Nilgün Akcan Kocaeli Mimarlar Odası Kıyı Ilinci Ve Plajyolu'na Liman

Tags:
Nilgün Akcan, Nilgun Akcan, NILGUN Akcan, TMMOB Kocaeli Mimar Oda, TMMOB Halk Toplantısı, Plajyolu Liman, Cumhuriyet Mah Plajyolu Liman, Kıyı Bilinci Plajyolu, Kocaeli Mimarlar Odası, Kocaeli Mimar Oda, Kocaeli Mimarlar Odası Nilgün Akcan, Nilgün Akcan Kıyı Bilinci

Add video views to your Facebook Timeline:

Mimarlar Odası Eski Başkanı Nilgün Akcan, TMMOB’un Kocaeli İzmit Cumhuriyet Mahallesi Halk toplantısında, yapılması muhtemel liman yerine ne olmalı ve kıyı bilinci üzereine bir konuşma yaptı.
Kıyıyı kullanabiliyorsak, kıyı kentiyiz. Şu an biz kıyı kenti değiliz. Denize sırtı dönük binalarımız var. Örneğin bir tanesi Sabancı Kültür Sitesi. Biz kıyıyı kullanmıyoruz. Biz sadece bakıyoruz. Hatta çoğumuz bakmıyoruz. Sırtımızı dönüyoruz. Sırtı dönük binalarımız bile var. Mesela Sabancı Kültür Sitesi denize sırtını dönmüş, D100’e bakan bir yapısı var. Büyükşehir Belediye Binası, kaçak dediğimzi o bina da, yüzünü D100’e döndü. Ne kadar kıymetli imiş bu D100. Yani Büyükşehir beldiyesi’nin kendi de kullanmıyor şu anda denizi. Kıyııyı kullanmak günlük hayatın bir parçası olmalıdır. Gidiyim, kıyıda biraz oturayım. Kıyıda piknik yapıyım dediğimizde bu aslında kıyıyı kullanmak anlamına gelmiyor. Kıyı ile birlikte yaşamak başka bir şey. Mesela balık tutmak , bir faaliyettir. Siz burada çok şanslı bir noktadasınız. Çünkü deniz hemen yanınızda. Onu sizden ayıran hiç bir şey yok. Dolayısıyla balıkçılık devam edebilir. Denizde balık var mı, tutulabilir mi, o başka bir tartışma konusu ... En azından balık tutma işi gelenek olarak devam ettirilebilir.
Liman alanı balıkçı barınaklarının olduğu bir yer. Bu liman yapılırsa, onların da oradan kalkması söz konusu idi. Ben olsam barınakların devamını talep ederim. Neden yok olsunlar? Yıllardır orada idi o barınaklar... İptidai şartta oradalar, ama, bu sevimli bir durum . Balık tutma eyleminin sürdürülebilir, olduğu birimler bunlar...
Yine yüzme eylemi denizi kullanmak adına çok güzel. Bunu da şu an yapmak mümkün değil... Biz kıyıda ne yapabiliriz. Kıyıda kyı sportif faaliyetleri yapabiliriz. Plaj veleybolü, denizde deniz ile ilgili bir kısım sporlar yapılabilir. Bunlar bizi kıyıya yönlendirir. Kıyıyı kullanmayı sağlar. Sonra çok geniş ve yeşil alanlar da insana güvenlik itibari ile korku getiriyor. Böyle dev alanlarda insan kendini boşlukta hissediyor. Kocaman bir yeşil alan da içine bir fonksiyon yüklenmediğinde, insanlara pek bir şey vermez. İçine küçücük bir fonksiyon yüklenen bir yeşil alan, daha kullanışlı ve sevimli ve insanları oraya daha çok çeken bir yer olur. Oradaki yeşil alan kalacaksa, balıkçı barınakları ile birlikte kalsın. Bu özellik üzerine başka şeyler de zamanla eklenebilir, ama ilk etapta sürdürülebilirliği sağlamak çok önemli... Böylece boş bir yeşil alan değil. Dolu bir yeşil alan özelliği kazanılmış olur.
Bir başka endişe de şu; İşimiz çok zor. Kocaeli İstanbul’un tehditi altında bir yer. İstanbul bizi tehdit ediyor. İstanbul ne yapıyor? Ben turizm kentiyim, diyor ve benim bütün sanayimi sen almak zorundasın, diyor. Trakya tarafındaki illere, Edirne’ye ve diğer illere baskı yapıyor. Sen sanayiyi almak zorundasın, diyor. Kocaeli yetmezse Adapazarı ve Bursa’ya giderim, diyor. Bu sanayi gidecek, ben istemiyorum, diyor. Bu durum bize, kentimiz dışında kente uygulanan bir dış etki... Bu bir kaç yıl önceye giden bir süreç. Şu an icraata geçmiş durumda. Köseköy’deki lojistik faaliyetlerin artması, limanların çoğalması, tersanelerin daha aktif hale gelmesi, Körfeze olan talebin artması, belki de burada yapılmak istenen liman, yakında başka bir yerde olacak... Böylesine bir çok talep gündemede... Bu bizim için ciddi bir tehdit. Bugün belki plajyolu’na liman işini çözebilriz. Ama, yarın hangi birini çözebileceğimizi bilemiyorum. Bu nendele çok iyi oturup düşünmemiz lazım .
İstanbul’da Turizm Bakanlığı’nın yetkilerine dayanan işlerden de korkun ,lütfen. Bir yeri turistik amaçlı bir yer gösterdği noktada, imara kapalı bir alanda, biz ne isteyebiliriz? Yeşil alan isteyebiliriz. Ticarete açamayız. Bina yapamayız. Bu kıyı kanunlarına aykırıdr. Kıyı çekme mesafesini korumamız gerekir. Örneğin İstanbul’un planlarında kruvazörler var. Bunları kıyıya koyuyorlar. Ama, kruvazörün bulunduğu yerde de bir başka kural var. Hemen onun yanında çok lüks bir otel yapabilirsiniz. Turizmi canlandırabilirsiniz. Bunlar Turizm Bakanlığı’nca üretiliyor. Denizin kenarları belli yerlerde otellerle doluyor. Bu İstanbul’da bu şekilde olacak. Bu mutlaka devam eder. Bize de gelir.
İstanbul’un planları ile İzmit’in planları birbirine uymuyor, arkadaşlar... Bunu hep söylüyoruz. Bizim yönetimlerimiz diyorlar ki, biz farkındayız, biz konuşuyoruz, ne demekmiş? ve itirazlar başlıyor. Biz İstanbul’un planlarını arkadaşlarımız aracılığı ile öğreniyoruz. Onlar toplantılarda dile getiriyorlar. İstanbul’da planlar var. Alınmış kararlar var. Biz kocaeli Büyükşehşir’den planlarımızı alamıyoruz. Vermedikleri için, sadece parça parça öğrendiklerimizi birleştiriyoruz. İstanul’la karşılaştırdığımızda, bitişik iki parsel düşünün, birisi Kocaeli ve birisi İstanbul sınırında, birisi sanayi alanı, birisi tarım alanı... Buyrun, ne olacak?
Bu nednele işimiz çok zor. Siz yılmayacaksanız, biz hep varız. Biz hiç yılmıyorıuz ve devam ediyoruz. Zor veya kolay aynı tempo ile devam ediyoruz. Sizlerle birlikte devam etmek bize enerji verecektir.

  1. By: kyod
  2. Categories News & Events, How To
  3. Views 451
  4. Added :13-Jun-09
Comments on Nilgün Akcan Kocaeli Mimarlar Odası Kıyı Ilinci Ve Plajyolu'na Liman
Other comments on this video 0 Comments
 

Up Next: Binary Domain -- Exclusive Multiplayer Trailer