Results for: boyu Search Results
Family Filter:
1:20
Rize (il) Vikipedi, özgür ansiklopedi Bu madde ya da bir kısmı, Vikipedi standartlarına uygun değildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir. Maddeyi Vikipedi standartlarına uygun biçimde düzenleyip, geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. NOT: Gerekli değişiklik yapılmadan bu şablon kaldırılmamalıdır. Bu madde Nisan 2011 tarihinden beri, düzenleme isteğiyle etiketlidir. Bu madde Rize il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Rize (anlam ayrım) sayfasına gidiniz. Rize ili İdarî Teşkilat 300px Vali: Seyfullah Hacımüftüoğlu İstatistikler Nüfus 319.569 [TÜİK] ― Şehir nüfusu 195.569 ― Köy nüfusu 124.000 Yüzölçümü 3.920 km² Genel bilgiler Bölge Karadeniz Bölgesi Alan kodu 0464 Valilik Web sitesi [*******www.rize.gov.tr/ T.C. Rize Valiliği Rize Rize ili, Türkiye'nin kuzeydoğusunda yeralan ve Karadeniz'e sahili olan bir il. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yeralan Rize'nin batısında Trabzon doğusunda Artvin,Güneybatısında Bayburt, güneyinde Erzurum illeri bulunur. Türkiye'nin en çok yağış alan ilidir. En önemli ürünü çay olan Rize'de kivi meyvesi yetiştiriciliği de başlamış durumdadır. Fakat kivi üretimi fazla olmadığı için ancak şehrin kendi ihtiyacını karşılar. Rize'de yaz mevsimi ılık geçer. Sonbahar ve kış mevsimleri ise yağışlı geçer. Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Rize, bölgenin en karakteristik özelliklerini gösterir. Anadolu'nun diğer bölgelerinden coğrafi yapısıyla olduğu gibi kültürel yapısı ile de ayrılır. Dik yamaçlı vadileri, zirvelere ulaşılabilir dağları, buzul gölleri, zümrüt yeşili yaylaları, tarihi kemer köprüleri ve kaleleri, coşkun akan dereleri ile çok özel bir turizm beldesidir. Osmanlı döneminde liman, nahiye ve kaza merkezi olarak önemini korumuştur. 1640 yılında buraya gelen Evliya Çelebi Rize’den şöyle söz etmiştir: “Trabzon’a bağlı deniz kıyısında bahçeli güzel bir yerdir”. Osmanlı döneminde Batum Kalesi muhafızı Tuzcuoğlu Memiş Ağa (1814-1817) ve Trabzon ağalarının isyanı (1835) gibi isyanlar olmuş ve bastırılmıştır. Rize XIX.yüzyılda önemli bir kaza merkezidir. Berlin Antlaşması ile (1878) Lazistan sancağının merkezi olan Batum Rusya’ya bırakılınca Rize Trabzon Vilayetine bağlı sancağın merkezi olmuştur. Konu başlıkları [gizle] 1 Yeryüzü Şekilleri 2 Jeolojik Özellikleri 3 İklim 4 Tarihçe 5 Yaylalar 6 Ulaşım 7 İlin milletvekilleri 8 Kardeş Şehirler 9 Kaynakça 10 Dış bağlantılar 11 Fotoğraflar Yeryüzü Şekilleri [değiştir] Doğu Karadeniz kıyı sıradağları yayının kuzey yamacında yer alan Rize toprakları genel ifade ile dağlık ve engebelidir. Rize ilinin ilçeleri Jeolojik Özellikleri [değiştir] Doğu Karadeniz dağlık sistemine dahil olan Rize arazisi esas itibariyle Paleozoik zaman (I.zaman) bir temel üzerinde ve Kretase’de (III.zaman ara devresi) başlayan büyük orojenezle (Dağ oluşumu) yüzeye çıkmış Granodiorit ve kertase flişlerinden ibaret olmakla birlikte yer yer Neojen depolarına da rastlanır. Bütün kıyı kesimi yüzeyde üst Kretase serisi volkanik örtü ve tüflerin fazlalığı ile dikkati çeker. Kıyıya yakın yamaçlarda ise Kretase sedimanları yaygın olmakla beraber, bu sedimanların üzeri yer yer Eosen fliş serileri tarafından örtülmüştür. Yüksek dağlık sahada ise daha çok magmatik elemanlar hakim durumdadır. Granit, andezit ve bazalt kütleleri yüksekliği 3000 m’yi aşan hemen her yerde hakim durumdadır. Yörede alüvyonlara, büyük akarsu vadilerinin denizden itibaren en çok 10 km’ye kadar olan kesimlerinde rastlanır. İklim [değiştir] Rize’de yazları serin, kışları ılıman ve her mevsimi yağışlı bir iklim görülür. Elli yıl boyunca yapılan rasat sonuçlarına göre Rize’nin yıllık sıcaklık ortalaması 14 °C'yi biraz geçer. Bu süre içinde kaydedilen en düşük sıcaklık -7 °C derece olup, en yüksek sıcaklık ise 38 C° derecedir. En soğuk ay olan Ocak ayının sıcaklık ortalaması 6,7 C° derece, en sıcak ay olan Temmuz ayının sıcaklık ortalaması ise 22,2 C° derecedir. Ocak minimum -5,6 C° derece, Temmuz maksimumunun 32,5 °C derece olduğu Rize’de yıllık sıcaklık salınımı 25,8 °C derecedir.Bu haliyle Rize, denizsel iklimlerin karakteristik özelliğini taşır. Rize’de aylık ortalama sıcaklık eğrisi bütün yıl 5 C° derecenin üzerinde seyretmekte olup, sadece 4 ayın sıcaklık ortalaması 10 °C derecenin altındadır ve Rize çok nemli bir şehirdir. Tarihçe [değiştir] Rize'nin tarihi öncesi hakkında bilgilerimiz sınırlıdır. Yöreye hakim olan orman dokusu nedeniyle, Rize'nin tarih çağları ile ilgili bilgilere ışık tutacak arkeolojik bulgular da bu güne kadar ortaya çıkarılamamıştır. Rize'nin tarihi ancak komşu illerin ve bölgelerin tarihleri ile bağlantılı olarak ele alınabilmiştir. Rize ilinin adı ile ilgili olarak değişik görüşler ileri sürülmüştür; Yunanca pirinç anlamına gelen Rhisos, Rumca'da "RIZA" olarak dağ eteği anlamında kullanılmıştır. Osmanlıca'da ise "RİZE" ufak kırıntı, döküntü anlamındadır. Ayrıca Erzincan'ın Sakalar dönemindeki "Eriza" olan adının başındaki "e" sesinin düşmesi ile adaş olarak Rize için de kullanıldığı ifade edilmektedir. Yaylalar [değiştir] Rize'nin iç kesimlerinde, zengin orman dokusu civarında yer alan yaylalarda mevcut altyapıyı kullanarak yapılabilecek fazla yatırım gerektirmeyen bir turizm çeşididir. Bu aktivite için gerekli potansiyel tüm yaylalarımızda mevcut olup, halen Ayder, Anzer, Çad, Elevit, Handüzü]] gibi yaylalarımızda yapılmaktadır. Rize’nin güneyindeki Kaçkar Dağları ile yüksek dağların eteklerinde birbiriyle bağlantılı birçok güzel yayla vardır. Bütün bu yaylalar yaz mevsiminde insanlarla dolup taşar. Olağanüstü güzellikteki bu yaylaların hemen hepsinde ot biçme şenlikleri yapılmaktadır. Bu şenliklere katılmak mümkün olduğu gibi yayla eteklerindeki yamaçlarda rehberlerle birlikte doğa yürüyüşü yapma imkânı da bulunmaktadır. Ulaşım [değiştir] Türkiye'nin her tarafından Rize’ye karayolu bağlantısı vardır. Doğu Karadeniz sahil şeridi üzerinde yer alan Rize’de ulaşım karayolu ve deniz yoluyla yapılmaktadır. Ulaşımda ağırlık karayolundadır. Demiryolu ağı ve hava limanı ilimizde mevcut değildir. Hava yolu ile ulaşım, Rize’ye en yakın il olan Trabzon havalimanından sağlanmaktadır. Batıda 76 km ile Trabzon'a, güneyde İkizdere ilçesi üzerinden 251 km ile Erzurum'a, doğuda ise 159 km. ile Artvin'e ve 109 km. ile de Sarp Sınır Kapısı’na kara yolu ile bağlantılıdır. Yıl boyu ülkenin her tarafına kolayca ulaşım olanağı mevcuttur. Ayrıca yaz aylarında İstanbul-Samsun-Trabzon bağlantılı feribot seferleri Rize'ye kadar uzanmaktadır. Bağımsız Devletler Topluluğundan gelen turistler için Rize-Batum, Rize-Tiflis arası otobüs seferleri yapılmaktadır. Doğu Karadeniz limanları içerisinde gelişmeye en müsait topoğrafik konumda olan liman, Rize limanıdır. Liman, konumu itibari ile karayolu hatlarına bağlı olup; Trabzon, Hopa, Rusya limanları ve İkizdere-Erzurum üzerinden İran bağlantısı ile Karadeniz Bölgesinin en kestirme transit yol merkezidir. İlin milletvekilleri [değiştir] Ana madde: Rize milletvekilleri Kardeş Şehirler [değiştir] Trabzon, Trabzon Artvin, Türkiye Ordu, Türkiye Samsun, Türkiye Kaynakça [değiştir] Dış bağlantılar [değiştir] Rize valiliği Rize Belediyesi Rize Üniversitesi Rize Emniyet Müdürlüğü Rize Sağlık İl Müdürlüğü Fotoğraflar [değiştir] Rize Rize Rize Rize Rize Rize Anzer yaylası [göster] g · t · dTürkiye'nin en üst düzey idari birimleri Sayfa kategorileri: Vikipedi düzenle Nisan 2011 Rize Oturum aç ya da yeni hesap edinMaddeTartışmaOkuDeğiştirGeçmişi gör Ana sayfa Hakkımızda İçindekiler Rastgele madde Seçkin içerik Katılım Bağış yapın Deneme tahtası İş birliği projesi Köy çeşmesi Son değişiklikler Topluluk portali Yardım Yazdır/dışa aktar Araçlar Diğer diller العربية Azərbaycanca Беларуская ‪Беларуская (тарашкевіца)‬ Български Brezhoneg Bosanski Qırımtatarca Česky Чӑвашла Deutsch Ελληνικά English Esperanto Español Euskara فارسی Suomi Français Magyar Հայերեն Bahasa Indonesia Italiano 日本語 ქართული Latina Latviešu Македонски Кырык мары Bahasa Melayu Nederlands Иронау Português Русский Svenska Kiswahili Тоҷикӣ Türkmençe ئۇيغۇرچە / Uyghurche‎ Українська O'zbek Tiếng Việt Winaray 中文 Bân-lâm-gú Bu sayfa son olarak 17:04, 3 Mayıs 2011 tarihinde güncellenmiştir. Metin Creative Commons Attribution/Share-Alike Lisansı altındadır; ek koşullar uygulanabilir. Ayrıntılar için Kullanım Koşullarına bakın. Gizlilik ilkesiVikipedi HakkındaSorumluluk Reddi Categories: Comedy Views: 19 Average Rating: 2.61 Added: 05-May-11
10 Jul 2011
611
Share Video

3:20
Hem Öğren Hem Çocuğuna Öğret Aykut İlter Aykut Öğretmen Nota Ve Siren Sesi Bayrak Törenleri İçin Kullanılacak Saygı duruşu bayrak törenisiren sesi boru istiklal marşı öncesi saygı müziği DERS Saygı Duruşu Marşı Nota Ve Siren Sesi Bayrak Törenleri İçin Kullanılacak MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI BAYRAK TÖRENLERİ YÖNERGESİ Tebliğler Dergisi : MART 2007/2594 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı; Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki resmî/özel örgün eğitim okul/kurumları ile şartları uygun olan yaygın eğitim kurumlarında Ulusal Bayram, resmî bayram, dinî bayram, genel tatil, yılbaşı tatili, Atatürk günleri, mahallî kurtuluş günleri; hafta tatili başında ve bitişinde, ders yılının açılış ve kapanışı ile 10 Kasım'da yapılan bayrak törenlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam MADDE 2 – (1) Bu Yönerge, Bakanlığa bağlı her derece ve türdeki resmî/özel örgün eğitim okul/kurumları ile şartları uygun olan yaygın eğitim kurumlarında Ulusal Bayram, resmî bayram, dinî bayram, genel tatil, yılbaşı tatili, Atatürk günleri, tarihî günler, mahallî kurtuluş günleri, hafta tatili başında ve bitişinde, ders yılının açılış ve kapanışı ile 10 Kasım'da yapılan bayrak törenlerinin uygulanışına ilişkin usul ve esaslarla görev, yetki ve sorumlulukları kapsar. Dayanak MADDE 3 - (1) Bu Yönerge, 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu, 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 1inci ve 2 nci maddesi, Türk Bayrağı Tüzüğünün 6, 8, 11, 15, 22, 23, 24, 26, 34 ve 35 inci maddeleri, 09/04/1982 tarih ve 17659 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anıtkabir Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Yönetmeliğin 42 nci maddesi, Mahallî Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihî Günlerde Yapılacak Törenler Yönetmeliği, Resmî Bayramlar ve Anma Günlerinde Anıtlara Konulacak Çelenklerin Hazırlanma, Taşınma ve Sunulması Hakkında Yönetmelik ile 1/10/1981 tarihli ve 17475 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ulusal ve Resmî Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği'nin 18 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 4- (1) Bu Yönergede geçen; a) Bakanlık: Millî Eğitim Bakanlığını, b) Ulusal Bayram: Cumhuriyet Bayramını, c) Resmî Bayram: Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı ile Zafer Bayramını, ç) Dinî Bayram: Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramını, d) Yılbaşı tatili: 1 Ocak günü yapılan tatili, e) 10 Kasım: Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikal ettiği 10 Kasım 1938 tarihini ve bu tarihin yıl dönümü olan 10 Kasım günlerini, f) Atatürk günleri: Atatürk'ün çeşitli nedenlerle il, ilçe ve diğer yerleşim birimlerine yaptığı gezilerin tarihlerinin yıl dönümü olan günleri, g) Tarihî günler: Millî tarihimizde önemli yeri bulunan günleri, ğ) Mahallî kurtuluş günü: Mahallîn kurtuluş tarihinin yıl dönümü olan günleri, h) Bayrak Töreni: Ulusal ve Resmî bayram, genel tatil, yılbaşı tatili, Atatürk günleri, tarihî günler, mahallî kurtuluş günleri, hafta tatili başında ve bitişinde, ders yılının açılış ve kapanışı ile 10 Kasım'da okul/kurumlarda İstiklal Marşı ile yapılan töreni, ı) Sabit bayrak direği: Bayrak çekmek için ahşap, demir veya benzeri metalden yapılmış, binanın en gösterişli yerine veya ön cephesindeki tören alanına, Atatürk Büstü'nün yanına dikilmiş, tepesinde makaralı sistem bulunan, binanın yüksekliği ile orantılı olan direği, i) Seyyar direkli Bayrak: Törenler için 250 cm ya da çekili Bayrak eninin iki katı uzunluğundaki ahşap, demir veya benzeri metal malzemeden yapılmış, tepesinde ay yıldızlı alem bulunan direkle taşınan, eni 150, boyu 225 cm olan Türk Bayrağını, j) Bayrağı selamlamak: Bayrağı direkten indirecek ve çekecek kişinin indirmeden önce ve çektikten sonra hazır ol duruşta başıyla selamlamasını; tören alanına getirilen ve götürülen seyyar direkli Bayrağı, törende yer alan kişilerin hazır ol duruşta başıyla takip etmesini, k) Bayrak taşıma grubu: Törenlerde nöbetçi öğretmen eşliğinde seyyar direkli Bayrağı getiren ve götüren üç öğrenciden oluşan grubu ifade eder. İKİNCİ BÖLÜM Görev ve Sorumluluklar Törenlerde görev ve sorumluluklar MADDE 5 - (1) Bayrak törenleri, okul/kurum müdürünün denetim ve gözetiminde müdür yardımcısı, beden eğitimi öğretmeni ve müzik öğretmeni ile diğer görevli öğretmenlerce hazırlanıp yürütülür. Birleştirilmiş sınıflı okullarda bayrak töreni müdür yetkili öğretmen tarafından yapılır: a) Törenlere; okul/kurum müdürü, müdür başyardımcısı, müdür yardımcıları, öğretmenler, öğrenciler ile tören alanında bulunan diğer görevliler kılık kıyafet yönetmeliğine uygun bir şekilde hazır ol duruşunda katılırlar. b) Törenlerde yapılan konuşmalar, İstiklal Marşı'nın söylenmesinden önce bitirilir. c) Okul müdürlüklerince bayrak törenleri için Bayrak Kanunu ile Bayrak Tüzüğünde belirtilen özelliklere uygun Bayrak bulundurulur. Bayraklar; yıpranmamış, rengi solmamış, temiz ve ütülenmiş olur. Tören alanında direğe çekilecek Bayrağın büyüklüğü, direk boyuna uygun orantıda olmalıdır. Gerektiğinde ses yayın cihazı da kurulur. ç) Törenlerde komutlar, beden eğitimi öğretmeni veya okul yönetimince görevlendirilen öğretmen tarafından verilir. d) İstiklal Marşı'nın ilk iki kıtası, varsa bando ya da usul ve makamına uygun olarak ses kayıt araçlarına kaydedilmiş sözlü/sözsüz müziği eşliğinde müzik öğretmeni veya müzik bilgisi ve yeteneği olan bir öğretmen yönetiminde; bunun mümkün olmadığı durumlarda ise müzik öğretmeni veya müzik bilgisi ve yeteneği olan bir öğretmen yönetiminde törende hazır bulunanlar tarafından yüksek sesle söylenir. e) Bayrak, İstiklal Marşı eşliğinde görevli öğrenci tarafından, hızlı bir şekilde direğe çekilir. (2) Okul veya kurumlarda bayrak törenleri gün batımından önce yapılır. Tek bayrak direği bulunan okul / kurumlarda bayrak töreni MADDE 6- (1) Bayrak töreni aşağıda belirtilen şekilde gerçekleştirilir: a) Öğrenciler ve diğer görevliler tören için yerini almadan bir süre önce direkte çekili bulunan Bayrak, cephesi Bayrağa dönük olarak duran iki öğrenci ve Bayrağı indirecek bir öğrenci tarafından hazır ol duruşta başla selamlandıktan sonra, nöbetçi öğretmen eşliğinde yavaş yavaş indirilir. b) İstiklal Marşı'nın ilk iki kıtası, beden eğitimi öğretmeni veya görevli öğretmenin “hazır ol” komutu ile birlikte varsa bando ya da usul ve makamına uygun olarak ses kayıt araçlarına kaydedilmiş sözlü/sözsüz müziği eşliğinde müzik öğretmeni veya müzik bilgisi ve yeteneği olan bir öğretmen yönetiminde, bunun mümkün olmadığı durumlarda ise müzik öğretmeni veya müzik bilgisi ve yeteneği olan bir öğretmen yönetiminde törende hazır bulunanlar tarafından yüksek sesle söylenir. c) Bayrak, İstiklal Marşı eşliğinde görevli öğrenci tarafından hızlı bir şekilde direğe çekilir. ç) Bayrağı çeken öğrenci, çekme işi tamamlandıktan sonra ipi sabitleyip direkten iki adım geriye uzaklaşarak ön cephesi Bayrağa dönük hazır ol duruşunda İstiklal Marşı'na katılır. d) Beden eğitimi veya görevli öğretmenin “rahat” komutu ile tören tamamlanır. (2) Törenlerde Bayrağın çekilme, indirilme ve taşınmasında son sınıftaki kız ve erkek öğrenciler sırayla görevlendirilir. (3) Okul/kurumlarda bayrak direği bulunması ve tören yapılabilmesi durumunda ayrıca seyyar direkli Bayrak kullanılmaz. İki bayrak direği bulunan okullarda bayrak töreni MADDE 7- (1) Okul binasının önünde iki bayrak direğinin bulunması durumunda; 6 ncı maddenin hükümleri uygulanır. Binanın cephesine veya Atatürk Büstü'ne göre sağ direkteki Bayrak sürekli çekili olarak bulundurulur. Seyyar direkli Bayrak ile yapılan bayrak töreni MADDE 8 - (1) Sabit bayrak direği veya direklerin bulunduğu tören alanında hava şartlarının uygun olmaması veya alanın yetersizliği durumunda bayrak törenleri; salon ve koridor gibi kapalı mekânların uygun olan bir alanında seyyar direkli Bayrak ile aşağıdaki şekilde yapılır. a) Bayrak, açılmış şekilde, ortadaki öğrencinin taşıma askısına takılı bulunur. Taşıyan öğrencinin sağ ve solunda birer öğrenci ile bu öğrencilerin sağ başındaki nöbetçi öğretmenden oluşan bayrak taşıma grubu, tören alanını görecek ve komutu duyacak bir konumda hazır bekler. b) Töreni yöneten beden eğitimi öğretmeni veya görevli öğretmenin, “hazır ol” komutu ile hazır ol duruşuna geçen gruplar, tören için getirilen Bayrağı başlarıyla ve gözleriyle takip eder. Bayrağı taşıyan öğrenci, grupların ön cephesinde gruba dönük şekilde yerini alır, diğer iki öğrenci ise seyyar direkli Bayrağın sağına ve soluna iki adım yana açılarak yüzü Bayrağa dönük hazır ol duruşuna geçer. Bayrak taşıma grubunun sağ başındaki öğretmen, törene katılan grubun önünde, cephesi Bayrağa dönük hazır ol duruşuna geçerken İstiklal Marşı'nı yönetecek öğretmen de yerini alır. c) İstiklal Marşı'nın ilk iki kıtası, beden eğitimi öğretmeni veya görevli öğretmenin “hazır ol” komutu ile birlikte varsa bando ya da usul ve makamına uygun olarak ses kayıt araçlarına kaydedilmiş sözlü/sözsüz müziği eşliğinde müzik öğretmeni veya müzik bilgisi ve yeteneği olan bir öğretmen yönetiminde, bunun mümkün olmadığı durumlarda ise müzik öğretmeni veya müzik bilgisi ve yeteneği olan bir öğretmen yönetiminde törende hazır bulunanlar tarafından yüksek sesle söylenir. ç) İstiklal Marşı'nın bitiminde seyyar direkli Bayrak, getirilişindeki düzen ve saygı ile tören alanından götürülürken hazır ol duruşunda bekleyen gruplar, Bayrağı başlarıyla ve gözleriyle takip eder. Bayrağın tören alanından çıkması ve “rahat” komutu ile tören tamamlanır. 10 Kasım'da yapılacak bayrak töreni MADDE 9 - (1) Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete intikal ettiği 10 Kasım günü yapılacak törende Bayrağı yarıya indirecek öğrenci ile direğin sağ ve solunda Bayrağa dönük olarak bulunan diğer iki öğrenci, Bayrak indirilmeden önce hazır ol duruşunda Bayrağı selamlar. (2) Törene katılanlar saat 9.05'te siren, komut veya boru sesi eşliğinde iki dakikalık saygı duruşunda bulunur. Varsa boru ile “ Ti “ işareti verilir. (3) Saygı duruşunun bitimi ile başlayan İstiklal Marşı eşliğinde direkte çekili bulunan Bayrak, İstiklal Marşı süresince ağır ağır yarıya kadar indirilir. İstiklal Marşı'nın bitimi, beden eğitimi öğretmeni veya görevli öğretmenin ‘rahat' komutu ile bayrak töreni tamamlanır. (4) Tören yapmak üzere ikinci direkte de çekili Bayrak varsa, diğer Bayrak ile birlikte aynı anda ağır ağır yarıya kadar indirilir. (5) Tam gün öğretim yapan okul/kurumlarda; hafta tatili başında ve dinî bayramların bir gün öncesine rastlayan 10 Kasım'da, gün batımından önce bayrak töreni yapılması gerekiyorsa yarıya indirilen Bayrak/Bayraklar yerinde bırakılır ve tören seyyar direkli Bayrak ile yapılır. (6) Saygı duruşu ile birlikte meşaleler yakılır. Müdür veya müdür yardımcısının denetim ve gözetiminde, ikişer kişilik öğrenci grupları tarafından tören süresince Atatürk Büstü'nün sağ ve sol yanında saygı nöbeti tutulur. (7) Okullarda saygı nöbeti; biri kız, diğeri erkek olmak üzere iki öğrenci tarafından tutulur. (8) 10 Kasım'da ulusal yas nedeniyle İstiklal Marşı eşliğinde direğin yarısına kadar indirilen Bayrak, gün batımında görevli kişi tarafından törensiz olarak tepeye çekilir. (9) Bayrağın yarıya indirileceği diğer hâller ve zamanlarda da bu maddenin 8 inci fıkra hükmü uygulanır. (10) Saygı duruşu süresi, 10 Kasım'da iki dakika, diğer törenlerde ise bir dakikadır. (11) Bayrağın sürekli çekili olmadığı yerlerde iki dakikalık saygı duruşunu takiben İstiklal Marşı eşliğinde Bayrak, hızlı bir şekilde direğe çekilir ve İstiklal Marşı'nın ikinci kıtasının söylenmesi süresince ağır ağır yarıya indirilir. İstiklal Marşı'nın bitimi ve tören yöneticisinin “rahat” komutu ile bayrak töreni tamamlanır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Çeşitli Hükümler Törenlerde kullanılacak Bayrağın katlanması ve saklanması MADDE 10 – (1) Çeşitli nedenlerle yıpranan, solan, yırtılan, ipi veya makarası kopan ve eskiyen Bayrakların değiştirilmesi için okul müdürünün odasında camlı bir dolap içerisinde beyaz örtüye sarılı Bayrak/Bayraklar bulundurulur. Bayrak, Türk Bayrağı Tüzüğünün ekinde yer alan Ek: 5 teki şekliyle önce eni yönünde ikiye, sonra tekrar ikiye, beyaz renkli kısım içte kalacak şekilde uçum ve uçkur kısmı ortada birleştirildikten sonra ikiye katlanır. Katlanmış Bayrağın her iki yüzünden de ay ve yıldızın hiçbir kısmı görülmez. (2) Bayrak, çeşitli nedenlerle değiştirilmesi gerekli durumlar ile ipin veya makaranın kopmasına sebep olabilecek rüzgâr, fırtına ve benzeri durumlarda kurum amirinin bilgisi dâhilinde geçici olarak indirilebilir. Belirli gün ve haftalarda bayrak töreni MADDE 11 - (1) Belirli gün ve haftalarda bayrak töreni, bu Yönergedeki hükümlere göre yapılır. Hüküm bulunmayan hâller MADDE 12– (1) Bu Yönergede hüküm bulunmayan hâllerde bayrak törenleri, diğer mevzuat hükümlerince okul müdürünün alacağı tedbirlerle gerçekleştirilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Yürürlük, Yürütme Yürürlük MADDE 13- (1) Bu Yönerge onaylandığı tarihte yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 14- (1) Bu Yönerge hükümlerini Millî Eğitim Bakanı yürütür.
6 May 2013
3132
Share Video

1:19
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen PİYANO DERSİ IQ’YU YÜKSELTİYOR Nortwestern Üniversitesi’nde, “Müziğin Beyindeki Gelişime Etkisi” üzerine yapılan araştırmada, piyano çalmanın zeka gelişimindeki önemi ve IQ’yu arttırdığı tespit edildi. 45 öğrenciye, elektrotlar bağlanarak, müzik eğitimi verilmesi sonucunda verdikleri tepkiler izlendi ve bir yıl sonra müzik eğitimi alan enstrüman çalan çocukların IQ´larının diğerlerine nazaran çok daha yüksek bulunduğu saptandı. Aynı şekilde, Kaliforniyalı iki bilimadamının araştırmasına göre de, piyano eğitimi alan çocukların özellikle matematik ve fen dallarında çok daha başarılı oldukları zekalarının geliştiği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bu araştırmanın başında, Kaliforniya´daki Irvine Üniversitesi´nin Öğrenme ve Hafıza Nörobiolojisi Bölümü´nde görev alan fizikçi Gordon L. Shaw ile Wisconsin Üniversitesi´nden psikolog Frances H. Rauscher var. Shaw ve Rauscher, okul öncesi çocukların beyinlerinin tıpkı bir plastik gibi ve erken yaşlarda verilecek birtakım eğitimlerle şekillendirip beslemenin mümkün olduğunu açıklıyor. Piyano ise, özellikle beyin ve beden arasındaki bağlantıyı kurması, hem ruha hem de fiziğe etki etmesiyle bu yöntemin en etkili aracı. Shaw ve Rauscher´in araştırmasına göre, okul öncesi çocuklara piyano dersi vermek, çocukların fen ve matematikte üstün özellikler göstermelerinde gerekli olan zihinsel yapıyı olgunlaştırmanın en etkili yolu. Piyano dersi IQ’yu yüzde 46 geliştiriyor Uzun zamandır “Müziğin Zeka ile Bağlantısı” üzerine araştırmalar yürüten iki uzman Shaw ve Rauscher, "Küçük yaşta müzik dersleri almak ve özellikle bir enstrüman çalmak" üzerinde çalıştılar. Bunun için en popüler, en yaygın enstrüman olduğu ve o yaştaki çocukların daha kolay öğrenebileceklerinden ötürü piyanoyu seçtiler. Deneyler için de anaokuluna giden 78 çocuk seçildi. Bu arada üç - dört yaşlarındaki bu çocukların ailelerinin sosyo - ekonomik - kültürel yapılarının, gittikleri anaokullarının eşdeğer olmasına da dikkat edildi. Ve 78 çocuk dört gruba ayrıldı. Birinci gruba şan ve piyano dersi, ikinci gruba sadece şan dersi, üçüncü gruba bilgisayar dersi verilirken, dördüncü gruptakilere hiçbir şey öğretilmedi. Çocuklara haftada iki kez 15´er dakikalık piyano dersi verilerek, her çocuğun eşit süreyle ders almasına da dikkat edildi. Sekiz ay boyunca diğer gruplar da çalışmalara devam etmişler. Bu eğitimin ardından 78 çocuğa zekâ testi uygulandığında çıkan sonuç araştırmacılar için pek de sürpriz olmadı. Piyano grubundaki çocukların zekâsındaki artış diğer gruptakilerden oldukça yüksek çıkmış. Çocuklara deneyin başlangıcında zekâ testi uygulanmış, sekiz ayın sonunda diğer gruplardaki çocukların zekâlarında önemli bir gelişme kaydedilmezken, piyano dersi alan gruptakilerin IQ´larında yüzde 46´lık bir gelişme görülmüştür. Bütün çocuklar ölçüm için puzzle birleştirmek, gösterilen desenleri yapmak, geometrik şekilleri tanımak, nesnelerin doğru renklerini ve resimlerdeki hataları bulmak gibi 5 ayrı teste tabi tutulmuşlar. Dr. Shaw ve Dr. Rauscher’ın araştırmaları, piyano eğitiminin etkisinin ömür boyu süreceğini ifade ediyor. Deney üç - dört yaşlarındaki çocuklar üzerinde yapılmış olsa da, 12 yaşına kadar alınan piyano derslerinin etkili olacağını ekliyor bunu da şöyle açıklıyorlar: “Müzik de tıpkı matematik ya da satranç gibi yüksek beyin fonksiyonları gerektiren bir uğraş. Bu alanlar, aynı zamanda iyi gelişmiş ´spatial´ zekânın da temelini atıyor. Spatial zekâ, görsel dünyayı algılayabilme, nesnelerin görüntülerini zihinde oluşturabilme ve bunların farklılıklarını kavrama yetisine verilen ad." İki araştırmacı çocukların yoğrulmaya hazır beyinlerinin bağlantılar kurmak için şekil değiştirmeye müsait olduğunu anlatıyor. Dr. Rauscher."Piyano dersleri sinirleri eğiterek beynin korteksindeki algısal gelişmeyi sağlıyor" diyor. Yapılan pek çok bilimsel araştırma da bu iki bilimadamının söylediğini doğrular nitelikte. Biyologlar yeni doğmuş çocuğun beynindeki fazla sayıdaki hücrelerden bir kısmının sinirlerle birbirine bağlanmış hücre ağının dışında kaldığını söylüyorlar. Bebeklerde konuşmaları dinlemek, parlak renkli oyuncaklarla oynamak ve müzik dinlemek gibi durumlar bu sinirleri güçlendirerek çocukta zekâ gelişimini sağlıyor. Shaw ve Rauscher´in araştırmaları da zaten bu temele dayanıyor. İki bilimadamı piyano ya da diğer enstrümanların bu sinirsel bağlantıyı güçlendirdiğini ve çocuğun zekâsını yüzde 46 oranında arttırdığını ispatlıyor. Piyano çalanlar beynin sağ ve sol lobunu birlikte kullanıyor, hafıza gelişiyor Piyano çalmak, beynin büyük bir kısmını dolayısı ile hem sağ ve sol tarafını birlikte kullanmayı gerektiriyor. Uzmanların görüşüne göre beyindeki sol lob konuşma ve matematik, sağ lob ise sanatsal konularla, hayal kurmak, olayları kavrama gibi soyut kavramlarla ilgili, her iki lobun da birlikte çalışması insanların yaptıkları işte başarılı olmalarını, farklı fikirleri üretebilme becerisini geliştirmelerini sağlıyor. Ayrıca piyano çalmanın diğer enstrümanlardan farkı ise ince motor kontrolü gerektirmesi dolayısı ile çocukta parmak kontrolünün gelişmesini sağlaması açısından çok önemli .Yani piyano çalmak sanatsal bir hobi gibi görünse de çocuğun hem zeka hem de fiziksel gelişime büyük destek veriyor. Şegan İşler ders, müzik, piyano, org, nota, klavye, solfej, aykut öğretmen, solfej, nota bilgisi, akor
19 Jun 2013
949
Share Video

13:06
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen PİYANO DERSİ IQ’YU YÜKSELTİYOR Nortwestern Üniversitesi’nde, “Müziğin Beyindeki Gelişime Etkisi” üzerine yapılan araştırmada, piyano çalmanın zeka gelişimindeki önemi ve IQ’yu arttırdığı tespit edildi. 45 öğrenciye, elektrotlar bağlanarak, müzik eğitimi verilmesi sonucunda verdikleri tepkiler izlendi ve bir yıl sonra müzik eğitimi alan enstrüman çalan çocukların IQ´larının diğerlerine nazaran çok daha yüksek bulunduğu saptandı. Aynı şekilde, Kaliforniyalı iki bilimadamının araştırmasına göre de, piyano eğitimi alan çocukların özellikle matematik ve fen dallarında çok daha başarılı oldukları zekalarının geliştiği bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Bu araştırmanın başında, Kaliforniya´daki Irvine Üniversitesi´nin Öğrenme ve Hafıza Nörobiolojisi Bölümü´nde görev alan fizikçi Gordon L. Shaw ile Wisconsin Üniversitesi´nden psikolog Frances H. Rauscher var. Shaw ve Rauscher, okul öncesi çocukların beyinlerinin tıpkı bir plastik gibi ve erken yaşlarda verilecek birtakım eğitimlerle şekillendirip beslemenin mümkün olduğunu açıklıyor. Piyano ise, özellikle beyin ve beden arasındaki bağlantıyı kurması, hem ruha hem de fiziğe etki etmesiyle bu yöntemin en etkili aracı. Shaw ve Rauscher´in araştırmasına göre, okul öncesi çocuklara piyano dersi vermek, çocukların fen ve matematikte üstün özellikler göstermelerinde gerekli olan zihinsel yapıyı olgunlaştırmanın en etkili yolu. Piyano dersi IQ’yu yüzde 46 geliştiriyor Uzun zamandır “Müziğin Zeka ile Bağlantısı” üzerine araştırmalar yürüten iki uzman Shaw ve Rauscher, "Küçük yaşta müzik dersleri almak ve özellikle bir enstrüman çalmak" üzerinde çalıştılar. Bunun için en popüler, en yaygın enstrüman olduğu ve o yaştaki çocukların daha kolay öğrenebileceklerinden ötürü piyanoyu seçtiler. Deneyler için de anaokuluna giden 78 çocuk seçildi. Bu arada üç - dört yaşlarındaki bu çocukların ailelerinin sosyo - ekonomik - kültürel yapılarının, gittikleri anaokullarının eşdeğer olmasına da dikkat edildi. Ve 78 çocuk dört gruba ayrıldı. Birinci gruba şan ve piyano dersi, ikinci gruba sadece şan dersi, üçüncü gruba bilgisayar dersi verilirken, dördüncü gruptakilere hiçbir şey öğretilmedi. Çocuklara haftada iki kez 15´er dakikalık piyano dersi verilerek, her çocuğun eşit süreyle ders almasına da dikkat edildi. Sekiz ay boyunca diğer gruplar da çalışmalara devam etmişler. Bu eğitimin ardından 78 çocuğa zekâ testi uygulandığında çıkan sonuç araştırmacılar için pek de sürpriz olmadı. Piyano grubundaki çocukların zekâsındaki artış diğer gruptakilerden oldukça yüksek çıkmış. Çocuklara deneyin başlangıcında zekâ testi uygulanmış, sekiz ayın sonunda diğer gruplardaki çocukların zekâlarında önemli bir gelişme kaydedilmezken, piyano dersi alan gruptakilerin IQ´larında yüzde 46´lık bir gelişme görülmüştür. Bütün çocuklar ölçüm için puzzle birleştirmek, gösterilen desenleri yapmak, geometrik şekilleri tanımak, nesnelerin doğru renklerini ve resimlerdeki hataları bulmak gibi 5 ayrı teste tabi tutulmuşlar. Dr. Shaw ve Dr. Rauscher’ın araştırmaları, piyano eğitiminin etkisinin ömür boyu süreceğini ifade ediyor. Deney üç - dört yaşlarındaki çocuklar üzerinde yapılmış olsa da, 12 yaşına kadar alınan piyano derslerinin etkili olacağını ekliyor bunu da şöyle açıklıyorlar: “Müzik de tıpkı matematik ya da satranç gibi yüksek beyin fonksiyonları gerektiren bir uğraş. Bu alanlar, aynı zamanda iyi gelişmiş ´spatial´ zekânın da temelini atıyor. Spatial zekâ, görsel dünyayı algılayabilme, nesnelerin görüntülerini zihinde oluşturabilme ve bunların farklılıklarını kavrama yetisine verilen ad." İki araştırmacı çocukların yoğrulmaya hazır beyinlerinin bağlantılar kurmak için şekil değiştirmeye müsait olduğunu anlatıyor. Dr. Rauscher."Piyano dersleri sinirleri eğiterek beynin korteksindeki algısal gelişmeyi sağlıyor" diyor. Yapılan pek çok bilimsel araştırma da bu iki bilimadamının söylediğini doğrular nitelikte. Biyologlar yeni doğmuş çocuğun beynindeki fazla sayıdaki hücrelerden bir kısmının sinirlerle birbirine bağlanmış hücre ağının dışında kaldığını söylüyorlar. Bebeklerde konuşmaları dinlemek, parlak renkli oyuncaklarla oynamak ve müzik dinlemek gibi durumlar bu sinirleri güçlendirerek çocukta zekâ gelişimini sağlıyor. Shaw ve Rauscher´in araştırmaları da zaten bu temele dayanıyor. İki bilimadamı piyano ya da diğer enstrümanların bu sinirsel bağlantıyı güçlendirdiğini ve çocuğun zekâsını yüzde 46 oranında arttırdığını ispatlıyor. Piyano çalanlar beynin sağ ve sol lobunu birlikte kullanıyor, hafıza gelişiyor Piyano çalmak, beynin büyük bir kısmını dolayısı ile hem sağ ve sol tarafını birlikte kullanmayı gerektiriyor. Uzmanların görüşüne göre beyindeki sol lob konuşma ve matematik, sağ lob ise sanatsal konularla, hayal kurmak, olayları kavrama gibi soyut kavramlarla ilgili, her iki lobun da birlikte çalışması insanların yaptıkları işte başarılı olmalarını, farklı fikirleri üretebilme becerisini geliştirmelerini sağlıyor. ders , müzik , piyano , org , nota , klavye , solfej , aykut öğretmen , solfej , nota bilgisi , Akor Nasıl Kurulur
19 Jun 2013
684
Share Video

1:35
Bir kişinin inançsız olmasında tuhaf hiçbir şey yok. Tuhaf olan dinci basının "Allah'ı DA yokmuş!" vurgusuyla Serra Yılmaz'ı hedefe almasının normal karşılanması (dinsizin sözlükteki ikinci anlamı "acımasız" olan bir toplumun zihninde de dinsiz diye nitelenen biri için hoş düşünceler oluşması beklenmez). Dinsizim diyenin boyu uzamıyor (ama dinsizliğin olumsuz algılandığı bir toplumda bunu milyonların önünde söylemek çok değerli), fakat siz ahlak anlayışınızın ne kadar sahte olduğunu benzeri kişileri sırf dinsiz oldukları için ahlaksız, acımasız, topluma zararlı insanlarmış göstererek defalarca kanıtlıyorsunuz.
13 May 2017
212
Share Video

1:35
Bir kişinin inançsız olmasında tuhaf hiçbir şey yok. Tuhaf olan dinci basının "Allah'ı DA yokmuş!" vurgusuyla Serra Yılmaz'ı hedefe almasının normal karşılanması (dinsizin sözlükteki ikinci anlamı "acımasız" olan bir toplumun zihninde de dinsiz diye nitelenen biri için hoş düşünceler oluşması beklenmez). Dinsizim diyenin boyu uzamıyor (ama dinsizliğin olumsuz algılandığı bir toplumda bunu milyonların önünde söylemek çok değerli), fakat siz ahlak anlayışınızın ne kadar sahte olduğunu benzeri kişileri sırf dinsiz oldukları için ahlaksız, acımasız, topluma zararlı insanlarmış göstererek defalarca kanıtlıyorsunuz.
14 Jul 2017
154
Share Video

1:35
Bir kişinin inançsız olmasında tuhaf hiçbir şey yok. Tuhaf olan dinci basının "Allah'ı DA yokmuş!" vurgusuyla Serra Yılmaz'ı hedefe almasının normal karşılanması (dinsizin sözlükteki ikinci anlamı "acımasız" olan bir toplumun zihninde de dinsiz diye nitelenen biri için hoş düşünceler oluşması beklenmez). Dinsizim diyenin boyu uzamıyor (ama dinsizliğin olumsuz algılandığı bir toplumda bunu milyonların önünde söylemek çok değerli), fakat siz ahlak anlayışınızın ne kadar sahte olduğunu benzeri kişileri sırf dinsiz oldukları için ahlaksız, acımasız, topluma zararlı insanlarmış göstererek defalarca kanıtlıyorsunuz.
22 Jul 2017
467
Share Video

1:35
Bir kişinin inançsız olmasında tuhaf hiçbir şey yok. Tuhaf olan dinci basının "Allah'ı DA yokmuş!" vurgusuyla Serra Yılmaz'ı hedefe almasının normal karşılanması (dinsizin sözlükteki ikinci anlamı "acımasız" olan bir toplumun zihninde de dinsiz diye nitelenen biri için hoş düşünceler oluşması beklenmez). Dinsizim diyenin boyu uzamıyor (ama dinsizliğin olumsuz algılandığı bir toplumda bunu milyonların önünde söylemek çok değerli), fakat siz ahlak anlayışınızın ne kadar sahte olduğunu benzeri kişileri sırf dinsiz oldukları için ahlaksız, acımasız, topluma zararlı insanlarmış göstererek defalarca kanıtlıyorsunuz.
2 Sep 2017
170
Share Video