Results for: aykut-ilter Search Results
Family Filter:
0:47
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut ilter Aykut Öğretmen Türkü Ölümden Odur KUrtaran TÜRKÜ ÖLÜMDEN ODUR KURTARAN ODUR YENİDEN TÜRKLÜĞÜ KURAN YAPTIĞI ORDU DÜŞMANI KOVDU ULUSU YURDU ODUR KURTARAN BU MEMLEKETİ CUMHURİYETİ CANIYLA ETTİ BİZE ARMAĞAN
19 May 2013
1057
Share Video

4:34
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter AYkut Öğretmen Biz Atatürk Gençleriyiz Marşı Sözleri Hoyra rira rira hey Hoyra rira rira hey Rira hoyrari Rira hoyrari Rira hoyra hoyra hey Güneş bizimle doğar Yağmur bizimle yağar Bizimle coşar deniz Ateş bizimle yanar Biz Atatürk gençleriyiz Hoyra rira rira hey Sesimiz onun sesi Hoyra rira rira hey Bizimle yükselecek Hoyra rira rira hey Atatürk Türkiye’si Rira hoyra hoyra hey Sevgimizle bilgimizle Ulusumuzun hizmetindeyiz Aklımızla coşkumuzla Atamızın izindeyiz Hoyra rira rira hey Hoyra rira rira hey Rira hoyrari Rira hoyrari Rira hoyra hoyra hey Fidan bizimle büyür Çiçek bizimle bizimle açar Bizimle sürer hayat Ulus bizimle yaşar Biz Atatürk gençleriyiz Hoyra rira rira hey Sesimiz onun sesi Hoyra rira rira hey Bizimle yükselecek Hoyra rira rira hey Atatürk Türkiye’si Rira hoyra hoyra hey Sevgimizle bilgimizle Ulusumuzun hizmetindeyiz Aklımızla coşkumuzla Atamızın izindeyiz Biz Atatürk Gençleriyiz Marşı Sözleri notası blok flüt notaları playback kareoke md altyapısı DERS Hoyra Biz Atatürk Gençleriyiz Notası Şarkı Sözleri
19 May 2013
1160
Share Video

9:50
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut öğretmen Ludwig van Beethoven (d. 16 Aralık 1770 - ö. 26 Mart 1827), Alman klasik müzik bestecisi. Ludwig van Beethoven Bonn’da 8 oğlu olan, fakat bunların hepsinin de kendisi gibi engelli olduğu bir ailenin çocuğudur. İlk müzik öğretmeni babasıdır. Alkolik bir müzisyen olan babasının Beethoven’a piyano eğitiminde çok sert ve acımasız davrandığı bilinir. Mutsuz bir çocukluk geçiren Beethoven, küçük yaşlarda ailesinin geçimine katkıda bulunmak için kilisede piyano çalarak çalışmaya başlamıştır. 1787 yılında Mozart'la çalışmak umuduyla Viyana'ya gitti. Mozart ile bir süre çalışma fırsatı bulsa da annesinin hastalığı nedeniyle Bonn'a döndü. 1792'de Viyana'ya geri döndüğünde Mozart'ın ölmüş olduğunu öğrendi. 1792 yılında Viyana’ya giden Beethoven klasik müziğin ünlü bestecisi Joseph Haydn’ın yanında çalışmaya başladı. Joseph Haydn kısa sürede Beethoven’ın üstün yeteneğini fark etti ve her konuda ona destek oldu. Beethoven, başlarda besteci olarak değil piyanist olarak adını duyurdu. Daha sonra yaptığı bestelerle klasik müziğin 19. yüzyılın sonuna kadar yaşayan tüm müzisyenlerini etkiledi. Beethoven’ın dokuz senfonisi, beş piyano konçertosu, bir keman konçertosu, bir piyano, keman ve çello için üçlü konçerto, otuz iki piyano sonatı ve birçok oda müziği eseri bulunmaktadır. Sadece bir opera, Fidelio, bestelemiştir. İlk senfonisini 1800 yılında yapmıştır. 3. senfonisini, Eroica olarak da bilinir, Napolyon’a Avrupa’ya demokrasi getirdiği için adamıştır. Ancak daha sonra Napolyon kendini İmparator ilan ettiğinde bu adamayı geri almıştır. 9. senfoni ise en çok bilinen ve bugün Avrupa Birliği marşı da olan en çarpıcı senfonisidir. Beethoven çok titiz çalışan bir müzisyendi. Müziği, ifade gücü ve teknik olarak çok üst seviyedeydi. Beethoven, Haydn ve Mozart’tan devraldığı prensipleri geliştirdi, daha uzun besteler yazdı ve daha tutkulu, dramatik eserler oluşturdu. Özellikle Op. 109 piyano sonatıyla Klasik müziğin Romantik Dönemini başlatmıştır. Yaşamı boyunca sağlık problemleri çeken Beethoven 1801’de işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1817’de tamamen sağır olmuştur. Bu dönemden sonra sağırlığı müzik yaşamını hiçbir şekilde etkilememiştir. 9. senfoniyi sağırlık döneminde bestelemiştir. 1827 yılında 56 yaşındayken dünyaca tanınan bir besteci olarak vefat etmiştir ve cenazesine otuz bine yakın insan katılmıştır. 5th Symphony, Movement 3 (yardım·bilgi) 5th Symphony, Movement 4 (yardım·bilgi) Pathetique Sonata, mvt. 1 & 2 (yardım·bilgi) Sonata opus 111-1 (yardım·bilgi) Sonata opus 111-2 (yardım·bilgi) opus30-1 (yardım·bilgi) opus30-2 (yardım·bilgi) opus30-3 (yardım·bilgi) opus47-1 (yardım·bilgi) opus47-2 (yardım·bilgi) opus47-3 (yardım·bilgi) concerto4-1 (yardım·bilgi) concerto4-2 (yardım·bilgi) Für Elise (yardım·bilgi) Moonlight Sonata, movement 1 (computer generated) (yardım·bilgi) Moonlight Sonata 1st movement (yardım·bilgi) Moonlight Sonata 2nd movement (yardım·bilgi) Moonlight Sonata 3rd movement (yardım·bilgi) MIDI'ler [değiştir] Moonlight Sonata, movement 1 (yardım·bilgi) 9th Symphony, Movement 1 (yardım·bilgi) 9th Symphony, Movement 2 (yardım·bilgi) 9th Symphony, Movement 3 (yardım·bilgi) 9th Symphony, Movement 4 (yardım·bilgi) Ode an die Freude (converted to ogg) (yardım·bilgi) 10th String Quartet, Presto (yardım·bilgi) 13th String Quartet, Cavatina (yardım·bilgi) Waldstein Sonata 1st movement (yardım·bilgi) Waldstein Sonata 2nd movement (yardım·bilgi) Waldstein Sonata 3rd movement (yardım·bilgi) Diğerleri [değiştir] Beethoven-5-1-2.mid (yardım·bilgi) Beethoven-5-1-3.mid (yardım·bilgi) Beethoven-5-2-1.mid (yardım·bilgi) Beethoven-5-1-2-2.mid (yardım·bilgi) Beethoven4-4.mid (yardım·bilgi) Beethoven4-2.mid (yardım·bilgi) Kaynakça [değiştir] ^ Hürriyet Gazetesi Dış bağlantılar [değiştir] Wikimedia Commons'ta Ludwig van Beethoven ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunmaktadır. Vikisöz'de, Ludwig van Beethoven sözleri bulunmaktadır. [1] Ludwig Van Beethoven Klasik Müzik Sitesi [2] "Beethoven'ın müzik tarihindeki yerini biliyor musunuz?" Müzik galerisi
22 May 2013
676
Share Video

2:07
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Dünya su günü nedir? Su doğanın varolması, doğada canlıların üremesi, üreyen canlıların yaşayabilmeleri için vazgeçilmez olan elementlerden birisidir. (Hava, su, toprak) Tüm canlılar suda hayat bulmuştur. Damarlarımızda, hücrelerimizde % 70 oranında su dolaşmaktadır. Su olmadan en uzun yaşanabilecek süre tahminen 20 gündür. Bu hayatın, yaşamın sonudur. Demek ki…su hayattır. Dünyada suların kara parçalarına oranı yaklaşık %70’dir. Ancak bu suların içilebilen kısmı % 5 civarındadır. Dünya nüfusu bu kadar hızlı artarken, su ve su kaynak ları bu kadar çok kirlenirken, yeni teknolojiler üretilemezken, yağmur rejimi coğrafyaya göre ciddi farklılıklar gösterirken içilebilir suların ne kadar daha insanlara yetebileceği merak konusudur. Tabi hayvan ve bitkilerinde bu suya haklı olarak ortak olduğunu unutmamak gerekir. Susuz bir hayat olmayacağına göre tüm uluslar hem kendi vatandaşları hem de dünya geleceği için su bulmak, suyu idareli kullanmak, suyu kirletmemek gayreti içinde olmalıdır. Su buhar, bulut, yağmur, deniz ve tekrar buhar olarak döngüsüne durmadan devam eder. Ancak bu döngü hor kullanmalarla bozulur veya gecikirse, ormanlar kesilir, dere yatakları kapatılırsa, boşa akan suların önüne depolama için barajlar yapılamazsa su döngüsü değişir, zayıflar, gün gelir başka coğrafyalara kayar… Suyun temini ve depolanması devlet , hükümet ve belediyelerin ilk görevi olmalıdır. Toplanan veya elde edilen bu suyun ilaçlanması, temizlenmesi, hatlarla kullanıcılara içilebilir olarak ulaştırılması özel bilgi, tecrübe, teçhizat ve teknoloji gerektirir. Bunca zorluklarla evlere kadar getirilen suyu insanların idareli kullanması, israf etmemesi gerekir. Özellikle sıcak aylarda barajlardaki su seviyesinin düşmesine bağlı olarak su tüketimine çok daha fazla dikkat etmek gerekir. Evde alınabilecek pek çok tasarruf tedbiri vardır. Arızalı muslukları tamir etmek, sıcak havalarda hortumla değil kovayla araba yıkamak, diş fırçalarken musluğu kapatmak vs…gibi…Bu sayede zaten azalmakta olan suyun dah a uzun süre korunmasına yardımcı olabiliriz. Elde edilen ve kullanılan suyun geri dönüştürülerek sulama gibi hizmetlerde kullanılması, kontrollü olarak sulama maksadıyla açılan kuyulardan yardım alınması içme suyunun miktar ve kalitesine yardımcı olacaktır. Ülkemiz su temini bakımından dünyadaki en şanslı ülkelerden biridir. Ama çok yakında bu gücü kaybetmemek için dikkatli olmalıyız. Bu kapsamda çevre koruma etkinlikleri dahilinde dere ve göllerin kimyasal atıklardan temizlenmesi, nükleer atıkların kontrol altına alınması gibi devlete düşen pek çok görev vardır. Vatandaşlık görevleri de bunu yapmamamyı, yapanları ikaz ve ihbar etmeyi gerektirir. Çünkü su kimsenin değil herkesin ortak malıdır. Dünya su gününde bu konuları konuşmalı, tasarruf tedbirlerini vurgulamalı, istek ve temennileri dile getirmeli, hatalardan uzaklaşmalı, teknolojiyi bu istikamette kullanmak için bilgili olmalıyız. Su bir gün gelip tükenecektir. Ama ne kadar geç olursa o kadar iyi değil mi? Dikkat edin uzayda yeni gezegenlerde hayat arayan teknolojilerin havadan ziyade aradığı şey sudur…Çünkü su insan gücüyle üretilemez. H2O olarak formüle edilebilir ancak bahsedilen atomlar asla insan gücüyle bir araya getirilemez. Dolayısıyla suni su en azından şimdilerde yapılamamaktadır. Geriye kalan…mevcut suyu…dikkatli kullanmaktır.. Su hayattır…unutmayın, unutturmayın.
24 May 2013
557
Share Video

5:01
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Müzik öğretmeni Aykut İlter Aykut Öğretmen Beden Eğitimi Öğretmenleri İsmail Erdoğan ve Semire Lale Kapucuoğlu yer Topkapı Doğa Koleji Spor sALONU Dünya su günü nedir? Su doğanın varolması, doğada canlıların üremesi, üreyen canlıların yaşayabilmeleri için vazgeçilmez olan elementlerden birisidir. (Hava, su, toprak) Tüm canlılar suda hayat bulmuştur. Damarlarımızda, hücrelerimizde % 70 oranında su dolaşmaktadır. Su olmadan en uzun yaşanabilecek süre tahminen 20 gündür. Bu hayatın, yaşamın sonudur. Demek ki…su hayattır. Dünyada suların kara parçalarına oranı yaklaşık %70’dir. Ancak bu suların içilebilen kısmı % 5 civarındadır. Dünya nüfusu bu kadar hızlı artarken, su ve su kaynak ları bu kadar çok kirlenirken, yeni teknolojiler üretilemezken, yağmur rejimi coğrafyaya göre ciddi farklılıklar gösterirken içilebilir suların ne kadar daha insanlara yetebileceği merak konusudur. Tabi hayvan ve bitkilerinde bu suya haklı olarak ortak olduğunu unutmamak gerekir. Susuz bir hayat olmayacağına göre tüm uluslar hem kendi vatandaşları hem de dünya geleceği için su bulmak, suyu idareli kullanmak, suyu kirletmemek gayreti içinde olmalıdır. Su buhar, bulut, yağmur, deniz ve tekrar buhar olarak döngüsüne durmadan devam eder. Ancak bu döngü hor kullanmalarla bozulur veya gecikirse, ormanlar kesilir, dere yatakları kapatılırsa, boşa akan suların önüne depolama için barajlar yapılamazsa su döngüsü değişir, zayıflar, gün gelir başka coğrafyalara kayar… Suyun temini ve depolanması devlet , hükümet ve belediyelerin ilk görevi olmalıdır. Toplanan veya elde edilen bu suyun ilaçlanması, temizlenmesi, hatlarla kullanıcılara içilebilir olarak ulaştırılması özel bilgi, tecrübe, teçhizat ve teknoloji gerektirir. Bunca zorluklarla evlere kadar getirilen suyu insanların idareli kullanması, israf etmemesi gerekir. Özellikle sıcak aylarda barajlardaki su seviyesinin düşmesine bağlı olarak su tüketimine çok daha fazla dikkat etmek gerekir. Evde alınabilecek pek çok tasarruf tedbiri vardır. Arızalı muslukları tamir etmek, sıcak havalarda hortumla değil kovayla araba yıkamak, diş fırçalarken musluğu kapatmak vs…gibi…Bu sayede zaten azalmakta olan suyun dah a uzun süre korunmasına yardımcı olabiliriz. Elde edilen ve kullanılan suyun geri dönüştürülerek sulama gibi hizmetlerde kullanılması, kontrollü olarak sulama maksadıyla açılan kuyulardan yardım alınması içme suyunun miktar ve kalitesine yardımcı olacaktır. Ülkemiz su temini bakımından dünyadaki en şanslı ülkelerden biridir. Ama çok yakında bu gücü kaybetmemek için dikkatli olmalıyız. Bu kapsamda çevre koruma etkinlikleri dahilinde dere ve göllerin kimyasal atıklardan temizlenmesi, nükleer atıkların kontrol altına alınması gibi devlete düşen pek çok görev vardır. Vatandaşlık görevleri de bunu yapmamamyı, yapanları ikaz ve ihbar etmeyi gerektirir. Çünkü su kimsenin değil herkesin ortak malıdır. Dünya su gününde bu konuları konuşmalı, tasarruf tedbirlerini vurgulamalı, istek ve temennileri dile getirmeli, hatalardan uzaklaşmalı, teknolojiyi bu istikamette kullanmak için bilgili olmalıyız. Su bir gün gelip tükenecektir. Ama ne kadar geç olursa o kadar iyi değil mi? Dikkat edin uzayda yeni gezegenlerde hayat arayan teknolojilerin havadan ziyade aradığı şey sudur…Çünkü su insan gücüyle üretilemez. H2O olarak formüle edilebilir ancak bahsedilen atomlar asla insan gücüyle bir araya getirilemez. Dolayısıyla suni su en azından şimdilerde yapılamamaktadır. Geriye kalan…mevcut suyu…dikkatli kullanmaktır.. Su hayattır…unutmayın, unutturmayın.
24 May 2013
501
Share Video

1:39
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut ilter Aykut öğretmen 2002 yılında, doğadan örnek alarak geliştirdiğimiz, dünyada benzeri olmayan ‘Doğa Konseptli Eğitim Modeli’ ile ‘Bir Doğa Nesli Yetiştirmek’ amacıyla Beykoz Kampüsü'nde hayallerimiz gerçeğe dönüştü. Doğa Koleji'ni ve Doğa Konsepti'ni bir okul marşı ile tamamlamayı düşündüğümüzde eğitim müziği bestecisi Prof. Cenan Akın'la yollarımız kesişti. Ünlü bestekar, Doğa'nın ruhuna uyun bir marş bestelemek amacıyla Beykoz Doğa Kampüsü'nün eşsiz doğası içinde bir süre çalışmalar yaptı. Prof. Cenan Akın Müzik Bölümü Zümre Başkanımız İclal Muslu'nun da katkılarıyla hem Doğa Marşı'na hem de öğrencilerimizin seslendirdiği 30 parçadan oluşan Doğa'nın Şarkıları adlı projeye son şeklini verdi. Ada Müzik stüdyolarında kaydedilen ve 25 öğrencimizin seslendirdiği, içinde kurumsal marşımızın da bulunduğu Doğa'nın Şarkıları projesinde; dünyaca ünlü ritim ustası Okay Temiz, Aysun - Ali Kocatepe, Eda - Metin Özülkü, Emel Müftüoğlu ve Selin Sağol gibi değerli müzisyen ve solistler de öğrencilerimize destek verdiler. Bu eşsiz projenin piyano eşliğini piyanist Selin Sağol'a, keman eşlikleri İstanbul Devlet Senfoni orkestrası sanatçısı İbrahim Muslu'ya aittir. Doğa Marşı'ndan Dünya müziklerine, Yöresel türkülerimizden klasik müzik eserlerine kadar pek çok farklı türe yer verilen Doğa'nın Şarkıları aynı zamanda ülkemizin kültür hayatına destek vermek amacıyla seslendirildi. Prof. Cenan Akın Kimdir? Prof. Cenan Akın, (d. 1932, Şebinkarahisar, - ö. 3 Kasım 2006, İstanbul), besteci, koro yöneticisi ve müzik eğitimcisidir. İstanbul Belediye Konservatuvarı, Vurmalı Çalgılar Bölümü'nü bitiren ve Cumhuriyet dönemi koro çalışmalarının önemli isimlerinden olan Cenan Akın, Raşit Abet, Ferdi Statzer gibi isimlerden armoni ve beste eğitimleri aldı. 1955 yılında bitirdiği okulda armoni, derleme ve koro dersleri vermeye başladı. Aynı orkestrada çaldı ve İ.Ü. Gençlik Korosu'nu yönetti. 1968 yılında Almanya'ya giden Akın, burada orkestra ve koro yönetmenliği eğitimleri aldı. İstanbul Devlet Operası'nda koro şefi yardımcılığı görevinde bulunan sanatçı, bir yandan besteler yapmayı sürdürdü. Bir süre TRT Çok Sesli Korosu'nun oluşumunda yer aldı. İstanbul Devlet Konservatuvarı Armoni ve Kontrapunto Yüksek Bölümü'nü dışardan sınavla bitiren besteci, aynı kurumda çeşitli dersler verdi. TRT İstanbul Çocuk Korosunu kurdu ve yöentti. Mimar Sinan Üniversitesi, Devlet Konservatuvarı'nda öğretim üyeliği yaptı. 1997 yılında emekli olan ve kendisi gibi besteci olan Can Aksel Akın'ın babası olan sanatçı, çalışmalarıyla birçok ödül kazandı. Anaokullarından liselere kadar tüm organizasyonlarda coşkuyla söylenen Doğa Marşı için 2006 yılında aramızdan ayrılan Cenan Akın'ı rahmet ve saygıyla anıyoruz. Doğa Marşı Çalışmak ve başarmak çağdaşlık yolu vadide açan çiçek Doğa Okulu Çalışmak ve başarmak Atatürk yolu vadide açan çiçek doğa okulu La la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la Yarını kuracak bizlerin bilgisi düşünen ve başaran biz olmalıyız Yarını kuracak bizlerin bilgisi düşünen ve başaran biz olmalıyız La la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la Yaşarsa Doğa insanlık yaşar onu yaşatan gençler biz olmalıyız Yaşarsa Doğa insanlık yaşar onu yaşatan gençler biz olmalıyız La la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la Bilgi beceri yolu mutluluk yolu varlığın sevinç bize Doğa Okulu Bilgi beceri yolu mutluluk yolu varlığın sevinç bize Doğa Okulu La la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la la Vadide açan çiçekkkkkkk Doğa Okulu doğa koleji marşı , doğa marşı , koro , nota , sözleri, aykut öğretmen, 1b sınıfı, topkapı doğa koleji
7 Jun 2013
1440
Share Video

1:07
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut ilter Aykut Öğretmen şarkı sözü blok flüt notaları ILGAZ ANADOLUNUN SEN YÜCE BİR DAĞISIN YALÇIN KAYALIKLARIN GÖKLERE YÜKSELİYOOOR RE LA SOL LA FA SOL LA LA RE2 RE2 DO2 Sİ2 DO2 LA BAHARLA YER YÜZÜNDE O CENNETİN BAĞISIN SENİN DUMANLI BAŞIN BULUTLARI DELİYOR Sİ2 DO2 DO2 DO2 Sİ RE2 DO2 FA SOL SOL SOL FA LA SOL BAHARLA YER YÜZÜNDE O CENNETİN BAĞISIN SENİN DUMANLI BAŞIN BULUTLARI DELİYOR FA SOL SOL SOL FA Mİ RE / LA FA SOL SOL SOL FA Mİ RE DERS Blok Flüt ETÜT FLÜT Şarkısı Notası Parmak Pozisyonu ders, blok flüt, şarkısı, notası, parmak pozisyonları, nota yerleri, örnek etüt çalışması, aykut öğretmen DERS ILGAZ ANADOLUNUN SEN YÜCE BİR DAĞISIN Şarkı sözü notası blok flüt notaları ders,ılgaz,anadolunun,sen,yüce,bir dağısın,şarkı sözü,blok flüt notaları,çocuk şarkısı
9 Jun 2013
900
Share Video

9:46
Hem Öğren Hem Çocuğuna Öğret aykut İlter Aykut Öğretme DERS Solfej Gitar Tam Yarım Ses Diyez Natürel Bekar İşareti Nasıl Kullanılır ders, solfej, gitar, tam ses, yarım ses, diyez, bemol, natürel, bekar, armür, değiştirici işaretler, gam, aykut öğretmen Tam Ses Aralık (ing. whole tone interval) / Yarım Aralık: İki nota arasındaki mesafeye "aralık" denir. Klasik batı müziğindeki eşit tamperaman sistemde, bir tam ses (örneğin, Do-Re) iki eşit parçaya ayrılır. Elde edilen her bir parçaya bir yarım aralık adı verilir. Aşağıdaki örnekte Do majör gamında Mi-Fa ve Si-Do notaları arasında yarım aralık vardır. Diğer notaların arası ise tam aralıktır. Tam Aralıklar (ing. perfect interval): 4 aralığı tam aralık olarak adlandırıyoruz: Unison: 2 farklı ses kaynağının verdiği aynı frekanstaki sestir. Örneğin gitar ve keman unison çalsın dendiğinde iki enstrüman aynı frekanstaki notayı çalar. Tam 4'lü (T4): 5 yarım sesten oluşur. Tam 5'li (T5): 7 yarım sesten oluşur. Oktav (Tam 8'li): 12 yarım sesten oluşur. Herhangi bir gamın ilk ve son sesi arasındaki aralıktır. Not: Bu bölümde 'aralık' konusu gamlar konusunda kullanacağımız kadarıyla dar bir çerçevede ele alınmıştır. 'Aralık' konusu 5. çalışmada detaylı olarak ele alınacaktır. Arızalar (ing. accidental ) Bemol (ing. flat): ( ) işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notayı yarım ses kalınlaştırır. Notanın sol tarafına yerleştirilir. Çift Bemol:( )işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notayı tam ses kalınlaştırır. Notanın sol tarafına yerleştirilir. Diyez (ing. sharp): (#) işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notayı yarım ses tizleştirir. Notanın sol tarafına yerleştirilir. Çift Diyez: () işareti ile belirtilir. Yanında bulunduğu notayı tam ses tizleştirir. Notanın sol tarafına yerleştirilir. Natürel (ing. natural): ( ) Bemol veya diyez almış bir notanın, doğal haline döneceğini belirten işarettir. Gam (İng. Scale, Fra. Gamme, Alm. Tonleiter, İta. Gamma) Bir sesten başlayıp, o sesin oktavında sona eren ses dizisidir. Kalın sesten başlayıp incelen gama "çıkıcı gam", ince sesten başlayıp kalın seslere doğru inen gama "inici gam" denir. Gam kelimesi 'dizi' kelimesiyle eş anlamlı kullanılabilmektedir. Biz bu metotta 'gam' kelimesini tercih edeceğiz ve eşit tamperaman sistemde çalınabilecek/okunabilecek gamları ele alacağız (yani makamsal dizileri incelemeyeceğiz). Batı Müziği'nde kullanılan temel gamlardan (majör ve minör) bahsetmeden önce, bu gamların oluştuğu Antik Yunan Medeniyeti'nde ve Ortaçağ Avrupası'nda kullanılan modları (bu dönemlerdeki gamlara mod deniyor) incelememiz gerekir. Antik Yunan Medeniyeti'nde modlar 4 sesli 'tetrakord'ların bir araya gelmesiyle oluşuyordu. Bu dönemde miksolidyan, lidyan, frigyen, doryan, hipolidyan, hipofrigyen ve hipodoryan olarak adlandırılan modlar kullanılmıştır ve bu modlar, ortaçağda kullanılan kilise modlarından farklıdır. Ortaçağda kullanılan temel 7 kilise modunu, içinde majör ve doğal minör gamları da barındırdığı için ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Kilise modları 7 sesten oluşan gamlardır. 1) İyonyan Mod (Majör Gam) 2 tam, 1 yarım, 3 tam, 1 yarım aralıklardan oluşan moddur. Bu mod Barok Dönem'de majör gam olarak kullanılmaya başlanmış ve klasik batı müziğinin temel gamlarından biri olmuştur. Türkiye'de kullanılan makamların sistemleri çok farklı olsa da (koma kullanımı, seyir özellikleri gibi); iyonyan modunun ana dizisindeki aralıkların Rast makamı dizisinin aralıklarına benzediği söylenebilir. 2) Doryan Modu 1 tam, 1 yarım, 3 tam, 1 yarım, 1 tam aralıklardan oluşan moddur. Bu modu oluşturabilmek için bu aralıkların ezberlenmesine gerek yoktur. Herhangi bir iyonyan modun (majör gamın) 2. notasından başlayarak o notanın oktavına kadar geldiğimizde elde ettiğimiz gam, doryan modudur. Re notasından oktavına arıza almadan gittiğimizde doryan modunu elde ederiz. ders, solfej, gitar, tam ses, yarım ses, diyez, bemol, natürel, bekar, armür, değiştirici işaretler, gam, aykut öğretmen
18 Jun 2013
486
Share Video

3:09
Hem Öğren Hem Çocuğuna Öğret aykut İlter Aykut Öğretme DERS Solfej Gitar Tam Yarım Ses Diyez Natürel Bekar İşareti Nasıl Kullanılır ders, solfej, gitar, tam ses, yarım ses, diyez, bemol, natürel, bekar, armür, değiştirici işaretler, gam, aykut öğretmen Tam Ses Aralık (ing. whole tone interval) / Yarım Aralık: ders, solfej, pimax, gitar, akor nedir, akor,i nasıl kurulur, gitar dersi, aykut öğretmen Gitarımızız tutuşunu öğrendikten sonra sağ elimizi nasıl kullanacağımıza geçelim: Bu dersimizde sağ elimizle tellere vurmayı, sol elimizle ise tellere basmayı öğreneceğiz.Gitarın çalmanın temelinde tellere iyi vurmak ve perdelere iyi basmak önemlidir.Sağ elimiz tellerin karşında(90 derecelik açıyla), rahat vurabileceğimiz bir şekilde durmalıdır. Pima düzeinde: P:Baş Parmak İ:İşaret Parmağı M:Orta Parmak A:Yüzük Parmağı X:Serçe Parmak(Sadece flamenko gitarlarda kullanılır) Şimdi ise hangi parmağımızla hangi tele basacağımızı öğrenelim: P:Gitarın üstten İlk 3 Teli İ:Gitarın üstten 4. Teli M:Gitarın üstten 5. Teli A:Gitarın üstten 6. Teli Bu bilgileri öğrendikten sonra ilk alıştırmamıza geçelim. ALIŞTIRMA 1 İlk alıştırmamızda gitarın tellerine doğru ve gereken hızda basmayı öğreneceğiz.Bunu içinde ilk alıştırmamızda yukarıda öğrendiğimiz bilgileri kullanacağız.Yani; Baş parmağımızla üstten başlayarak ilk 3 tele 4'er kez basıyoruz.Aynı şekilde sıradaki tellerede yukarıda öğrendiğimiz gibi doğru parmaklarala 4'er kez basacağız.Bu alıştırmayı ne kadar fazla yaparsanız ileride o kadar çok faydasını görürsünüz.Bize göre bir gün boyunca boş vakitlerinizde yaparsanız faydasını ileride göreceksiniz.Eğer başlangıçtan sonra iyi çalıyoranız tellere basmayı giderek hızlandırabilirsiniz.Bunu belli bir süre tekrar ettikten sonra 3'er 2'şer 1'er kereye kadar indirerek tellere basma kuralına uyarak yapıyoruz. Akor için basitçe 3 sesin aynı anda çalınmasıyla oluşur diyebiliriz. Konuya girmeden önce gamlardan ve aralıklardan biraz bahsetsek daha iyi olacak. Gam Nedir? 8 tane sesin art arda dizilmesinden oluşan seslerin topluluğu. Örnek: Do-re-mi-fa-sol-la-si-do (Do majör gamı) Aralıklar: Bir gamda 2 ses arasındaki uzaklığa aralık denir. mi-fa ve si-do sesleri arası yarım, diğer seslerin arası ise 1 aralıktır. Burada bizi ilgilendiren kısım 3' lü aralıklara geçelim: Majör 3'lü: 2 ses büyüklüğündeki aralıklara denir. Minör 3'lü: 1,5 ses büyüklüğündeki aralıklara denir. bemol (b): Sesleri yarım ses kalınlaştırır. Diyez (#): Sesleri yarım ses inceltir. Akor Kuruluşları: Şimdi bir majör akor oluşturalım. Majör akor formülü: majör 3' lü + minör 3' lü. Örneğin Do sesini ele alalım. Do sesi üzerine akor kuracağımız için akorun ismi Do majör olacaktır. Majör akor formülünü uygulayalım: Majör 3' lü: do-mi Minör 3' lü: mi-sol Do majör (C): Do-mi-sol Bir de minör akor oluşturalım. Minör akor formülü ise: minör 3' lü + majör 3' lü. Yine do sesini ele alalım. Do üzerine minör akor kuruyoruz: Minör 3' lü: do-mib Majör 3' lü: mib-sol Do minör (Cm): Do-mib-sol Dikkat ederseniz majör akorun yazılışında kök ses olduğu gibi yazılırken, minör akorda kök sesin yanına m harfi ekleniyor. İşimizi biraz basitleştirelim. C ve Cm akorlarını oluşturan seslere bakarsanız aradaki tek fark ortadaki ses. Minör akorda ortadaki ses yarım ses pesleşmiş (kalınlaşmış). Demek ki minör akor oluşturabilmek için majör akorun 1. ve 3. seslerini aynen yazıp ortadaki sesi yarım ses pesleştirmek yeterli. Şimdi do majör gamına bakalım: Do-re-mi-fa-sol-la-si-do. Biz bu gamdan akor oluşturabilmek için gamın 1. 3. ve 5. seslerini almışız. Demek ki majör akorları majör gamın 1. 3. ve 5. seslerini bularak oluşturabiliriz. Bir örnek de re majör (D) gamı üzerinde yapalım: re-mi-fa#-sol-la-si-do#-re. Buradan re majör akorumuzu oluşturalım: re-fa#-la. Re minör (Dm) akorumuzu da oluşturalım: re-fa-le. DERS Solfej Gitar Pimax A=La B=Si C=Do D=Re E=Mi F=Fa G=Sol Akor Nasıl Kurulur DERS GITAR PIMAX ALT UST VURUS A=LA B=SI C=DO D=RE E=MI F=FA G=SOL AKORLARDA GORURUZ ders, solfej, pimax, gitar, akor nedir, akor, nasıl kurulur, gitar dersi, aykut öğretmen
18 Jun 2013
937
Share Video

3:17
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen BLok flüt notası BOPSİTİLER DO Sİ LA FA SOL LA / Sİ LA SOL Mİ FA SOL LA SOL FA RE Mİ FA SOL RE Mİ SOLLL SOL SOL Mİ LA SOL SOL Mİİİİİ x 2 FA FA RE FA FA REE SOL SOL LA SOL FA Mİ RE DOOO Bopstiler Şarkı sözleri BOPSTİLER STİLER ASFALTTAN GEÇEMEZLER SEBEBİ SEBEBİ CEPLERİ DOLU LEBLEBİ BOPSTİLİN ŞAPKASI SANKİDE VAPUR BACASI SEBEBİ SEBEBİ CEPLERİ DOLU LEBLEBİ BOPSTİLİN KRAVATI SANKİDE VAPUR HALATI SEBEBİ SEBEBİ CEPLERİ DOLU LEBLEBİ BOPSTİLİN CEKETİ KOKUYOR BALIK ETİ SEBEBİ SEBEBİ CEPLERİ DOLU LEBLEBİ Orff nedir? Ritm; müzik, dans ve konuşmada doğası gereği varolan temel öğedir. Bu temel öğe üzerine kurulu bir “ dil ” olan Orff yöntemi; a) Ritm için vücut sesi ve jestler vurgulanarak, b) Enstrümanların en doğalı ve ilki olan “ses” kullanılarak, c) Her ölçü, şekil ve ses çeşitliliğine göre bütün davul türlerine büyük önem verilerek, d) Doğaçlamalara şekil veren öge olarak “ostinato” (tekrarlanan ritmik, sözlü veya söylenen biçim) kullanılarak doğmuştur. Orff Schulwerk çalışmalarının temeli müzik, konuşma, dans-hareket’in birleşiminden ortaya çıkacak yaratıcı gücün tetiklenmesidir. Bu gücün sonucunda ortaya çıkan ürünler ise süreç içerisinde çocukların kişilik gelişimine katkı sağladığı gibi sosyal ve iletişim becerilerini de geliştirmektedir. Yaratıcılığı doruk noktasına çıkaran çalışmalarda çocuklar tamamen doğaçlama hareket geliştirir, hiç bir sanatsal kaygı taşımadan çalgıları ve bedenlerini kullanarak spontan müzik yaparlar. Bu çalışmalarda çocukların yeteneklerinin olup olmadığı önemli değil, deneyim yaşadıkları süreç ve meydana getirdikleri ürün önemlidir. CARL ORFF KİMDİR? Carl ORFF (1895 – 1982) Alman Besteci ve Müzik Eğitimcisi Çoğumuz CARL ORFF'u besteci kimliğiyle ve yazmış olduğu en ünlü eseri Carmina Burana adlı oratoryosu ile tanırız. Eğitimci yönü ise, kendisinin geliştirdiği Orff Metodu ile karşımıza çıkar. ORFF YÖNTEMİ NEDİR? Ritm; müzik, dans ve konuşmada doğası gereği varolan temel öğedir. Bu temel öğe üzerine kurulu bir “ dil ” olan Orff yöntemi; a) Ritm için vücut sesi ve jestler vurgulanarak, b) Enstrümanların en doğalı ve ilki olan “ses” kullanılarak, c) Her ölçü, şekil ve ses çeşitliliğine göre bütün davul türlerine büyük önem verilerek, d) Doğaçlamalara şekil veren öge olarak “ostinato” (tekrarlanan ritmik, sözlü veya söylenen biçim) kullanılarak doğmuştur. Orff Metodu, çocuklara temel müzik eğitimi vermek için çocuğun alışık olduğu elemanları kullanarak tamamen doğal yolla öğrenmeyi teşvik eden, Carl ORFF tarafından geliştirilen bir metottur. Bu metodun en temel öğesi, dans, müzik, konuşma, dil, vücut, ve hareket birlikteliğidir. Bu temel öğeleri kullanarak, orff metodu uygulandığında, çocukta müzikal yönden gelişme sağlanır. Aynı zamanda bu gelişmeyle birlikte, çocukta öğrenme disiplini, grup sorumluluğu alma, başkaları ile çalışmayı öğrenme ve dikkat becerilerinin geliştirilmesi sağlanmaktadır.Taklit ve keşfetmenin, doğaçlama ve müzik yazarlığına yol açması ile aktif bir şekilde öğrenmeyi sağlar.Okuma ve yazmayı öğrenmeden önce çocuk konuşmayı öğrenir. ORFF ÇALGILARI Carl ORFF, tüm bunların yanında, çocuklara metodu uygularken, eğitimi daha eğlenceli hale getirmek amacıyla, kendi adını verdiği Orff enstrümanlarını kullanmıştır. Bu enstrümanlar : Çelik Üçgen Ritm Çubukları Zil Timpani Gong Ksilofon Metalofon Bango Marakas Kastanyet Tef Glockenspieller ve çeşitli büyüklükte davullar en çok bilinenleri arasındadır. ÖRNEK ETKİNLİK Amaca yönelik önceden hazırlanan bir hikaye : Hikayenin önemli noktaları öğretmen tarafından ders öncesinde belirlenir. Bu noktaların ifade edilebilir özellikte olması önemlidir. Örnek: gök gürültüsü, yağmur sesi, merdivendenhızla çıkan ya da inen bir çocuğun ayak sesleri, birşeyler yerken çıkardığımız sesler, sabah kalktığında kollarını iki yana açarak gerinen bir insanın çıkardığı ses, vb. Öğretmen tarafından org veya piyano ile sürdürülen bir ostinato kalıbı. Orff çalgıları sınıfın ortasına dağınık olarak yerleştirilir. Yapılacak çalışma çocuklara açıklanır. Hikaye öğretmen tarafından anlatılmaya başlanır. Belirlenen ostinato konuya göre öğretmen tarafından sürdürülür. Canlandırma ve uygulama anı geldiğinde öğretmen orgun-piyanonun başından kalkarak hikayenin kaldığı noktadaki durumu-olayı-sesi seçeceği çalgısıyla ifade etmesi için bir öğrencinin yanına ilerler ve omzuna dokunur. Öğrenci kalkar, çalgılara yönelir ve kendince uygun bulduğu Orff çalgısıyla düşüncesini hayata geçirir, canlan dırmasını yapar.Yapılan çalışmalarda çok farklı örneklere rastladığımız gibi bir olayı birçok öğrencinin aynı çalgıyı aynı şekilde kullandığı da dikkat çekici bir noktadır. Bu sırada diğer öğrenciler hikayeyi dinlerler ve uygulama yapan arkadaşlarını izlerler. Bu uygulama sırasında hikayenin resmi de yaptırılabilir. Tüm öğrenciler anlatılan masalı hayalinde canlandırır ve bunu kağıtlarına çizerler. Bu şekilde diğer öğrenciler de yaratıcılıklarını uygulama şansını resim yaparak gerçekleştirmiş olurlar. DERS Orff Bopstiler Anaokulu Çocuk Şarkısı ve Dans Figürleri Topkapı Doğa Koleji ders, orff, bopstiler, orff yaklaşımı, carl orff, aykut öğretmen, topkapı doğa koleji
19 Jun 2013
722
Share Video

1:19
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen PİYANO DERSİ IQ’YU YÜKSELTİYOR Nortwestern Üniversitesi’nde, “Müziğin Beyindeki Gelişime Etkisi” üzerine yapılan araştırmada, piyano çalmanın zeka gelişimindeki önemi ve IQ’yu arttırdığı tespit edildi. 45 öğrenciye, elektrotlar bağlanarak, müzik eğitimi verilmesi sonucunda verdikleri tepkiler izlendi ve bir yıl sonra müzik eğitimi alan enstrüman çalan çocukların IQ´larının diğerlerine nazaran çok daha yüksek bulunduğu saptandı. Aynı şekilde, Kaliforniyalı iki bilimadamının araştırmasına göre de, piyano eğitimi alan çocukların özellikle matematik ve fen dallarında çok daha başarılı oldukları zekalarının geliştiği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bu araştırmanın başında, Kaliforniya´daki Irvine Üniversitesi´nin Öğrenme ve Hafıza Nörobiolojisi Bölümü´nde görev alan fizikçi Gordon L. Shaw ile Wisconsin Üniversitesi´nden psikolog Frances H. Rauscher var. Shaw ve Rauscher, okul öncesi çocukların beyinlerinin tıpkı bir plastik gibi ve erken yaşlarda verilecek birtakım eğitimlerle şekillendirip beslemenin mümkün olduğunu açıklıyor. Piyano ise, özellikle beyin ve beden arasındaki bağlantıyı kurması, hem ruha hem de fiziğe etki etmesiyle bu yöntemin en etkili aracı. Shaw ve Rauscher´in araştırmasına göre, okul öncesi çocuklara piyano dersi vermek, çocukların fen ve matematikte üstün özellikler göstermelerinde gerekli olan zihinsel yapıyı olgunlaştırmanın en etkili yolu. Piyano dersi IQ’yu yüzde 46 geliştiriyor Uzun zamandır “Müziğin Zeka ile Bağlantısı” üzerine araştırmalar yürüten iki uzman Shaw ve Rauscher, "Küçük yaşta müzik dersleri almak ve özellikle bir enstrüman çalmak" üzerinde çalıştılar. Bunun için en popüler, en yaygın enstrüman olduğu ve o yaştaki çocukların daha kolay öğrenebileceklerinden ötürü piyanoyu seçtiler. Deneyler için de anaokuluna giden 78 çocuk seçildi. Bu arada üç - dört yaşlarındaki bu çocukların ailelerinin sosyo - ekonomik - kültürel yapılarının, gittikleri anaokullarının eşdeğer olmasına da dikkat edildi. Ve 78 çocuk dört gruba ayrıldı. Birinci gruba şan ve piyano dersi, ikinci gruba sadece şan dersi, üçüncü gruba bilgisayar dersi verilirken, dördüncü gruptakilere hiçbir şey öğretilmedi. Çocuklara haftada iki kez 15´er dakikalık piyano dersi verilerek, her çocuğun eşit süreyle ders almasına da dikkat edildi. Sekiz ay boyunca diğer gruplar da çalışmalara devam etmişler. Bu eğitimin ardından 78 çocuğa zekâ testi uygulandığında çıkan sonuç araştırmacılar için pek de sürpriz olmadı. Piyano grubundaki çocukların zekâsındaki artış diğer gruptakilerden oldukça yüksek çıkmış. Çocuklara deneyin başlangıcında zekâ testi uygulanmış, sekiz ayın sonunda diğer gruplardaki çocukların zekâlarında önemli bir gelişme kaydedilmezken, piyano dersi alan gruptakilerin IQ´larında yüzde 46´lık bir gelişme görülmüştür. Bütün çocuklar ölçüm için puzzle birleştirmek, gösterilen desenleri yapmak, geometrik şekilleri tanımak, nesnelerin doğru renklerini ve resimlerdeki hataları bulmak gibi 5 ayrı teste tabi tutulmuşlar. Dr. Shaw ve Dr. Rauscher’ın araştırmaları, piyano eğitiminin etkisinin ömür boyu süreceğini ifade ediyor. Deney üç - dört yaşlarındaki çocuklar üzerinde yapılmış olsa da, 12 yaşına kadar alınan piyano derslerinin etkili olacağını ekliyor bunu da şöyle açıklıyorlar: “Müzik de tıpkı matematik ya da satranç gibi yüksek beyin fonksiyonları gerektiren bir uğraş. Bu alanlar, aynı zamanda iyi gelişmiş ´spatial´ zekânın da temelini atıyor. Spatial zekâ, görsel dünyayı algılayabilme, nesnelerin görüntülerini zihinde oluşturabilme ve bunların farklılıklarını kavrama yetisine verilen ad." İki araştırmacı çocukların yoğrulmaya hazır beyinlerinin bağlantılar kurmak için şekil değiştirmeye müsait olduğunu anlatıyor. Dr. Rauscher."Piyano dersleri sinirleri eğiterek beynin korteksindeki algısal gelişmeyi sağlıyor" diyor. Yapılan pek çok bilimsel araştırma da bu iki bilimadamının söylediğini doğrular nitelikte. Biyologlar yeni doğmuş çocuğun beynindeki fazla sayıdaki hücrelerden bir kısmının sinirlerle birbirine bağlanmış hücre ağının dışında kaldığını söylüyorlar. Bebeklerde konuşmaları dinlemek, parlak renkli oyuncaklarla oynamak ve müzik dinlemek gibi durumlar bu sinirleri güçlendirerek çocukta zekâ gelişimini sağlıyor. Shaw ve Rauscher´in araştırmaları da zaten bu temele dayanıyor. İki bilimadamı piyano ya da diğer enstrümanların bu sinirsel bağlantıyı güçlendirdiğini ve çocuğun zekâsını yüzde 46 oranında arttırdığını ispatlıyor. Piyano çalanlar beynin sağ ve sol lobunu birlikte kullanıyor, hafıza gelişiyor Piyano çalmak, beynin büyük bir kısmını dolayısı ile hem sağ ve sol tarafını birlikte kullanmayı gerektiriyor. Uzmanların görüşüne göre beyindeki sol lob konuşma ve matematik, sağ lob ise sanatsal konularla, hayal kurmak, olayları kavrama gibi soyut kavramlarla ilgili, her iki lobun da birlikte çalışması insanların yaptıkları işte başarılı olmalarını, farklı fikirleri üretebilme becerisini geliştirmelerini sağlıyor. Ayrıca piyano çalmanın diğer enstrümanlardan farkı ise ince motor kontrolü gerektirmesi dolayısı ile çocukta parmak kontrolünün gelişmesini sağlaması açısından çok önemli .Yani piyano çalmak sanatsal bir hobi gibi görünse de çocuğun hem zeka hem de fiziksel gelişime büyük destek veriyor. Şegan İşler ders, müzik, piyano, org, nota, klavye, solfej, aykut öğretmen, solfej, nota bilgisi, akor
19 Jun 2013
979
Share Video

0:48
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET AYkut İlter Aykut Öğretmen Dİlara Mısır Piyano TOPKAPI DOĞA ORTA OKULU ÖĞRENCİ LİSTESİ KARŞILAMA MÜZİĞİ (DİNLETİ) İSİM SOY İSİM SINIF ENSTRUMAN ESER AYŞE İDİL TANATAR 7/D PİYANO YİRUMA : RİVER FLOWS İN YOU 2. ŞARKISINI SÖYLİYCEK DİLARA DURSUN 7/D PİYANO L. VAN BEETHOVEN : G MAJOR SONATIN L. VAN BEETHOVEN : ROMANZE YİĞİT KOÇAK 7/D GİTAR J.SEBASTIAN BACH : BOUREE DURU TÜRK 5/B PİYANO L. VAN BEETHOVEN : FUR ELISE TUNA DALGALARI DİLARA MISIR 5/B PİYANO GEORGES BIZET : CARMEN HABANERA Wolfgang Amadeus Mozart 40. SENFONİ Wolfgang Amadeus Mozart RONDO ALLA TURCA (TÜRK MARŞI) Petr Fedorovich Tchaikovsky FINDIK KIRAN BALESİ ders, müzik, piyano, dilara mısır, topkapı doğa koleji, aykut öğretmen
24 Jun 2013
583
Share Video

1:44
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Konservatuar ve giriş için bilgi. Tek Ses İki Ses Üç Ses Akor Melodi Ve Ritim Tekrarı Ses Eğitimi Temel Bilimler Müzikoloji Halk Oyunları Batı ve Türk Müziği MÜZİK : Programın Amacı Müzik eğitimi konservatuvarda verilmektedir. Konservatuvarların amacı klasik batı müziği, Türk sanat müziği ve Türk halk müziği alanında çalışacak sanatçıları yetiştirmek ve bu konuda araştırma yapmaktır. Konservatuvarların müzikle ilgili başlıca programları şunlardır: Müzikoloji Yaylı Çalgılar Temel Bilimler Nefesli Çalgılar ve Vurma Sazlar Kompozisyon Şeflik Ses Eğitimi Çalgı Yapım Şan-Opera Piyano-Harp Konservatuvarlarda ayrıca tiyatro, bale ve halk oyunları programları da bulunmaktadır. Programda Okutulan Belli Başlı Dersler Konservatuvarlarda eğitim süresi, hazırlık sınıfıyla beş yıldır. Hazırlık sınıfında başarılı olmayan öğrencinin okulla ilişkisi kesilir. Konservatuvarda armoni, form bilgisi, ses eğitimi, ritmi uygulaması, nota yazım bilgisi, solfej, partisyon bilgisi, enstrüman bilgisi, oda müziği, Türk sanat müziği, Klasik batı müziği ve Türk halk müziği, orkestra ve koro şefliği, müzik tarihi, diksiyon ve fonetik, şan ve eşlik, atölye ve teknoloji gibi dersler okutulur, şan opera programı, yaylı ve nefesli sazlar, piyano ve harp programlarında, beceri geliştirici uygulama ağırlıklı dersler verilir. Gereken Nitelikler Konservatuvara girebilmek için lise veya dengi okul mezunu olmak, ÖSS'de belirli bir puanın üzerinde puan almış olmak ve açılan yetenek sınavında başarılı olmak gerekir. Bu sınavda başarılı olmak için herşeyden önce üstün bir müzik yeteneğine sahip olmak gereklidir. Müzik alanında çalışacak kimselerin uzun ve yorucu çalışmalardan bıkmayacak kadar müziği sevmeleri, mesleklerinde başarılı olmalarının ön koşuludur. Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları ışler Konservatuvarı bitiren kimselere "Konservatuvar Diploması" verilir ve diplomada eğitim gördüğü alan belirtilir. Konservatuvar mezunları, Müzik İcracısı, "Kompozitör" veya "Şef" unvanı ile şan opera programını bitirenler "Korist" veya "Opera" Sanatçısı unvanı ile çalışırlar Çalışma Alanları Konservatuvar mezunları, başta Devlet Senfoni Orkestrası ve Devlet Opera ve Balesi olmak üzere çeşitli kültür kurumlarında, TRT'de görev alabilirler veya serbest çalışabilirler. Temel bilimler ve müzikoloji bölümünden mezun olanlar konservatuvarlarda öğretim elemanı olarak görev yapabilirler. ders, konservatuar, tek ses, çalışma, giriş sınavı, ritim, akor, Ders Tek Ses Çalışması Konservatuara Giriş ders,konservatuar,tek ses,çalışma,giriş sınavı,ritim,akor,ses eğitimi,aykut öğretmen,iki ses
2 Jul 2013
553
Share Video

4:54
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen Ders Melodi Tekrarı Çalışması Konservatuara Giriş Ses Duyuş Egzersizleri Piyano Eşliğinde Yapılmalı Konservatuar ve giriş için bilgi. Tek Ses İki Ses Üç Ses Akor Melodi Ve Ritim Tekrarı Ses Eğitimi Temel Bilimler Müzikoloji Halk Oyunları Batı ve Türk Müziği MÜZİK : Programın Amacı Müzik eğitimi konservatuvarda verilmektedir. Konservatuvarların amacı klasik batı müziği, Türk sanat müziği ve Türk halk müziği alanında çalışacak sanatçıları yetiştirmek ve bu konuda araştırma yapmaktır. Konservatuvarların müzikle ilgili başlıca programları şunlardır: Müzikoloji Yaylı Çalgılar Temel Bilimler Nefesli Çalgılar ve Vurma Sazlar Kompozisyon Şeflik Ses Eğitimi Çalgı Yapım Şan-Opera Piyano-Harp Konservatuvarlarda ayrıca tiyatro, bale ve halk oyunları programları da bulunmaktadır. Programda Okutulan Belli Başlı Dersler Konservatuvarlarda eğitim süresi, hazırlık sınıfıyla beş yıldır. Hazırlık sınıfında başarılı olmayan öğrencinin okulla ilişkisi kesilir. Konservatuvarda armoni, form bilgisi, ses eğitimi, ritmi uygulaması, nota yazım bilgisi, solfej, partisyon bilgisi, enstrüman bilgisi, oda müziği, Türk sanat müziği, Klasik batı müziği ve Türk halk müziği, orkestra ve koro şefliği, müzik tarihi, diksiyon ve fonetik, şan ve eşlik, atölye ve teknoloji gibi dersler okutulur, şan opera programı, yaylı ve nefesli sazlar, piyano ve harp programlarında, beceri geliştirici uygulama ağırlıklı dersler verilir. Gereken Nitelikler Konservatuvara girebilmek için lise veya dengi okul mezunu olmak, ÖSS'de belirli bir puanın üzerinde puan almış olmak ve açılan yetenek sınavında başarılı olmak gerekir. Bu sınavda başarılı olmak için herşeyden önce üstün bir müzik yeteneğine sahip olmak gereklidir. Müzik alanında çalışacak kimselerin uzun ve yorucu çalışmalardan bıkmayacak kadar müziği sevmeleri, mesleklerinde başarılı olmalarının ön koşuludur. Mezunların Kazandıkları Unvan ve Yaptıkları ışler Konservatuvarı bitiren kimselere "Konservatuvar Diploması" verilir ve diplomada eğitim gördüğü alan belirtilir. Konservatuvar mezunları, Müzik İcracısı, "Kompozitör" veya "Şef" unvanı ile şan opera programını bitirenler "Korist" veya "Opera" Sanatçısı unvanı ile çalışırlar Çalışma Alanları Konservatuvar mezunları, başta Devlet Senfoni Orkestrası ve Devlet Opera ve Balesi olmak üzere çeşitli kültür kurumlarında, TRT'de görev alabilirler veya serbest çalışabilirler. Temel bilimler ve müzikoloji bölümünden mezun olanlar konservatuvarlarda öğretim elemanı olarak görev yapabilirler. ders, konservatuar, tek ses, çalışma, giriş sınavı, ritim, akor, Ders Tek Ses Çalışması Konservatuara Giriş
2 Jul 2013
764
Share Video

4:06
Hem Öğren Hem Çocuğuna Öğret aykut İlter Aykut Öğretmen john paul young parcasi, strictly ballroom isimli filmin soundtrack parcasidir, sozleri soyledir: love is in the air everywhere i look around love is in the air every sight and every sound and i don't know if i'm being foolish don't know if i'm being wise but it's something that i must believe in and it's there when i look in your eyes love is in the air, in the whisper of the tree, love is in the air in thethunder of the sea, and i don't know if i'm just dreaming, don't know if i feel safe, but it's something that i must believe in and it's there when you call out my name love is in the air, love is in the air, oh, oh, oh, oh, uh, uh, uh, uh love is in the air, in the rising of the sun, love is in the air, when the day is nearly done, and i don't know if you are illusion, don't know if i see truth, but you are something that i must believe in, and you are there when i reach out for you love is in the air, love is in the air, oh, oh, oh, oh, uh, uh, uh, uh blok flüt, nota, akor, şarkı sözü, love is in the air, sond track, aykut öğretmen
11 Jul 2013
402
Share Video