23 Nisan Ulusal Egemen. Ve Çocuk Bayramı Basın Bildirisi-Kocaeli

Added by kyod Subscribe 28
Published 23 Apr 2010
210
••• More
Report video
0 0
You have already voted for this video.
KYÖD’ün Kardeş Kuruluşlara yaptığı çağrı üzerine, 
ilimizdeki Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Siyasi Partil...
KYÖD’ün Kardeş Kuruluşlara yaptığı çağrı üzerine, 
ilimizdeki Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Siyasi Partilerin temsilcileri, 
en büyük ulusal bayramlarımızdan biri olan “23 Nisan 
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramın’da Saraybahçe altındaki 
ATATÜRK ANITI’nda buluşarak, cumhuriyetimizi kuran ve 
cumhuriyeti Türk Ulusunun ellerine emanet eden 
ATA’mıza saygılarımızı ve minnetlerini sundular.

23 Nisan cuma günü saat 11.00 de Saraybahçe 
ATATÜRK ANITI’nda buluşan, KYÖD, Çağdaş Yaşam, ADD, 
ÇEKÜL Vakfı, Huzur Evi, İzmitliler  Derneği üyeleri ve TDH, 
DSP ve CHP mensubu siyasi parti temsilcileri saygı 
duruşunda bulunarak, ortak bildiriyi okudular.

Burada bir konuşma yapan KYÖD( Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği)
Başkanı Mustafa Küpçü konuşmasında ;

‘’Bize ulusal egmenlik kavramını unutturmaya çalışanlar, 
bugünün sadece ‘’Çocuk Bayramı’’ boyutunda duruyorlar. 
Ulusal Egenmenlik kavramından söz etmiyorlar. 

‘’Ulusal Egemenlik Kavramını’’ ve ‘’Tam bağımsızlık değere yargısını’’
unutturmaya çalışıyorlar. İşte bu ortak noktalarda burada bulunan 
bütün Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Siyasi Partilerin 
tek bir ses çıkarması gerekir. Çünkü anımsıyorsunuz, 
geçen gün burada bir eylem yapıldı. Eylemde, binlerce insan 
‘’Ulusla Egemenliğe’’ karşı haykırıyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin 
laik yapısına karşı haykırıyordu. Bugün cübbeliler sekiz on bin 
kişiyi toplayabiliyorlar. 
Biz seksen kişi bir araya zor geliyorsak, kabahatin çoğu bizde...

Bu yüzden ne olur, gelin aramızdaki  ufak tefek farklılıkları bir 
yana bırakalım. Mustafa Kemal’in çocukları  ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 
demokratik, laik ve sosyal hukuk yapısına sahip çıkma bilincinde 
vatnadaşları olarak, ‘’bağımsız’’, ama ‘’tam bağımsız Türkiye’’
 idealinde ‘’tek bir ses’’ çıkartalım. Sizden dileğimiz budur.’’

Şeklinde bir konuşma yaptı; 


“ 23 Nisan Ulusal Egemenlik  ve Çocuk” Bayramı Basın Bildirisidir.

Egemenlik Ulusundur. Ulusun Kalacaktır!..

Bir “Ulusal Egemenlik” ve “Çocuk” Bayramını daha kutluyoruz.
Oysa, öncelikle şu soruyu sormalıyız;
“Ulusumuz egemen mi, çocuklarımız mutlu mu?”
Anımsayalım ve insafla bir düşünelim;
SEVR Antlaşması ile Osmanlı bakiyesi son toprakları da
paylaşan emperyalist güçler, Mustafa Kemal, arkadaşları ve
Anadolu insanının onurlu direnişleriyle defolup gittiler ve
Türkiye Cumhuriyeti bu onurlu mücadele sonunda kuruldu.
Mustafa Kemal, bu mücadeleye başlarken, halkın onay ve
desteğini aldı, Ankara’da oluşturduğu Millet Meclisi ile
mücadeleyi “meşru” bir temele oturttu.
Cumhuriyet’i kurarken de “Meclis Meşruiyeti” ile yola çıktı.
“Ulusal Egemenlik” içi boş, sıradan bir kavram değildir!
Bir ulusun “egemen” olabilmesi için, “TAM BAĞIMSIZ”
bir ülke ve o ülkenin “ÖZGÜR BİREYLERİ” nin olması şarttır.
Mustafa Kemal’in Türkiye’si, gerçek anlamıyla tam bağımsız
bir Türkiye idi.  Ya sonra?
1947 Marshall Planı-Thruman yardımları ile el uzattılar
bağımsızlığımıza!
Sonra, “İkili Antlaşmalar” la, Amerikan üstleri ile girdiler içimize!
Sonra, Mustafa Kemal’in yoktan var ettiği ne kadar
miras varsa, bir bir yok ettiler!
Köy Enstitülerini, SEKA’yı, Sümerbank’ı ve Cumhuriyet’in alın
teri olan ne varsa yok pahasına yerli ve yabancı büyük
sermaye güçlerine sattılar.
Yeni fabrikalar yerine yeni ve entegre cezaevleri açılıyor!
Gençlerimiz işsiz, umutsuz.
Bugün ülkemiz, yüksek faizli dış borç yükü altında eziliyor!
Cari açıkta rekor artışlar yaşanıyor.
Piyasamızı yabancılar yapıyor. Borsamız, bankalarımız,
sigorta şirketlerimiz büyük ölçüde yabancıların elinde.
Türk Telekom’u da yabancılar kaptı!
Limanlarımız da artık bizim değil!
Enerjide yüzde 74.5 oranında dışa bağımlıyız.
Bunu, bizzat Enerji Bakanı açıklıyor!
Siyasal sistemimiz birkaç siyasi parti liderinin egemenliğinde; 
milletvekilleri de bakanlar da ulusun egemenliğine
değil, liderlerinin sultasına bağlı!
Ya çocuklarımız?
Onlar mutlu mu?
Anne babaları işsiz, geçim sıkıntısı içinde olan; sağlıklı ve
dengeli beslenemeyen; doyasıya çocukluğunu yaşayamayan;
dilendirilen, çalışmak zorunda bırakılan, sokaklarda kaybolan
çocuklarımız, nasıl mutlu olabilirler?
Onlar bu halde iken, nasıl umutla bakabiliriz geleceğimize?
Nasıl içtenlikle ve bayram gibi kutlayabiliriz bu ulusal bayramımızı?
İşte, bu koşullar altında, Mustafa Kemal’in Gençliğe Seslenişi’ni ve
Büyük Nutku, bir kez daha ve ciddiyetle okumalı ve anlamalıyız!
Anlamalıyız ki, neler kaybettiğimizi, ne günahlar işlediğimizi görmeliyiz!
Sonra, eğer kişisel ve ulusal onurumuza önem veriyorsak;
yeniden “Özgür Birey” olmanın ve “TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE”
idealine ulaşmanın inançlı ve onurlu mücadelesini vermeliyiz.
Bugünkü koşullarda bu günü bayram gibi kutlamayı hak etmiyoruz!..
Categories: News & Events
Show moreShow less
Report this video as: