Şeyh Muhammed Nurullah Seyda El-Cezeri (K.S.A)

12,554 views

Uploaded on November 13, 2008 by tuncboz

Şeyh Muhammed Nurullah Seyda El-Cezeri 1948 yilinda dogdu. Kucuk yastan itibaren, boLgenin degerLi aLimLerinin gozetiminde: medreseLerde ders okudu. OzeLLikLe genc yasinda zeka ve ustun akLi iLe hocaLarinin hemen dikkatini cekti. Genc yasina ragmen, kisa zamanda iLim ve takvasi iLe muhterem pederinin yerini doLdurdu. OzeLLikLe yasadigi topLumun ve cagin probLemLeriyLe iLgiLendi. Bugunun insaninin “nasiL” irsad ediLmesi, dogruLarin hangi metodLa ona uLastiriLmasikonusunda ugras verdi. Bircok eser kaLeme aLdi. Bir mutasavvif ve mursid oLarak tasavvufu “ Kur’ an ve Sunnet” isiginda suzgecten geciren eserLeri buyuk yankiLar yapti. Henuz 20 yasinda iken kaLeme aldigi” Esrarü’t-Tasavvuf” ( Tasavvufun SirLari adi aLtinda Turkceye cevriLmistir. ) isimLi eseri genis hacmLi oLmamasina ragmen, net ve oz bir tarzda tasavvuf anLayisini ortaya koyan ifrat tefrit noktasindakiLeri insafa davet eden eseri oLdu. Ustad M. NuruLLah Seyda eL-Cezeri (K.S.) beLki en verimLi caginda 12 Mayis 1985 tarihinde 34 yasinda iken eLim bir trafik kazasinda Rabbine kavutsu. Geride 10 binLerLe ifade ediLen seveni ve 11 mumtaz eser birakarak. Bugun kardesi Seyh Omer Faruk Seyda eL-Cezeri (K.S.) hazretLeri bu mukaddes vazifeyi ifa etmektedir. İrsad haLkasina onbinLeri ekLeyerek. “ Butun duaLarimizin sonu, butun Hamd Ler ALemLerin Rabbi oLan ALLAH (c.c.)’adir “ MÜELLİFİN TERCEME-İ HALİNDEN BİR BÖLÜM Müellifimizin şeyh İmam alim ve fazilet kaynağı olan Muhammed Nurullah El-Cezeri olup büyük allame mürşidlerin İmamı, takva ehlinin medarı iftiharı, saliklerin mürebbii, nur şelalesi Şeyh Muhammed Sait Seyda El-Cezeri ( Esrarı yücelsin irşadlarının fiyuzatı havas ve avam bütün insaları kuşatsın ) nin oğludur. Hicreti nebevi nin 1368 senesinin Safer ayında İbn Ömer Cezerisinde ( Şimdiki Mardin’ in Cizre kazasında ) doğmustur. Bu belde ( Cenab-ı Hak belalardan muhafaza buyursun ) hala faziletli Din Adamlarının ve Büyük Alimlerin yetişmesinde tükenmez bir kaynak olmayı devam ettirmektedir. Sırası gelmişken burada yetişenlerden birkaçını işaret etmek boynumuzun borcudur. MeseLa, tasavvufun çeşitli sırlarını ve ilahi aşkı ihtiva eden meşhur divan sahibi Eş-Şeyh Molla Ahmed Nişani bunlardandır. Aşıklar divanını meclislerinde okuyacaklari şiirlerinde kaynak kabul etmişler. Halleri onun işaret ettiği manaLara gore mukayese ederlerdi. Öyle ki tavıurLarının ekserisine ondan şahit getirirler. Feyizyab oLup büyük derecelere nail olurlardı. Cizre’ nin yetiştirdiklerinden bazıları da; İbnül Esir’ in üç oğlu Ebul izz Tecvide kuraların ve Şeyhlerin Şeyhi olan Muhammed ibnül Cezeri müellifin muhterem dayıları ve kardeşleri ki her biri ilimde zamanın yegane şahsiyetiydi. Ayrıca sağlığında uzun müddet mülaki olmak şerefine nail olduğumuz müeelifin pederine işaret etmek bize kafidir. Halk üzerine adeta üşüşür ziyaretçiler ve müritler en uzak bölgelerden gelirdi.Nitekim şairin şu beyiti haline pek uygun düşmektedir ; Nerede tatlı bir pınar gözü bulsalar Toplanır ins-ü-kuş can atarlar bilseler Gerçek şu ki, ziyaretçiler kendisini ve münevver simasini görüp ahlak ve sıfatlarını müşahade ettiklerinde “ Tahminlerimizin çok üstünde” demekten kendilerini alamiyorlardı. Evet O’ nu gören O’ nunla bir araya geldiği zaman “Muidiyi bizzat görmek duymaktan daha hayırlıdır” der. O’ nu bizzat kendisiyle aynı senede doğup, aynı senede vefat eden (1309 H./1387 H.) hem ilim hemde tarikat icazetlerini kendisinden alan aynı zamanda aralarında hususi din kardeşliği tesis eden Cizre Li Şerif asil ve büyük Alim Seyyid Ali El Fundukimethetmis ve kendisine iltihak ettikten sonra bu büyük mürşidin şan ve şerefine Divanının Müteaddid yerlerinde işaret etmiştir. Onlardan bir bölümü mealen şöyledir : Nice yollar bilir nasıl Seydadır, Öyle bir nimet ki Lütfü İlahi Ceziremiz manen çokta ümrandır Hak yoldur, tuttuğu tarikat dahi… Müellifimiz olan oğlunuda küçüklüğünden beri gözden ırak tutmuyordu. Bazen kendisi bazende bölgesinin değişik fenlerdeki en mümtaz hocaları nezaretinde eğitim ve terbiyesine son derece ihtimam gösteriyor, başı boş bırakmıyordu. Hocaların hepsi kendilerine emanet edilen bu büyük mübarek ağaç meyvesine ve yiğit yavruya gereken gayret ve ihtimamı göstermekten geri durmuyorlardı: Neticede Cenab-ı Hak O’ nu iyi bir şekilde yetiştirdi. Nitekim ilhamını uhdesinde bütün güzelliklerde barındıran asil kaynağından almıştır. Çünkü arazinin güzel ürün vermesi tohumun iyiliğine bağlıdır. Kader yavaş yavaş bu edip şahsiyeti aslının adabını öğrenmeye müsait hale getirmiştir. Mevla’ nın inayeti beraberinde olduğu halde seyrine devam etti. Akranının bir tek merhaleyi kat ettiği bir zamanda O birkaç merhale katetti. Bu çalışma, fazilet ve meziyetler kendisinde yer edinceye yegane şahsiyet olan babasının gösterdiği yolda müridlerini sevk ve idare edecek istidad ve kabiliyetler gelişinceye akli ve nakli ilimlere vakıf olup rivayet ve dirayeti kendisinde rüsuh buluncaya kadar devam etti. Bütün bu başarılar Cenab-ı Hak’ ın kendisine tevdi ettiği keskin zekası ve kuvvetli hafızası sayesinde olmuştur. O sırada Takdiri İlahi babasının nuranı nefsinin; “Ey huzur içinde olan can dön Rabb’ ine sen O’ndan razı O da senden razı olarak” nidasına icabet etmesine hükmetti. O da Allah(c.c.) ın kulları arasına ve cennete girdi. Oğlu olan müellif ise bir taraftan maharet ve yücelik ridasına büründükten sonra bütün takdirlerle O’ nun yerine geçerken diğer taraftanda Kemal’ in zirvesine ulaşıncaya kadar Yüce merdivenlerle dereceleri kat etmeye devam etti. Bütün ümidler kendisinde tamamlandı. Ahlakı babasının ahlakının aynısı oldu. Böylece onlar en iyi bir İmam ve muktedi oldular. Şimdi o müntesiblerinin arasında emin bir nasihatçı, kötü ve çirkin bid’atleri kaldırıcı münazaalarda barıştırıcı, süluk ve riyazette irşad edici, vakitlerini ilimle değerlendirici olarak seyrine devam etmektedir. İlmi çalışmalarının bir bölümü talimle, bir bölümü mütalaa ile bir bölümü de faydalı şeyleri bir araya getirip din kardeşleri arasında yaymak üzere telifat yapmakla değerlendirip vakti kesmektedir. Zira sufiler şöyle derler; “ Vakit kılıç gibidir, Sen onu kesmezsen O seni keser” Müellifimiz telif ettiği eserlerine “Sahife” ismini vermekte ve peşpeşe ( 1, 2 ) diye rakamla saymaktadır. Şiödiye kadar basılan ve basılmayanların sayısı 10 a ulaşmıştır; ESERLERİ 1. Sahife: Hizb-ül hikayikil İrşadiye : Dua ve zikirlerle ilgilidir, basılmıştır. 2. Sahife: Es-Saihül mütefekkir : Akide ile ilgilidir, basılmıştır. 3. Sahife: Cem-ül cevai : Tefsir, hadis ve fıkıf usulü ile ilgilidir, basılmıştır. 4. Sahife: Hülasat-ül Telhis : Edebiyatla ilgili olup maani ve bedii ilimlerine aittir, basılmıştır. 5. Sahife: Sahifet-ül İctihad: 6. Sahife: Esrarüt Tasavvuf : Tasavvufla ilgilidir, Türkçeye tercüme edilip basılmıştır. 7. Sahife: El Akaid : 8. Sahife: El Berahin Ala Haşril İnsan ve Vücudi Alemin Ahar : İnsanların tekrar dirileceğine ve başka bir alemin varlığına ait delillerle ilgilidir. 9. Sahife : Ed-Delaillü-l Katı-a Ala risaleti Seyyidina Muhammed (s.a.v.) ve İcazi Kur’ an : Hz. Muhammed (a.s) peygamberliği ve Kur’ an ın icazı ile ilgili kesin deliller ihtiva etmektedir. 10. Sahife: Sahifet-ül marifet : Marifetle alakalıdır 11. Sahife: Tabiat Çınlıyor: Arapça Türkçe basıldı. Bu yekta olan yiğidin babasının eserlerine ve şemaline erişeceğine inanıyorum. Zira halen O’ nun sıret ve suretindedir. O hem zamanımızın hem de geleceğin şahsiyetidir. O “Ne iyi Mürşid ve Lider.” Diyerek övmemize layıktır. Aynı zamanda bölgemizin ulema ve meşayih silsilesinden müteşekkil kuvvetli büyük bir halaka teşkil etmiştir. Tek kelime ile O’ nu görenin “ Maşallah illa kuvvete illa billah” demesi yerinde olur. Allah(c.c.) ın Salat ve Selamı Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v. ) ve O’ nun al ve ashabına olsun. Amin..! Ve’L hamdulillahi Rabbil alemin.
Tags:
Şeyh, Muhammed, Nurullah, Seyda, El-Cezeri, (K.S.A), How To
Comments on Şeyh Muhammed Nurullah Seyda El-Cezeri (K.S.A)

RECOMMENDED CHANNELS