktar Müslümanlara neşe ve sevinç sunmanın önemini anlatıyor
23 Apr 2010
76
Share Video

7:07
Sadece şu iki kelime: ÖZGÜR ve MUTLU (FREE & HAPPY)
13 Aug 2010
138
Share Video

2:10
BİR BOJİDAR ÇİPOF ŞİİRİ: DUYDUM Kİ BİRİNDEN
18 Jan 2011
70
Share Video

3:03
BİR BOJİDAR ÇİPOF ŞİİRİ: KANDIRMIŞIM BEN "BEN"İ YAZIM ve YORUM: 15 OCAK 2011
18 Jan 2011
85
Share Video

2:40
BİR BOJİDAR ÇİPOF ŞİİRİ: YOLUN AÇIK OLSUN YAZIM: 27 EYLÜL 2009 YORUM: 16 OCAK 2011
18 Jan 2011
87
Share Video

1:10
*******www.calas-de-mallorca.de/1459/ferienhaus-mallorca-tkh1534 -- Bei diesem exclusiven Ferienhaus handelt es sich um eine Doppelhaushälfte an der Bucht von Cala Llamp für 4 Personen. Die Inneneinrichtung ist absolut hochwertig und läßt keine Wünsche offen. Direkt am Steilhang gelegen, haben Sie einen einzigartigen Panoramablick auf das Meer und die Bucht. Als weiteres Highlight verfügen Sie über einen privaten Zugang zum Meer.
16 Jun 2012
42
Share Video

0:58
*******www.calas-de-mallorca.de/1373/ferienhaus-finca-mallorca-ah5832 --- Diese ansprechende Finca für 5 Personen befindet sich in der Nähe von Lloseta inmitten einheimischer Bäume und Pflanzen. Die Räume sind gemütlich und freundlich eingerichtet und befinden sich auf einer Wohnebene. Das ganze Ambiente, mit Pool und Grill, garantiert erholsame und entspannte Tage in der Sonne.
16 Jun 2012
105
Share Video

0:50
*******www.calas-de-mallorca.de/1370/ferienhaus-finca-ah5114 --- Diese schöne, rustikale Finca für 6 Personen befindet sich unterhalb der Sierra Tramuntana im Dreieck Pollenca, Puerto Pollenca und Cala San Vincente. Die landestypische und freundliche Einrichtung bietet sämtlichen Urlaubskomfort. Die lauen Sommerabende auf der teilweise überdachten und mit einer prachtvollen Glyzinie bewachsenen Terrasse lassen Sie sehr schnell den Alltag vergessen. Ein Spaziergang in der südlichen Sonne zum nächsten Dorf oder zum Strand (ca. 3 km) bringt ihnen die Schönheit der mediterranen Landschaft näher - oder sie entspannen lieber im Garten mit dem 10 x 5 m großen Pool.
20 Jun 2012
71
Share Video

4:59
eurydice ağaç perisidir. eurydice ve orpheus, birbirlerine hiç ayrılmayacak derecede aşık iki gençtir. birbirlerine olan aşkları o kadar fazladır ki, biri olmadan diğerinin yaşaması imkansız gibi gözükmektedir. genç aşıklar o kadar mutlulardır ki tüm zamanlarını kırlarda geçirirler. birgün aynı şekilde kırlardayken orpheus ile koşmaktadırlar ki bir anda bir yılan eurydice'ı ısırır. ısırığın zehri eurydice'ı öldürür ve ruhu hemen hades'e indirilir. orpheus büyük olimpos tanrısı apollon'un oğlu, dolayısıyla baş tanrı zeus'un torunudur. apollon müziğin efendisidir ve bu yüzden orpheusa da müziksel yetenekler bahşedilmiştir. orpheus sevgilisinin ölümüne öyle üzülür ki her nefesine ve eylemine işleyen boşluğu anlatmak için bir ağıt yakar. o kadar umutsuz ve çaresizdir ki, hades'e inmeyi bile göze alır. hades yeraltı dünyasının efendisi olduğundan kalbi bir çelik kadar soğuk ve acımasızdır. pek çok sefer ölıümlüler hades'e gidip aşklarını geri almak için yalvarmışlar, fakat her seferinde geri çevrilmişlerdir. fakat orpheus o kadar tatlı bir müzikle yalvarır ki hades'in bile kalbi yumuşar. hades, orpheus'un eurydice'ı yeryüzüne geri götürmesine izin verir. tek bir şartı vardır: orpheus yukarı çıkarken kesinlikle arkasına bakmayacaktır. eurydice'ın sürekli arkasında olacağı kendisine temin edilir. yukarı çıkan uzun bir yoldur ve orpheus yukarıya geldikleri anda eurydice'ın yanında olup olmadığını kontrol etmek için arkasına bakar. bu anda tekrar karanlıklar tarafından kapılır çünkü orpheus, eurydice'ın onunla olduğuna güvenmemiştir. bundan sonra yaşadığı pişmanlıkla kendini kaybeden orpheus maenadlar tarafından öldürülür. Mistik Bir İnanç Sistemi Olarak Orfeusçuluk; Bazı araştırmacılar , doğum yerinden ötürü, Orpheus’un bir şaman olduğunu söylerler. Orfeusçuluk MÖ 4 yüzyıldan itibaren ortaya çıkmış olan Orpheus’un adından gelen bir öğretidir. Orpheus miti de;birtakım gizemli güçlerle ve ölüm sonrası ile ilintilidir. Orfeusçuluk da bir tür metafizik öğretidir. Orfeusçuluk ruhun varlığını ve ölümsüzlüğünü kabul eden bir öğretidir. ... Orfeusçu öğretide ruhun ölümsüzlüğü düşüncesi , ruhun zaman içinde farklı bedenlerde de varolabilmesi fikrini getirmiştir. Ruh, temizlenebilmesi için defalarca farklı bedenlerde varolmalıdır. (Metansomatoz) Bu aslında Orfeusçuluğa mahsus bir karamsarlıktır , çünkü ruhun temizlenmesi uzun bir süreci almaktadır. İnsan tanrısal atalarından gelen günahlarının bedelini ağır ödemektedir. Ruh bedende bir mezarda gibidir. Orfeusçular bunu bir sözcük oyunu ile de ifade ederler : Yunanca beden anlamına gelen sîma (soma) sözcüğü ile mezar anlamına gelen sÁma (sêma) ses olarak birbirlerine benzemektedirler. Belki de ruhun mezarda olması ile Titanların Tartaros’da olmaları arasında bir benzerlik de vardır. Orfeusçuluğa göre insan tanrılar tarafından yaratılmamıştır, fakat ölümsüzlükten varolmuştur. Titan ırkından önce de Altın ve Gümüş soylar yaşanmıştır. Ancak bu altın ve gümüş soylar Hesiodos’un anlattığı gibi zaman içinde kaybolmuş değildirler. Eğer mürit kendini arındırmayı başarırsa Altın soylu olabilir. Eğer şiddete yenilirse Gümüş soylu olur. Orfeusçuluk bu haliyle çağının klasik düşüncesinden farklı olup ezoterik karakterini belli etmektedir. Mürit ruhunu arındırmak için belli yaşam tarzını uygulamak zorundadır. Bu “Orfik” yaşam hiç de kolay değildir. Mürit önce katı sayılabilecek kuralları uygulamalı ve gizem törenlerine katılmak zorundadır. Bu kuralların en önemlilerini kısaca sayacak olursak : Bu yolu seçenler hiçbir canlının hayatına kıymamak zorundadır. Bu yüzden müritler et yemezler ve vejetaryen bir rejim uygularlar. Bunun bir başka sonucu da Yunan toplumunda o zamanlar sık uygulanan kanlı kurban ayinlerinin de reddidir. Bu haliyle Orfeusçuluk içinde varolduğu toplumun dinsel adetlerinden kesin çizgilerle ayrılır. Orfeusçu yolu seçen kesinlikle intihar edemez. Orfeusçuluk her ne kadar ruhun ölmezliğine ve bu bedendeki yaşamın asıl yaşam olmadığına inansa da intihar , taşınılan tanrısal öz yüzünden , kesinlikle yasaktır. Ruhun ölmezliğine inanan Orfeusçu düşünce ölüm sonrası ile de ilgilenmiştir. Orfeusçu düşünceye göre asıl olan ruhtur ve bu dünya geçicidir. Ancak burada erginlenmeyen kişi Hades’e gittiğinde sıkıntılar çeker ve yeniden bu süreci yaşamak zorundadır. Oysa bu dünyada erginlenme tanrısal kimliği bulmaktır. Bu bağlamda ölüm bir başlangıç sayılabilir. Orpheus müridi gizem törenleri sayesinde ölüm deneyimini yaşamış olup, ölümden sonra ne yapacağını bilmektedir. Bu yolu seçenlerin mezarında bu süreci anlatan yazılı alın yapraklar bulunmuştur. Bu buluntuların en eskileri MÖ beşinci ve dördüncü yüzyıla tarihlenebilmektedir. Bu tabletlerden MÖ dört ya da üçüncü yüzyıla ait olabilecek birinde şöyle denilmektedir : « Hades’in konağının solunda bir kaynak bulacaksın, Ve hemen sonra bir beyaz bir servi Bu kaynağa yaklaşma Bir başkasını bulacaksın, serin suları akan,... Mnemosin gölünden ; bekçileri hemen önünde, Onlara söyle : “Ben Yeryüzü’nün ve yıldızlı Gök’ün oğluyum Fakat soyum gökten gelmektedir ; siz de bunu biliyorsunuz, Susuzluktan kurudum ve ölüyorum, çabuk Bana Mnemosin gölünden akan serin sudan verin" Ve senin bu tanrısal sudan içmene izin verecekler Ve diğer kahramanların yanında hükmedeceksin.» Çeşitli tabletlerden de buna benzer yazılar okunmuştur. Burada Mnemosin Gölü , hafıza anlamına gelen aynı sözcükten (mnhmosÚnh) türemedir ve Unutma ile karşıtlık göstermektedir. Ruhun susaması ise tanrısal özüne karşı duyduğu bir özlemdir. Ruhun “Ben Yeryüzü’nün ve yıldızlı Gök’ün oğluyum, fakat soyum gökten gelmektedir” demesi ise tanrısal soyunu hatırladığını bekçilere kanıtlamak içindir. Böylece ölen kişi sağdan seçtiği yolda ilerleyecek ve Persephone tarafından tanrısal çayırlara gönderilerek orada diğer kahramanlarla birlikte hükmedecektir. Burada ölen için ikinci bir yol daha gözükmektedir , o da soldaki yolu seçerek unutmaktır. Unutmak ise ruhun beslenememesi demektir. Yeniden yeryüzüne dönmekle sonuçlanır. Erginlenmemiş olanlar da tanrısal özünü unutarak Hades’de ya da yeniden bedenlenerek yeryüzünde dolaşırlar.
27 Jul 2006
1510
Share Video

16:59
Les 20 ans de Caroline. Diaporama de photos en musique : Arroro (berceuse de Majorque) + Litanei, de Franz Schubert (version arrangée pour choeur, voix solo, piano & orchestre symphonique). Diaporama de photos, avec musique : - Arroro (berceuse de Majorque), pour voix solo (ténor) + choeur mixte - Litanei, de Franz Schubert (1797–1828), en version arrangée pour choeur, voix solo, piano et orchestre symphonique. Litanei demeure assurément l’un des plus émouvants et accomplis, émanant du génie mélodique & harmonique de Franz Schubert ! La synergie musicale spirituelle particulièrement aigue, délicate et la symbiose élégiaque ne peuvent qu’aller droit au cœur. This beautiful song was composed by Franz Schubert in 1818 (last of the Jacobi songs) for the celebration of All Saint's Day and then subsequently arranged for solo voice, male choir, piano & symphonic orchestra. Of a deep devotional nature, this Lied shows an exquisite example of humble affection. Each verse ends with the refrain: - Alle Seelen, Ruhn in Frieden - All Souls rest in peace Franz Schubert Franz Schubert Franz Seraphicus Peter Schubert (January 31, 1797 – November 19, 1828) was an Austrian composer. He wrote some 600 Lieder, seven completed symphonies, the famous "Unfinished Symphony", liturgical music, operas, and a large body of chamber and solo piano music. He is particularly noted for his original melodic and harmonic writing. While Schubert had a close circle of friends and associates who admired his work (including his teacher Antonio Salieri, and the prominent singer Johann Michael Vogl), wider appreciation of his music during his lifetime was limited at best. He was never able to secure adequate permanent employment, and for most of his career he relied on the support of friends and family. Interest in Schubert's work increased dramatically following his death. Biography Early life and education Schubert was born in Vienna, Austria on January 31, 1797. His father Franz Theodor Florian, the son of a Moravian peasant, was a parish schoolmaster; his mother Elizabeth Vietz was the daughter of a Silesian master locksmith, and had also been a housemaid for a Viennese family prior to her marriage. Of the Schuberts' fifteen children (one illegitimate child was born in 1789), ten died in infancy; only four survived. Their father Franz Theodor was a well-known teacher, and his school on the Himmelpfortgrund was well attended.[citation needed] He was not a famous musician, but he taught his son what he could of music. At the age of five, Schubert began receiving regular instruction from his father and a year later was enrolled at the Himmelpfortgrund school. His formal musical education also began around the same time. His father continued to teach him the basics of the violin. At seven, Schubert was placed under the instruction of Michael Holzer. Holzer's lessons seem to have mainly consisted of conversations and expressions of admiration[1] and the boy gained more from his acquaintance with a friendly joiner's apprentice who used to take him to a neighboring pianoforte warehouse where he was given the opportunity to practice on better instruments. The unsatisfactory nature of Schubert's early training was even more pronounced during his time given that composers could expect little chance of success unless they were also able to appeal to the public as performers. To this end, Schubert's meager musical education was never entirely sufficient. In October 1808, he was received as a pupil at the Stadtkonvikt (Imperial religious boarding school) through a choir scholarship. It was at the Stadtkonvikt that Schubert was introduced to the overtures and symphonies of Mozart. His exposure to these pieces as well as various lighter compositions combined with his occasional visits to the opera set the foundation for his greater musical knowledge. Franz Schubert aged 16, drawn by Leopold KupelweiserMeanwhile, his genius was already beginning to show itself in his compositions. Antonio Salieri, a leading composer of the period, became aware of the talented young man and decided to train him in musical composition and music theory. Schubert's early essay in chamber music is noticeable, since we learn that at the time a regular quartet-party was established at his home "on Sundays and holidays," in which his two brothers played the violin, his father the cello and Franz himself the viola. It was the first germ of that amateur orchestra for which, in later years, many of his compositions were written. During the remainder of his stay at the Stadtkonvikt he wrote a good deal more chamber music, several songs, some miscellaneous pieces for the pianoforte and, among his more ambitious efforts, a Kyrie (D.31) and Salve Regina (D.27), an octet for wind instruments (D.72/72a) - said to commemorate the death of his mother, which took place in 1812 - a cantata (D.110), words and music, for his father's name-day in 1813, and the closing work of his school-life, his first symphony (D.82). Teacher at his father's school At the end of 1813 he left the Stadtkonvikt and entered his father's school as teacher of the lowest class. In the meantime, his father remarried, this time to Anna Kleyenboeck, the daughter of a silk dealer from the suburb Gumpendorf. For over two years the young man endured the drudgery of the work, which he performed with very indifferent success. There were, however, other interests to compensate. He received private lessons in composition from Salieri, who did more for Schubert’s training than any of his other teachers. Supported by friends As 1815 was the most prolific period of Schubert's life, 1816 saw the first real change in his fortunes. Somewhere about the turn of the year Spaun surprised him in the composition of Erlkönig (D.328, published as Op.1) — Goethe's poem propped among a heap of exercise books, and the boy at white-heat of inspiration "hurling" the notes on the music-paper. A few weeks later Franz von Schober, a student of good family and some means, who had heard some of Schubert's songs at Spaun's house, came to pay a visit to the composer and proposed to carry him off from school-life and give him freedom to practice his art in peace. The proposal was particularly opportune, for Schubert had just made an unsuccessful application for the post of Kapellmeister at Laibach (the German name for Ljubljana), and was feeling more acutely than ever the slavery of the classroom. His father's consent was readily given, and before the end of the spring he was installed as a guest in Schober's lodgings. For a time he attempted to increase the household resources by giving music lessons, but they were soon abandoned, and he devoted himself to composition. "I write all day," he said later to an inquiring visitor, "and when I have finished one piece I begin another." All this time his circle of friends was steadily widening. Mayrhofer introduced him to Johann Michael Vogl, a famous baritone, who did him good service by performing his songs in the salons of Vienna; Anselm Hüttenbrenner and his brother Joseph ranged themselves among his most devoted admirers; Joseph von Gahy, an excellent pianist, played his sonatas and fantasias; the Sonnleithners, a burgher family whose eldest son had been at the Stadtkonvikt, gave him free access to their home, and organized in his honor musical parties which soon assumed the name of Schubertiaden. The material needs of life were supplied without much difficulty. No doubt Schubert was entirely penniless, for he had given up teaching, he could earn nothing by public performance, and, as yet, no publisher would take his music at a gift; but his friends came to his aid with true Bohemian generosity — one found him lodging, another found him appliances, they took their meals together and the man who had any money paid the score. Schubert was always the leader of the party, but more often than not, was penniless. Though he was known by half a dozen affectionate nicknames, the most characteristic was kann er 'was? ("Is he able?") or more colloquially, "Can he pay?" (for the food and drink), his usual question when a new acquaintance was introduced. Another nickname was "The Little Mushroom" as Schubert was only five feet, one and one-half inches tall (1.56 m), and tended to corpulence. The compositions of 1820 are remarkable, and show a marked advance in development and maturity of style. The unfinished oratorio "Lazarus" (D.689) was begun in February; later followed, amid a number of smaller works, by the 23rd Psalm (D.706), the Gesang der Geister (D.705/714), the Quartettsatz in C minor (D.703), and the "Wanderer Fantasy" for piano (D.760). But of almost more biographical interest is the fact that in this year two of Schubert's operas appeared at the Kärntnerthor Theater, Die Zwillingsbrüder (D.647) on June 14, and Die Zauberharfe (D.644) on August 19. Hitherto his larger compositions (apart from Masses) had been restricted to the amateur orchestra at the Gundelhof, a society which grew out of the quartet-parties at his home. Now he began to assume a more prominent position and address a wider public. Still, however, publishers remained obstinately aloof, and it was not until his friend Vogl had sung Erlkönig at a concert (Feb. 8, 1821) that Anton Diabelli hesitatingly agreed to print some of his works on commission. The first seven opus numbers (all songs) appeared on these terms; then the commission ceased, and he began to receive the meagre pittances which were all that the great publishing houses ever accorded to him. Much has been written about the neglect from which he suffered during his lifetime. It was not the fault of his friends, it was only indirectly the fault of the Viennese public; the persons most to blame were the cautious intermediaries who stinted and hindered him from publication. The production of his two dramatic pieces turned Schubert's attention more firmly than ever in the direction of the stage; and towards the end of 1821 he set himself on a course which for nearly three years brought him continuous mortification and disappointment. Alfonso und Estrella was refused, and so was Fierabras (D.796); Die Verschworenen (D.787) was prohibited by the censor (apparently on the ground of its title); Rosamunde (D.797) was withdrawn after two nights, owing to the poor quality of its libretto. Of these works the two former are written on a scale which would make their performances exceedingly difficult (Fierabras, for instance, contains over 1,000 pages of manuscript score), but Die Verschworenen is a bright attractive comedy, and Rosamunde contains some of the most charming music that Schubert ever composed. In 1822 he made the acquaintance both of Weber and of Beethoven, but little came of it in either case, though Beethoven cordially acknowledged his genius, the quote attributed to Beethoven being: "Truly, the spark of divine genius resides in this Schubert!" Schober was away from Vienna; new friends appeared of a less desirable character; on the whole these were the darkest years of his life. In 1994 musicologist Rita Steblin discovered Schubert's brother Karl's marriage petition on the attic floor of the Lichtental church. The composer's own wish to marry Therese Grob was hindered by Metternich's harsh marriage consent law of 1815, as Schubert's heart-rending cry in his diary of September 1816 makes clear. Last years and masterworks In 1823 appeared Schubert's first song cycle, Die schöne Müllerin (D.795), after poems by Wilhelm Müller. This work, together with the later cycle "Winterreise" (D.911; also written to texts of Müller) is widely considered one of the pinnacles of Schubert's work and of the German Lied in general. The piece "Du bist die Ruh" ("My sweet repose") was also composed during this year. In the spring of 1824 he wrote the Octet in F (D.803), "A Sketch for a Grand Symphony"; and in the summer went back to Želiezovce, when he became attracted by Hungarian idiom, and wrote the Divertissement a l'Hongroise (D.818) and the String Quartet in A minor (D.804). He held a hopeless passion for his pupil Countess Karoline Eszterházy; but whatever may be said about this romance, its details are not presently known. Despite his preoccupation with the stage and later with his official duties, he found time during these years for a good deal of miscellaneous composition. The Mass in A flat (D.678) was completed and the "Unfinished Symphony" (Symphony No. 8 in B minor, D.759) begun in 1822. The question of why the symphony was "unfinished" has been debated endlessly and is still unresolved. To 1824, beside the works mentioned above, belong the variations for flute and piano on Trockne Blumen, from the cycle Die schöne Müllerin. There is also a sonata for piano and arpeggione (D.821). This music is nowadays usually played by either cello or viola and piano, although a number of other arrangements have been made. The mishaps of the recent years were compensated by the prosperity and happiness of 1825. Publication had been moving more rapidly; the stress of poverty was for a time lightened; in the summer there was a pleasant holiday in Upper Austria, where Schubert was welcomed with enthusiasm. It was during this tour that he produced his "Songs from Sir Walter Scott". This cycle contains his famous and beloved Ellens dritter Gesang (D.839). This is today more popularly, though mistakenly, referred to as "Schubert's Ave Maria"; while he had set it to Adam Storck's German translation of Scott's hymn from The Lady of the Lake that happens to open with the greeting Ave Maria and also has it for its refrain, subsequently the entire Scott/Storck text in Schubert's song came to be substituted with the complete Latin text of the traditional Ave Maria prayer; and it is in this adaptation that this song of Schubert's is commonly sung today. During this time he also wrote the Piano Sonata in A minor (D.845, Op. 42) and the Symphony No. 9 (D.944), which is believed to have been completed the following year, in 1826. From 1826 to 1828 Schubert resided continuously in Vienna, except for a brief visit to Graz in 1827. The history of his life during these three years is little more than a record of his compositions. The only events worth notice are that in 1826 he dedicated a symphony to the Gesellschaft der Musikfreunde and received an honorarium in return. In the spring of 1828 he gave, for the first and only time in his career, a public concert of his own works which was very well received. But the compositions themselves are a sufficient biography. The String Quartet in D minor (D.810), with the variations on Death and the Maiden, was written during the winter of 1825-1826, and first played on January 25, 1826. Later in the year came the String Quartet in G major, the "Rondeau brilliant" for piano and violin (D.895, Op.70), and the Piano Sonata in G (D.894, Op.78) (first published under the title "Fantasia in G"). To these should be added the three Shakespearian songs, of which "Hark! Hark! the Lark" (D.889) and "Who is Sylvia?" (D.891) were allegedly written on the same day, the former at a tavern where he broke his afternoon's walk, the latter on his return to his lodging in the evening. In 1827 Schubert wrote the song cycle Winterreise (D.911), a colossal peak of the art of art-song, the Fantasia for piano and violin in C (D.934), and the two piano trios (B flat, D.898; and E flat, D.929): in 1828 the Song of Miriam, the Mass in E-flat (D.950), the Tantum Ergo (D.962) in the same key, the String Quintet in C (D.956), the second Benedictus to the Mass in C, the last three piano sonatas, and the collection of songs published posthumously under the fanciful name of Schwanengesang ("Swan-song", D.957), which whilst not a true song cycle, retains a unity of style amongst the individual songs, touching unwonted depths of tragedy and the morbidly supernatural. Six of these are to words by Heinrich Heine, whose Buch der Lieder appeared in the autumn. The Symphony No. 9 (D.944) is dated 1828, and many modern Schubert scholars (including Brian Newbould) believe that this symphony, written in 1825-6, was revised for performance in 1828 (a fairly unusual practice for Schubert, for whom publication, let alone performance, was rarely contemplated for many of his larger-scale works during his lifetime). In the last weeks of his life he began to sketch three movements for a new Symphony in D (D.936A). The works of his last two years reveal a composer increasingly meditating on the darker side of the human psyche and human relationships, and with a deeper sense of spiritual awareness and conception of the 'beyond', reaching extraordinary depths in several chillingly dark songs of this period, especially in the larger cycles, (the song Der Doppelgaenger reaching an extraordinary climax, conveying madness at the realization of rejection and imminent death, and yet able to touch repose and communion with the infinite in the almost timeless ebb and flow of the String Quintet). Schubert expressed the wish, were he to survive his final illness, to further develop his knowledge of harmony and counterpoint. Death Schubert's grave in the Zentralfriedhof, Vienna.In the midst of this creative activity, his health deteriorated. He had battled syphilis since 1822. The final illness may have been typhoid fever, though other causes have been proposed; some of his final symptoms match those of mercury poisoning (mercury was a common treatment for syphilis in the early 19th century). At any rate, insufficient evidence remains to make a definitive diagnosis. His solace in his final illness was reading, and he had become a passionate fan of the writings of James Fenimore Cooper. He died aged 31 on Wednesday November 19, 1828 at the apartment of his brother Ferdinand in Vienna. At 3pm that afternoon "someone observed that he had ceased to breathe." By his own request, he was buried next to Beethoven, whom he had adored all his life, in the village cemetery of Währing. In 1888, both Schubert's and Beethoven's graves were moved to the Zentralfriedhof, where they can now be found next to those of Johann Strauss II and Johannes Brahms. In 1872, a memorial to Franz Schubert was erected in Vienna's Stadtpark. Souvenir souvenirs 20 ans an année années Villaz St-Pierre Suisse Switzerland Schweiz Svizzera Jean-Marie Annamarie Caroline Dévaud parcours bébé bébés bambin bambines bambina bambine enfant enfants enfance enfances adolescence famille familles familial familiaux mère père nono nona grand-mère grand-père chant chants chanteur chanteurs chœur chœurs orchestre piano cordes violon violons chanson chansons adolescent adolescents touchant touchants touchante touchantes émotion émotions célèbre célèbres mélodie mélodies connu connus connue connues mémorable mémorables inoubliable inoubliables berceuse berceuses nostalgie nostalgies nostalgique nostalgiques maman papa mamans papas anniversaire anniversaries célébration célébrations commemoration commemorations family families birthday 20 year years time times child children childhood childish baby babies daughter daughters girl girls parent parents mother mothers father fathers grand dad mum dads mums daddy daddies mummy mummies life birth naissance celebration bébé bambin gamin gamine enfance enfants enfant innocence pureté parent parents grands-parents papa maman progéniture progénitures famille family famiglia mamma nona nono Litany life birth
27 Jun 2007
3143
Share Video

5:39
Beethoven's timeless masterpiece. I recorded this song during a sleepless night. I changed Lower pianos with violas and bass Guitar ------ Uyku tutmayan bir gecede kaydettiğim Beethoven'ın ölümsüz eserine, yine uyku tutmayan ertesi gece de bir video klip hazırladım. Melodilerin ruh halimde uyandırdığı görüntüleri tek tek seçip yine kendimce animasyonladım. Şarkıda aslından farklı olarak duyuluduğu üzere piyano partisyonlarının alt oktavlarını Bass Gitar ve Violinlerle değiştirdim... Tarzın dışında oldu, ama paylaşmadan da edemedim :) İyi seyretiler.
10 Jul 2008
2308
Share Video

9:56
Melih Bayram Dede'nin TV Net'te hazırlayıp sunduğu TechnoLogic programının kayıtları... T e c h n o L o g i c - 3 0 İÇERİK ÖZETİ 2 milyardan fazla transistör içeren ilk işlemci Tukwila MSN'de sansür uygulandığını biliyor muydunuz? TTNet şimdi de film servisi açıyor Ses değiştirme teknolojisi iletişimi renklendirecek Haftanın siteleri Vahşi Web Ormanı ve Sevenload Sokak dövüşü oyunu Street Fighter'ın yeni versiyonu yakında çıkıyor Animasyonun Önlenemez Yükselişi kitap raflarında Hepsi birazdan TechnoLogic'te! HABER 1 İşlemcide büyük devrim Mikroişlemci devi Intel, 2 milyardan fazla transistörü bir araya getiren ilk yongayı üretti. 65 nanometre teknolojisi temelinde üretilen yonganın, özellikle "cache bellek" olarak kullanılması bekleniyor. Tukwila adı verilen 4 çekirdekli işlemci, kişisel bilgisayarlarda kullanılmak yerine en üst düzey sunucular için tasarlandı. HABER 2 MSN'de sansür dönemi Microsoft'un anında mesajlaşma yazılımı Live Messenger üzerinde yapılan yazışmalarda bazı kelimeleri sansürlediği ortaya çıktı. MSN'deki sansür, bazı internet kullanıcılarının gönderdikleri iletilerde 'rahip' kelimesinin karşı tarafa ulaşmaması üzerine farkedildi. Olayın ortaya çıkması üzerine Microsoft, Live Messenger'da 'en iyi şekilde hizmet sunma' gerekçesiyle kelime filtresi uygulandığını doğruladı. HABER 3 TTNET'ten film müjdesi TTMuzik**** adresinde açtığı siteyle ADSL abonelerine ücretsiz müzik indirme imkanı sunan TTNet, şimdi de video için benzer bir girişim başlatıyor. "İçerik sağlayıcı" olarak NTV ve CNBC-e gibi markaları elinde bulunduran Doğuş Grubu'yla anlaşan TTNet, grubun elindeki mevcut programlar ile dizi ve filmlerin yanı sıra, başka TV kanallarıyla da anlaşma yaparak, video içeriğin kullanıcılara ulaşmasını sağlayacak. RÖPORTAJ Defne Bilgi İşlem, Ses Değiştirme Teknolojisi gibi farklı projeleriyle ses getiriyor. Defne Bilgi İşlem Genel Müdürü Oğuz Haliloğlu ile ses değiştirme ve diğer hizmetlerini konuştuk. SİTELER ANONS TechnoLogic'te bu hafta da işinize yarayacak, birbirinden ilginç site önerilerimiz var. Çocukları internetteki zararlı içerik hakkında bilgilendirmek için kurulan Vahşi Web Ormanı ve dünyanın ruh halini görmemizi sağlayan wefeelfine**** bu hafta size tavsiye edeceğimiz siteler. OYUN ANONS Sokak dövüşü oyunu Street Fighter'ın yeni versiyonu yakında piyasaya çıkacak. Şimdi gelin bu efsane oyunda bizi nelerin beklediğine göz atalım! ÜRÜN Hayatımızı kolaylaştıran teknoloji evrenindeki yolculuğumuz devam ediyor. Şimdiki durağımız, Bimeks Teknoport. Bimeks Teknoport Satış Danışmanı Mustafa Palecic bize yeni ürünler hakkında bilgi verecek. Samsung D880 699 YTL Garmin Nuvi 770 942 Euro General Mobile 6777 547 YTL Önlenemez Yükselişi, Özge Samancı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 270 Sayfa, 27 YTL Beyaz perdede azımsanamayacak bir mevzi kazanan animasyon sinemasıyla ilgili ilk kez kapsamlı bir kitap çıktı. 'Animasyonun Önlenemez Yükselişi' adlı kitapta, yazar Özge Samancı, çizgi film olarak bildiğimiz ve gelişen teknolojiyle animasyon sineması olarak adlandırılan yeni bir dalı ele alıyor. KAPANIŞ ANONSU Sanal âlemdeki rehberiniz TechnoLogic'ten şimdilik bu kadar. TechnoLogic'in bugüne kadar yayınlanan bölümlerini www.techno-logic.tv adresinden izleyebilirsiniz. Programımızla ilgili görüş ve önerilerinizi infotechno-logic.tv adresine bekliyoruz. Bilgisayar ve internet dünyasındaki yeni gelişmelerle, tekrar buluşmak üzere! KAPANIŞ JENERİĞİ Hazırlayan-Sunan: Melih Bayram Dede Yönetmen: Gülay Gümüş Kurgu: Kerem Oğan Kamera: Osman Sol Grafik: Mustafa Şen-Ulaş Işık Sanat Yönetmeni: Muharrem Tuğrul TV NET 2008 Sponsor: Albil
8 Mar 2008
372
Share Video

4:46
Melih Bayram Dede'nin TV Net'te hazırlayıp sunduğu TechnoLogic programının kayıtları... T e c h n o L o g i c - 3 0 İÇERİK ÖZETİ 2 milyardan fazla transistör içeren ilk işlemci Tukwila MSN'de sansür uygulandığını biliyor muydunuz? TTNet şimdi de film servisi açıyor Ses değiştirme teknolojisi iletişimi renklendirecek Haftanın siteleri Vahşi Web Ormanı ve Sevenload Sokak dövüşü oyunu Street Fighter'ın yeni versiyonu yakında çıkıyor Animasyonun Önlenemez Yükselişi kitap raflarında Hepsi birazdan TechnoLogic'te! HABER 1 İşlemcide büyük devrim Mikroişlemci devi Intel, 2 milyardan fazla transistörü bir araya getiren ilk yongayı üretti. 65 nanometre teknolojisi temelinde üretilen yonganın, özellikle "cache bellek" olarak kullanılması bekleniyor. Tukwila adı verilen 4 çekirdekli işlemci, kişisel bilgisayarlarda kullanılmak yerine en üst düzey sunucular için tasarlandı. HABER 2 MSN'de sansür dönemi Microsoft'un anında mesajlaşma yazılımı Live Messenger üzerinde yapılan yazışmalarda bazı kelimeleri sansürlediği ortaya çıktı. MSN'deki sansür, bazı internet kullanıcılarının gönderdikleri iletilerde 'rahip' kelimesinin karşı tarafa ulaşmaması üzerine farkedildi. Olayın ortaya çıkması üzerine Microsoft, Live Messenger'da 'en iyi şekilde hizmet sunma' gerekçesiyle kelime filtresi uygulandığını doğruladı. HABER 3 TTNET'ten film müjdesi TTMuzik**** adresinde açtığı siteyle ADSL abonelerine ücretsiz müzik indirme imkanı sunan TTNet, şimdi de video için benzer bir girişim başlatıyor. "İçerik sağlayıcı" olarak NTV ve CNBC-e gibi markaları elinde bulunduran Doğuş Grubu'yla anlaşan TTNet, grubun elindeki mevcut programlar ile dizi ve filmlerin yanı sıra, başka TV kanallarıyla da anlaşma yaparak, video içeriğin kullanıcılara ulaşmasını sağlayacak. RÖPORTAJ Defne Bilgi İşlem, Ses Değiştirme Teknolojisi gibi farklı projeleriyle ses getiriyor. Defne Bilgi İşlem Genel Müdürü Oğuz Haliloğlu ile ses değiştirme ve diğer hizmetlerini konuştuk. SİTELER ANONS TechnoLogic'te bu hafta da işinize yarayacak, birbirinden ilginç site önerilerimiz var. Çocukları internetteki zararlı içerik hakkında bilgilendirmek için kurulan Vahşi Web Ormanı ve dünyanın ruh halini görmemizi sağlayan wefeelfine**** bu hafta size tavsiye edeceğimiz siteler. OYUN ANONS Sokak dövüşü oyunu Street Fighter'ın yeni versiyonu yakında piyasaya çıkacak. Şimdi gelin bu efsane oyunda bizi nelerin beklediğine göz atalım! ÜRÜN Hayatımızı kolaylaştıran teknoloji evrenindeki yolculuğumuz devam ediyor. Şimdiki durağımız, Bimeks Teknoport. Bimeks Teknoport Satış Danışmanı Mustafa Palecic bize yeni ürünler hakkında bilgi verecek. Samsung D880 699 YTL Garmin Nuvi 770 942 Euro General Mobile 6777 547 YTL Önlenemez Yükselişi, Özge Samancı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 270 Sayfa, 27 YTL Beyaz perdede azımsanamayacak bir mevzi kazanan animasyon sinemasıyla ilgili ilk kez kapsamlı bir kitap çıktı. 'Animasyonun Önlenemez Yükselişi' adlı kitapta, yazar Özge Samancı, çizgi film olarak bildiğimiz ve gelişen teknolojiyle animasyon sineması olarak adlandırılan yeni bir dalı ele alıyor. KAPANIŞ ANONSU Sanal âlemdeki rehberiniz TechnoLogic'ten şimdilik bu kadar. TechnoLogic'in bugüne kadar yayınlanan bölümlerini www.techno-logic.tv adresinden izleyebilirsiniz. Programımızla ilgili görüş ve önerilerinizi infotechno-logic.tv adresine bekliyoruz. Bilgisayar ve internet dünyasındaki yeni gelişmelerle, tekrar buluşmak üzere! KAPANIŞ JENERİĞİ Hazırlayan-Sunan: Melih Bayram Dede Yönetmen: Gülay Gümüş Kurgu: Kerem Oğan Kamera: Osman Sol Grafik: Mustafa Şen-Ulaş Işık Sanat Yönetmeni: Muharrem Tuğrul TV NET 2008 Sponsor: Albil
9 Feb 2009
296
Share Video

7:30
Melih Bayram Dede'nin TV Net'te hazırlayıp sunduğu TechnoLogic programının kayıtları... T e c h n o L o g i c - 3 0 İÇERİK ÖZETİ 2 milyardan fazla transistör içeren ilk işlemci Tukwila MSN'de sansür uygulandığını biliyor muydunuz? TTNet şimdi de film servisi açıyor Ses değiştirme teknolojisi iletişimi renklendirecek Haftanın siteleri Vahşi Web Ormanı ve Sevenload Sokak dövüşü oyunu Street Fighter'ın yeni versiyonu yakında çıkıyor Animasyonun Önlenemez Yükselişi kitap raflarında Hepsi birazdan TechnoLogic'te! HABER 1 İşlemcide büyük devrim Mikroişlemci devi Intel, 2 milyardan fazla transistörü bir araya getiren ilk yongayı üretti. 65 nanometre teknolojisi temelinde üretilen yonganın, özellikle "cache bellek" olarak kullanılması bekleniyor. Tukwila adı verilen 4 çekirdekli işlemci, kişisel bilgisayarlarda kullanılmak yerine en üst düzey sunucular için tasarlandı. HABER 2 MSN'de sansür dönemi Microsoft'un anında mesajlaşma yazılımı Live Messenger üzerinde yapılan yazışmalarda bazı kelimeleri sansürlediği ortaya çıktı. MSN'deki sansür, bazı internet kullanıcılarının gönderdikleri iletilerde 'rahip' kelimesinin karşı tarafa ulaşmaması üzerine farkedildi. Olayın ortaya çıkması üzerine Microsoft, Live Messenger'da 'en iyi şekilde hizmet sunma' gerekçesiyle kelime filtresi uygulandığını doğruladı. HABER 3 TTNET'ten film müjdesi TTMuzik**** adresinde açtığı siteyle ADSL abonelerine ücretsiz müzik indirme imkanı sunan TTNet, şimdi de video için benzer bir girişim başlatıyor. "İçerik sağlayıcı" olarak NTV ve CNBC-e gibi markaları elinde bulunduran Doğuş Grubu'yla anlaşan TTNet, grubun elindeki mevcut programlar ile dizi ve filmlerin yanı sıra, başka TV kanallarıyla da anlaşma yaparak, video içeriğin kullanıcılara ulaşmasını sağlayacak. RÖPORTAJ Defne Bilgi İşlem, Ses Değiştirme Teknolojisi gibi farklı projeleriyle ses getiriyor. Defne Bilgi İşlem Genel Müdürü Oğuz Haliloğlu ile ses değiştirme ve diğer hizmetlerini konuştuk. SİTELER ANONS TechnoLogic'te bu hafta da işinize yarayacak, birbirinden ilginç site önerilerimiz var. Çocukları internetteki zararlı içerik hakkında bilgilendirmek için kurulan Vahşi Web Ormanı ve dünyanın ruh halini görmemizi sağlayan wefeelfine**** bu hafta size tavsiye edeceğimiz siteler. OYUN ANONS Sokak dövüşü oyunu Street Fighter'ın yeni versiyonu yakında piyasaya çıkacak. Şimdi gelin bu efsane oyunda bizi nelerin beklediğine göz atalım! ÜRÜN Hayatımızı kolaylaştıran teknoloji evrenindeki yolculuğumuz devam ediyor. Şimdiki durağımız, Bimeks Teknoport. Bimeks Teknoport Satış Danışmanı Mustafa Palecic bize yeni ürünler hakkında bilgi verecek. Samsung D880 699 YTL Garmin Nuvi 770 942 Euro General Mobile 6777 547 YTL Önlenemez Yükselişi, Özge Samancı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 270 Sayfa, 27 YTL Beyaz perdede azımsanamayacak bir mevzi kazanan animasyon sinemasıyla ilgili ilk kez kapsamlı bir kitap çıktı. 'Animasyonun Önlenemez Yükselişi' adlı kitapta, yazar Özge Samancı, çizgi film olarak bildiğimiz ve gelişen teknolojiyle animasyon sineması olarak adlandırılan yeni bir dalı ele alıyor. KAPANIŞ ANONSU Sanal âlemdeki rehberiniz TechnoLogic'ten şimdilik bu kadar. TechnoLogic'in bugüne kadar yayınlanan bölümlerini www.techno-logic.tv adresinden izleyebilirsiniz. Programımızla ilgili görüş ve önerilerinizi infotechno-logic.tv adresine bekliyoruz. Bilgisayar ve internet dünyasındaki yeni gelişmelerle, tekrar buluşmak üzere! KAPANIŞ JENERİĞİ Hazırlayan-Sunan: Melih Bayram Dede Yönetmen: Gülay Gümüş Kurgu: Kerem Oğan Kamera: Osman Sol Grafik: Mustafa Şen-Ulaş Işık Sanat Yönetmeni: Muharrem Tuğrul TV NET 2008 Sponsor: Albil
8 Mar 2008
424
Share Video

7:17
Yeni Şafak gazetesi Teknoloji Editörü Melih Bayram Dede'nin, TV Net'te hazırlayıp sunduğu TechnoLogic programının kayıtları. -------------- T e c h n o L o g i c - 3 2 İÇERİK ÖZETİ Dizüstü bilgisayarların uykuda da saldırılara açık olduğunu biliyor muydunuz? Disk savaşını Blu-Ray'i geliştiren Sony kazandı Yeni trend; cep telefonuyla roman yazmak SuSE Linux İşletim Sistemi'ni Suavi Akar TechnoLogic'e anlattı Haftanın siteleri musicovery**** ve kazanamazi**** Yerli kardeşler'in yeni oyunu Crysis'e yakın plan Sony hard diskli kamera ve diğer dijital oyuncaklar İnternet Kullanma Kılavuzu Netiket kitap raflarında Hepsi birazdan TechnoLogic'te! HABER 1 Laptop uyur düşman uyumaz! Dizüstü bilgisayarların uyku ve bekleme modlarında dışarıdan gelecek saldırılara açık olduğu ortaya çıktı. Konuya ilişkin araştırma, ABD'de Elektronik Sınır Vakfı, Princeton Üniversitesi ve diğer bilgisayar güvenliği kuruluşlarından bir ekip tarafından gerçekleştirildi. HABER 2 Format savaşının galibi Sony Japon elektronik devi Toshiba, kendi keşfi HD-DVD formatının Sony'nin Blu-Ray formatı karşısındaki bozgunundan sonra, bu formatın üretiminden vazgeçmeye karar verdi. Toshiba?nın kararı, HD DVD adını verdiği teknolojisiyle rakibi Sony?nin formatı Blu-Ray arasındaki savaşın sona erdiği anlamına geliyor. Blu-ray bundan böyle bu sektördeki standart format olacak. HABER 3 Yeni trend cepte roman yazmak Japonya'da geçtiğimiz yıl en çok satan 10 romanın 5′i, daha önce roman yazmayı denememiş, mesaj meraklısı kadınlar tarafından cep telefonlarında yazılmıştı. Japonya'da 2000 yılında başlayan yeni moda, cep telefonu ile roman yazmak ve bunları diğer insanlarla paylaşmak. RÖPORTAJ Linus Torvalds'ın geliştirdiği Linux, bugün açık kaynak kodlu işletim sistemi olarak, yazılım dünyasının en güçlü oyuncularından biri konumunda. Novell Türkiye Ülke Müdürü Suavi Akar'la SuSE Linux İşletim Sistemi'ni ve Linux'un kullanıcılara ne gibi avantajlar getirdiğini konuştuk. SİTELER TechnoLogic'te bu hafta da işinize yarayacak, birbirinden ilginç site önerilerimiz var. Kişilerin ruh hallerine, müzik tarzlarına ve diledikleri yıllara göre kendine has bir çalma listesi oluşturan musicovery**** ve kazanamazi**** bu hafta size tavsiye edeceğimiz siteler. OYUN Gutbetçi bir ailenin üç çocuğu olan Cevat, Avni ve Faruk Yerli kardeşler, kurdukları Crytek adlı şirketle oyun sektöründe önemli bir yer edindiler. Gelin şimdi Yerli kardeşlerin, büyük ses getiren ilk ürünleri 'Far Cry'dan sonra çıkardıkları 'Crysis' adlı oyuna göz atalım. ÜRÜN Hayatımızı kolaylaştıran teknoloji evrenindeki yolculuğumuz devam ediyor. Şimdiki durağımız, Bimeks Teknoport. Bimeks Teknoport Satış Danışmanı Bilal Güngör bize yeni ürünler hakkında bilgi verecek. Sony HDR-SR5E + LCS-VA20 Çanta 2197 YTL Sony DCR-DVD306E + LCS-VA9 Çanta 899 YTL Canon PowerShot G9 674,96 Euro Atıf Ünaldı, Mediacat Kitapları, 92 Sayfa, 3,90 YTL İnternet çok hızlı gelişen ve hayatımızın her noktasına sızan bir teknoloji. Mediacat Kitapları'ndan çıkan Netiket adlı bu kitabın yazarı Atıf Ünaldı'ya göre, en genel anlamda interneti anlatabilecek yaklaşım, zekâ ile olan ilişkisinden geçiyor. Zekanın en genel anlamıyla ortama uyum sağlama yetisi olduğunu belirten yazar, internetin, doğanın aksine ortam için zeka değil, zeka için ortam oluşturulmak amacıyla geliştirilmiş bir siber protokol olduğunu belirtiyor. KAPANIŞ ANONSU Sanal âlemdeki rehberiniz TechnoLogic'ten şimdilik bu kadar. TechnoLogic'in bugüne kadar yayınlanan bölümlerini www.techno-logic.tv adresinden izleyebilirsiniz. Programımızla ilgili görüş ve önerilerinizi infotechno-logic.tv adresine bekliyoruz. Bilgisayar ve internet dünyasındaki yeni gelişmelerle, tekrar buluşmak üzere! KAPANIŞ JENERİĞİ Hazırlayan-Sunan: Melih Bayram Dede Yönetmen: Gülay Gümüş Kurgu: Kerem Oğan Kamera: Osman Sol Grafik: Mustafa Şen-Ulaş Işık Sanat Yönetmeni: Muharrem Tuğrul TV NET 2008 Sponsor: Albil
9 Mar 2008
546
Share Video

2:00
Hatirla sevgilim Camlarin altinda verdigin buseyi Beni mecnun ettin sende olasin ) Askimi inkar allahtan bulasin ) Bütün aile endişe içinde 1 Mayıs mitinginden bir türlü dönmeyen Rüya'yı beklemektedirler. Mitingte pek çok ölü ve yaralı vardır.Bir süredir çocuk yapmak için tedavi olan Yasemin'in çabaları yine boşa çıkar. Ahmet'in 1 Mayıs olaylarında yaralanan öğrencisi Zeynep'e olan yakın ilgisi Yasemin'i tedirgin eder. Am E Bana sen ögrettin aski sevdayi E Dm Am Ne cabuk unuttun beni sen hercai Hüsnü Şenlendirici sarı sıcak atv ferhat göçer GUNES ZERRİN * MEHMET KÜÇÜK PİYANİST GÜNEŞ küçük Piyanist şantör müzisyen gunes günes guneş yakartepe mustafa kandıralı, hüsnü şenlendirici, serkan çağrı ve tüm klarnetçi ustalara sevgi ve saygılarımızla küçük minik klarnetçi güneş yakartepe nefesli çalgılar üflemeli müzik aletletleri sesli enstrumanlar, enstıraman si bemol klarinet sol gırnata clarinet sibemol klarnet bango darbıka yamaha a300 tr psr or700 org ile guneş yamaha psr or 700 a 300 tr roland korg pa80 pa 80 pa800 pa 800 tyros tyros2 saksafon sax saksofon saxaphone korg roland ketron yamaha casio gem marka org p organ müzik alet saz bağlama gitar piyano flüt darbuka ritm klarnet bateri saksofon zurna HATIRLA SEVGILI DIZISI -- BOLUMLERI - VIDEOLARI Seslendiren: Muhlis Sabahattin Ezgi, Noyan& Noyan Heybeliada'dan çocukluk arkadaşı olan Şevket ve Rıza dünür olmaya hazırlanmaktadırlar. İki adamın çocukluk ve ilk geçlik yılları birlikte geçmiş ancak yıllar içinde yolları ayrılmıştır. Şevket okumuş savcı olmuş, Rıza ise babasının, dönemin milletvekili Adnan Menderes'e söylediklerinden ve görüşlerinden etkilenmiştir. Bu arada İstanbul'da ve Ankara'da üniversitelerde öğrenci hareketleri başlamıştır. Eski sakin, eğlenceli günler gittikçe geride kalmaktadır Hatırla Sevgili Film Flim Müziği Dizi Müziği Uyan Bütün aile endişe içinde 1 Mayıs mitinginden bir türlü dönmeyen Rüya'yı beklemektedirler. Mitingte pek çok ölü ve yaralı vardır.Bir süredir çocuk yapmak için tedavi olan Yasemin'in çabaları yine boşa çıkar. Ahmet'in 1 Mayıs olaylarında yaralanan öğrencisi Zeynep'e olan yakın ilgisi Yasemin'i tedirgin eder. Ülkücü gençler devrimciler tarafından bıçaklanarak öldürülen arkadaşlarının intikamını almaya yemin ederler. Hedef Ali'dir. Işık, Yaşar'dan ülkücüleri durdurmasını ister. Necdet, CHP'den milletvekili adayı olarak seçimlere hazırlanmaktadır TEDAVİ SONUÇ VERİR... YASEMİN YENİDEN HAMİLEDİR... Yasemin, tüm aileye iyi gelecek bir haber verir; Ahmet ile bir bebekleri daha olacaktır. Ahmet'in gözlerinden okunan mutluluğu onu Zeynep'ten kıskanan Yasemin'e iyi gelecek midir? Hepsi kalpleri çarparak Ali'yi beklerler. Acaba Yaşar, sağcı gençlerin rehin aldığı Ali'yi kurtarabilecek midir? Genel seçimler yapılır. Necdet'in CHP'den milletvekilliği kesinleşir. Yağ, tüpgaz kuyrukları sokaklarda uzar. Kamil, el altından bulunmayan kalemleri satmaktadır. Ahmet'in Zeynep'e karşı ilgisi olduğunu düşünen Yasemin, son günlerde oldukça gergindir. Yasemin'in bebek sahibi olmak için gördüğü hormon tedavisi sonuç verir. Yasemin, hamiledir. Başta Ahmet bütün aile çok sevinir. Işık'ın, Yaşar ile karşılaşması kafasını karıştırır. Eski kocasına hala ilgisi olduğu açıktır Maltepe Cezaevi'nden kaçmış olan Mahir Çayan ve arkadaşları Gezmişler'i idamdan kurtarmak için planlar yapar. Önce Ankara'ya gidecek ordan Ünye'ye geçip Radar Üssü'ndeki askerleri kaçıracaklardır. Diğer yandan Ahmet de avukat arkadaşlarıyla birlikte Denizler'i darağacından kurtarmak için hukuki mücadeleye devam eder. Çayan, Cihan Alptekin ve diğer gençler Ünye Radar Üssü'ndeki askerleri kaçırdıktan sonra, rehinelerle birlikte Kızıldere Muhtarı'nın evinde saklanırlar. Rehinelere karşılık istedikleri bütün tutuklu devrimcilerin serbest bırakılmasıdır. Deniz'in Mahir Çayanlar'la birlikte Maltepe Cezaevi'nden kaçtığını bütün aile öğrenir. Deniz, bir devrimci arkadaşıyla Defne'ye kaldığı yerin adresini gönderir. Defne, Deniz'i, belki de son defa göreceğini düşünerek, kaldığı adreste bulur. Defne'nin, Deniz'le buluşacağını bilen tek kişi Yasemin'dir. Ankara'da Deniz Gezmiş ve arkadaşları için verilen idam kararlarının iptali için Ahmet ve diğer avukatların çabaları sürerken, Necdet'le Sevim de aydınlar tarafından idamları önlemek için açılan imza kampanyasında çalışır. Deniz'le bir hücre evinde buluşan Defne'nin aniden doğum sancısı tutar. Hastaneye gitmek için evden çıkmaları mümkün olmaz. Bebeği doğurtmak Deniz'e kalır. ışık,harunun evlenme teklifine ne cevap verir?bütün ailenin bir ararya gelip,büyük umutlarla,karşıladığı yeni yıl nelere gebedir?üniversitede meydana gelen patlamanın etkisiyle yaseminin ve bebeğinin hayatı tehlikemidir? zeynep,emniyet müdürlüğünün kapısından çıkar çıkmaz,ahmetin tüm itirazlarına rağmen yetkililerce tekrar gözaltına alınır.bu,ikinci gözaltı kızın ruh sağlınığı ölümü bile göze alacağı şekilde altüst eder
12 Aug 2008
7475
Share Video