Results for: evden-eve-nakliyat Search Results
Family Filter:
0:57
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
7 Sep 2010
384
Share Video

0:57
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
30 Aug 2010
226
Share Video

0:57
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
30 Aug 2010
202
Share Video

0:57
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
30 Aug 2010
206
Share Video

0:57
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
30 Aug 2010
289
Share Video

1:02
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
30 Aug 2010
242
Share Video

1:01
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
30 Aug 2010
192
Share Video

0:57
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
30 Aug 2010
254
Share Video

0:57
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
31 Aug 2010
410
Share Video

0:57
AKÇAKALE Trabzon’un 18 km batısında bulunan Akçakale’de denize hâkim bir terasta ilçeye ismini veren kale yer almaktadır. Kalenin 1297-1330 yılları arasında İmparator Aleksios11 tarafından Selçuklulara korunmak amacıyla yaptırıldığı sanılmaktadır. Trabzon’un fethinden sonra Kale yedi yıl daha savunulmuş ve sonra Fatih Sultan Mehmed’in komutanlarından Mahmut Paşa tarafından ele geçirilmiştir. Kuşatma sonunda şehit düşen Mahmut Paşa da kaleye gömülmüştür. Osmanlı döneminde onarım geçiren ve bazı yeni ilavelerle genişletilen kale önemli bir askeri üs olma özelliğini yüzyılımızın başlarına kadar korunmuştur. Moloz ve kesme taştan yapılan kalenin birçok bölümü yıkılmış olmasına rağmen yinede orijinal görünümünden pek fazla uzaklaşmamıştır. Ancak katlar arasının ahşap oluşu bu bölümlerin günümüze ulaşmasını engellemiştir. TRABZON KALESİ Büyük bir bölümü ayakta kalan surlar şehrin eski yapılarını oluştururlar. Bugünkü surların en eski bölümü Roma devrine MS 5. yüzyıla tarihlenmektedir. Surların daha eski safhaları hakkında tarihi kaynaklar bilgi verirler. MÖ. 5. yüzyılda şehri gören Kesenefon surların varlığından sözetmektedir. Trabzon surları Yukarı Hisar, İçkale, Orta Hisar ve Aşağı Hisar olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır. Yukarı Hisar ile Orta Hisar, Kuzgun Dere ile İmaret (İskeleboz ) deresi arasındaki yüksek kaya kitlesi üzerine kurulmuştur. Bu bölüm kalenin en eski bölümünü meydana getirmekte ve kaba olarak bir yamuğa benzemektedir. Şehrin adı bu Trapez-Trabezus yamuk şeklinden gelmektedir. CEPHANELİK İreni ve Fatih kulesi olarak bilinen yapının Yıldız Sarayı albümlerindeki resminin altında H.1305 yılında yaptırıldığı yazılıdır. Kapısı üzerinde II.Abdülhamit tuğrası ve kitabe de bunu doğrular. Cephaneliğin 1887 yılında yaptırıldığı kesin olarak anlaşılmaktadır. Yaklaşık 25-40 m. çapında iç içe dairevi iki bölümden oluşmaktadır. İç bölüm dört, dış bölüm ise üç katlıydı. İç ve dış yapılarda oval kemerli üçer adet pencere bulunmaktadır. Yüksek bir koruma duvarı içine alınmış olup batı yakınında ise karakol hanesi vardı. 1916-1918 Rus işgali sırasında mühimmat deposu olarak kullanılmış ve 9 Temmuz 1919′da bir patlamayla örtüsü yıkılmıştır. Günümüzde özel sektör tarafından aslına uygun olarak restore edilmektedir.
11 Sep 2010
233
Share Video

0:57
Kökenbilim [değiştir] Erzurum isminin açıklaması şöyledir: Şehir, Selçuklu Sultanlarının bölgeye gelmeşiyle Anadoluda ilk ele geçirdikleri yerlerden biri olmuştur. O dönemde Anadolu, Romalıların (Rum) ülkesi olarak bilindiğinden Selçuklular bu şehrin adını Arapçadaki karşılığı "Arz-u Rûm" yani "Rum Toprağı" olarak isimlendirmişlerdir.[2]. Tarihçe [değiştir] Doğu Anadolu'nun En büyük kenti olan Erzurum'un M.Ö. 4900 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Erzurum'u da içine alan bölge tarih boyunca Urartu'lar, Kimmerler, İskitler, Medler, Persler, Partlar, Romalı'lar, Sasaniler, Araplar, Selçuklular, Bizanslılar, Moğollar, İlhanlılar ve Safaviler gibi çok çeşitli kavim ve milletler tarafından idare edilmiştir. 1514 yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1923 yılına kadar bu topraklarda hüküm sürmüşlerdir. Milli mücadele, milli birlik ve bağımsızlık hareketinin temelinin atıldığı Kongre 23 Temmuz 1919 da Erzurum'da toplamıştır. Erzurum'un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II. Theodosius'a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis'ti ve şimdiki Erzurum'un yerinde kurulmuştu. 4. yüzyıl sonuna doğru Roma İmparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios'un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur. Urfalı Mateos'a göre bu şehir Garin mıntıkasında, Fırat'ın kaynağına yakın bir yerde (Belazurî) bulunuyordu. Bölgeye hakim olan Ermenyakos'un ölümü üzerine, yerine geçen Kali adlı karısı tarafından kurulduğu için Araplarda Kalikala (Kali'nin ihsanı) adını vermişlerdir. Belazuri Kalîkala'yı dördüncü Ermeniyye şehirleri arasında sayar ve Ermeniyye şehirlerinden biri olarak kabul eder. 10. yüzyıl İslam coğrafyacıları Kalikala şehri hakkında bize malumat vererek, doğuda ev eşyasının en önemlisi sayılan Kali'nin (halının) burada yapıldığını ve adını bu şehirden almış olduğunu kaydetmektedirler. Hudud Alalam'ın yazarı bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğunu ve her taraftan gelen gazilerin burayı nöbet tutarak koruduklarını ve şehirde tüccarların çok olduğunu bildirmektedir. Tarih Öncesi Çağlar [değiştir] Erzurum ve çevresi özellikle son Kalkolitik ve Eski Tunç Çağı'ndan itibaren yoğun iskana ve siyasi olaylara tanık olmuştur. Bunun sebebi en eski çağlardan beri önemli ticari ve askeri yolların kavşak noktasında yer almaşı, zengin akarsu ağım bünyesinde bulundurması ve doğal savunma zeminine sahip olmasıdır. Çevredeki sert iklim şartlarına rağmen dağ silsileleri ve akarsu boylarındaki verimli ovalar tarıma ve bilhassa hayvancılığa uygun bir ortam oluşturmuştur. Karaz, Pulur ve Güzelova kazılarının tanıklığında, yaklaşık altı bin yıldan beri çevredeki yaşama biçiminin devam ettiği söylenebilir. Bölgede M.Ö. 4. binden itibaren çok kuvvetli bir kültür birliğinin olduğu da ortaya çıkmıştır. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı [değiştir] Erzurum, I. Dünya Savaşı'nda bir cephedir. Nüfus [değiştir] Türkiye'nin 14. büyük kenti olan Erzurum büyükşehir statüsüne kavuştuktan sonra Merkez ilçe 2008 yılında 5747 sayılı kanun ile Palandöken,Aziziye ve Yakutiye olmak üzere 3 ilçeye ayrılmış,yine aynı kanun ile daha önce ilçe olan Ilıca'nın ismi Aziziye olarak değiştirilmiş ve Büyükşehir Belediyesine bağlanmıştır. Yıllara göre merkez nüfus veriler 2010 551.559 2009 549.551 2000 402.588 1990 362.501 1980 242.881 1970 140.548 1960 100.056 1955 85.763 1950 59.057 1945 50.091 1940 47.916 1935 33.425 1927 31.771 Şehirdeki Büyük Semtler [değiştir] * Yenişehir * Yıldızkent * Şükrüpaşa * Dadaşkent * Mumcu * Gürcükapı * Tebrizkapı * Gez * Ilıca * Yunusemre * Dadaşköy * Dumlu * Sanayii * Hilalkent Turizm [değiştir] Erzurum'da kış turizmi gelişmiştir. Şehrin en önemli turizm kaynağı Çifte Minareli Medrese ve merkeze üç kilometre uzaklıktaki Palandöken Dağı'dır. Palandöken Dağı 2011'de Üniversite Oyunları'na ev sahipliği yapacaktır. Alış-Veriş Merkezleri [değiştir] * Redevco Erzurum * Kervansaray * Erzurum Galeria * Meral Gezilecek Yerler [değiştir] * Taşmağazalar * Cumhuriyet * Atapark * Hasankale Kaplıcaları * Ilıca Kaplıcaları * Palandöken * Tortum Şelalesi * Abdurrahman Gazi Türbesi * Havuzbaşı * Ayazpaşa ve diğer mesire alanları... Coğrafi Özellikleri [değiştir] Erzurum'un Bir Bölümü Karadeniz Bölgesindedir,Diğer Bir Bölümü ise Doğu Anadolu Bölgesin'de yer almaktadır. Anadolu'da deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki tek büyük yerleşim yeri olan Erzurum yüksek bir yaylanın güney batı bölümünde yer alır. Yerleşme alanı yer yer 2000 metreye kadar yükselen bir ova üzerinde bulunur. Bölge kuzeyde Dumlu, güneyde Palandöken dağları ile çevrilmiştir. Buradan geçen İpek Yolu ve verimli ovaları bölgenin tarih boyunca yerleşme alanı olarak seçilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu arada yer yer şiddetli depremlere maruz kalan şehir ve çevresi önemli ölçüde zarar görmüştür. Erzurum Merkez'de Bulunan Bazı Tarihi Eserler [değiştir] * Çifte Minareli Medrese * Orhan Gazi Camii * Lala Mustafa Paşa Camii * Murat Paşa Camii * Rüstem Paşa Kervansarayı * Ulu Camii , Atabey Camii * İbrahim Paşa Camii * Erzurum Kalesi * Yakutiye Medresesi * Tarihi Erzurum Evleri Kültür ve Sanat [değiştir] Şehirde bir çok kültürel faaliyet imkânı bulunmaktadır. Erzurum Devlet Tiyatrosu birçok oyun sergilemektedir. Şehirde 3 sinema salonu bulunmaktadır. İhsan Doğramacı Vakfı Özel Bilkent Erzurum Laboratuvar Lisesi her ay Bilkent Senfoni Orkestrası'nın konserlerine ev sahipliği yapmaktadır. Medya [değiştir] * Dadaş Hançer Barı ve Koçeri Bar Oyunu * Universiade Erzurum 2011 Tanıtım Videosu * Erzurum'dan Gelen Ses - Belgesel * Erzurum Tanıtım Filmi * Erzurum kültür sitesi Kaynakça [değiştir] Broom icon.svg Bu maddede belirtilen kaynaklar ((cite web)), ((dergi belirt)), ((ansiklopedi belirt)), ((gazete belirt)), ((kitap belirt)) ya da ((kaynak viki)) şablonlarına göre düzenlenmeli. Gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra bu şablon kaldırılmalıdır. 1. ^ *******report.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2=&report=buyukbelediye.RDF&p_il1=25&p_kod=2&p_yil=2009&p_dil=1&desformat=html&ENVID=adnksdb2Env 2. ^ *******looklex****/e.o/erzurum.htm Dış bağlantılar [değiştir] * Erzurum resmi sitesi * Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Erzurum Haritası Erzurum merkez belde ve köyleri Türk Bayrağı İl: Erzurum ● İlçe: Erzurum Beldeler: Dadaşkent Köyler: Adaçay • Akdağ • Aktoprak • Alibezirgan • Altınbulak • Altıntepe • Arıbahçe • Aşağıyenice • Aziziye • Börekli • Çayırca • Çayırtepe • Çeperli • Çiftlikköy • Değirmenler • Dereboğaz • Gökçeyamaç • Güllüköy • Gülpınar • Güngörmez • Güzelova • Güzelyayla • Güzelyurt • Hancığaz • Karagöbek • Kırkgöze • Kırmızıtaş • Konaklı • Kösemehmet • Köşkköy • Kümbet • Muratgeldi • Mülkköy • Nenehatun • Ortadüzü • Özbek • Sakalıkesik • Sığırlı • Soğucak • Söğütyanı • Şehitler • Şenyurt • Taşlıgüney • Tekederesi • Tepeköy • Tınazlı • Toparlak • Tuzcu • Umudum • Uzunahmet • Uzunyayla • Yağmurcuk • Yarımca • Yazıpınar • Yerlisu • Yeşildere • Yeşilova • Yeşilyayla • Yıkılgan • Yolgeçti • Yukarıyenice Bu madde Erzurum il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Erzurum (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz. Flag of Turkey.svg Erzurum ili Erzurum ilinin konumu İdarî Teşkilat Erzurum districts.png Vali: Sami Bulut İstatistikler Nüfus 810.258 (ADNKS-2010)[1] Yüzölçümü 25.248 km² Nüfus yoğunluğu 45.40 kişi/km² Genel bilgiler Bölge [[Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi Bölgesi]] Alan kodu 0442 Valilik Web sitesi Erzurum Valiliği Erzurum ili, Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir ildir. İlin kuzeyinde Rize ve Artvin, Kuzeydoğusunda Ardahan, batısında Bayburt ve Erzincan, doğusunda Kars ve Ağrı, güneyinde Bingöl ve Muş bulunmaktadır. Kış turizmi ve üniversiteler arası kış oyunlarının adresi olup aynı zamanda 2011 Universiad Dünya Kış Olimpiyatları'na hazırlanmaktadır. Erzurum Türkiye'nin en çok güneş gören illerinden biri olmasına rağmen en soğuk illerindendir. Çünkü, Erzurum'un rakımının fazla olması ver kar yağışının yoğun olması güneş ışınlarının uzaya tekrar ger
11 Sep 2010
670
Share Video

0:57
Kökenbilim [değiştir] Erzurum isminin açıklaması şöyledir: Şehir, Selçuklu Sultanlarının bölgeye gelmeşiyle Anadoluda ilk ele geçirdikleri yerlerden biri olmuştur. O dönemde Anadolu, Romalıların (Rum) ülkesi olarak bilindiğinden Selçuklular bu şehrin adını Arapçadaki karşılığı "Arz-u Rûm" yani "Rum Toprağı" olarak isimlendirmişlerdir.[2]. Tarihçe [değiştir] Doğu Anadolu'nun En büyük kenti olan Erzurum'un M.Ö. 4900 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Erzurum'u da içine alan bölge tarih boyunca Urartu'lar, Kimmerler, İskitler, Medler, Persler, Partlar, Romalı'lar, Sasaniler, Araplar, Selçuklular, Bizanslılar, Moğollar, İlhanlılar ve Safaviler gibi çok çeşitli kavim ve milletler tarafından idare edilmiştir. 1514 yılında şehir ve çevresini fetheden Osmanlılar, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu 1923 yılına kadar bu topraklarda hüküm sürmüşlerdir. Milli mücadele, milli birlik ve bağımsızlık hareketinin temelinin atıldığı Kongre 23 Temmuz 1919 da Erzurum'da toplamıştır. Erzurum'un bilinen ilk adı Doğu Roma (Bizans) İmparatoru II. Theodosius'a (408-450) izafe edilen Theodosiopolis'ti ve şimdiki Erzurum'un yerinde kurulmuştu. 4. yüzyıl sonuna doğru Roma İmparatorluğu sınırları içine alınmış ve 415 tarihinde Theodosios'un emriyle Şark Orduları Kumandanı Anatolius tarafından kurulmuştur. Urfalı Mateos'a göre bu şehir Garin mıntıkasında, Fırat'ın kaynağına yakın bir yerde (Belazurî) bulunuyordu. Bölgeye hakim olan Ermenyakos'un ölümü üzerine, yerine geçen Kali adlı karısı tarafından kurulduğu için Araplarda Kalikala (Kali'nin ihsanı) adını vermişlerdir. Belazuri Kalîkala'yı dördüncü Ermeniyye şehirleri arasında sayar ve Ermeniyye şehirlerinden biri olarak kabul eder. 10. yüzyıl İslam coğrafyacıları Kalikala şehri hakkında bize malumat vererek, doğuda ev eşyasının en önemlisi sayılan Kali'nin (halının) burada yapıldığını ve adını bu şehirden almış olduğunu kaydetmektedirler. Hudud Alalam'ın yazarı bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğunu ve her taraftan gelen gazilerin burayı nöbet tutarak koruduklarını ve şehirde tüccarların çok olduğunu bildirmektedir. Tarih Öncesi Çağlar [değiştir] Erzurum ve çevresi özellikle son Kalkolitik ve Eski Tunç Çağı'ndan itibaren yoğun iskana ve siyasi olaylara tanık olmuştur. Bunun sebebi en eski çağlardan beri önemli ticari ve askeri yolların kavşak noktasında yer almaşı, zengin akarsu ağım bünyesinde bulundurması ve doğal savunma zeminine sahip olmasıdır. Çevredeki sert iklim şartlarına rağmen dağ silsileleri ve akarsu boylarındaki verimli ovalar tarıma ve bilhassa hayvancılığa uygun bir ortam oluşturmuştur. Karaz, Pulur ve Güzelova kazılarının tanıklığında, yaklaşık altı bin yıldan beri çevredeki yaşama biçiminin devam ettiği söylenebilir. Bölgede M.Ö. 4. binden itibaren çok kuvvetli bir kültür birliğinin olduğu da ortaya çıkmıştır. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı [değiştir] Erzurum, I. Dünya Savaşı'nda bir cephedir. Nüfus [değiştir] Türkiye'nin 14. büyük kenti olan Erzurum büyükşehir statüsüne kavuştuktan sonra Merkez ilçe 2008 yılında 5747 sayılı kanun ile Palandöken,Aziziye ve Yakutiye olmak üzere 3 ilçeye ayrılmış,yine aynı kanun ile daha önce ilçe olan Ilıca'nın ismi Aziziye olarak değiştirilmiş ve Büyükşehir Belediyesine bağlanmıştır. Yıllara göre merkez nüfus veriler 2010 551.559 2009 549.551 2000 402.588 1990 362.501 1980 242.881 1970 140.548 1960 100.056 1955 85.763 1950 59.057 1945 50.091 1940 47.916 1935 33.425 1927 31.771 Şehirdeki Büyük Semtler [değiştir] * Yenişehir * Yıldızkent * Şükrüpaşa * Dadaşkent * Mumcu * Gürcükapı * Tebrizkapı * Gez * Ilıca * Yunusemre * Dadaşköy * Dumlu * Sanayii * Hilalkent Turizm [değiştir] Erzurum'da kış turizmi gelişmiştir. Şehrin en önemli turizm kaynağı Çifte Minareli Medrese ve merkeze üç kilometre uzaklıktaki Palandöken Dağı'dır. Palandöken Dağı 2011'de Üniversite Oyunları'na ev sahipliği yapacaktır. Alış-Veriş Merkezleri [değiştir] * Redevco Erzurum * Kervansaray * Erzurum Galeria * Meral Gezilecek Yerler [değiştir] * Taşmağazalar * Cumhuriyet * Atapark * Hasankale Kaplıcaları * Ilıca Kaplıcaları * Palandöken * Tortum Şelalesi * Abdurrahman Gazi Türbesi * Havuzbaşı * Ayazpaşa ve diğer mesire alanları... Coğrafi Özellikleri [değiştir] Erzurum'un Bir Bölümü Karadeniz Bölgesindedir,Diğer Bir Bölümü ise Doğu Anadolu Bölgesin'de yer almaktadır. Anadolu'da deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki tek büyük yerleşim yeri olan Erzurum yüksek bir yaylanın güney batı bölümünde yer alır. Yerleşme alanı yer yer 2000 metreye kadar yükselen bir ova üzerinde bulunur. Bölge kuzeyde Dumlu, güneyde Palandöken dağları ile çevrilmiştir. Buradan geçen İpek Yolu ve verimli ovaları bölgenin tarih boyunca yerleşme alanı olarak seçilmesinde önemli rol oynamıştır. Bu arada yer yer şiddetli depremlere maruz kalan şehir ve çevresi önemli ölçüde zarar görmüştür. Erzurum Merkez'de Bulunan Bazı Tarihi Eserler [değiştir] * Çifte Minareli Medrese * Orhan Gazi Camii * Lala Mustafa Paşa Camii * Murat Paşa Camii * Rüstem Paşa Kervansarayı * Ulu Camii , Atabey Camii * İbrahim Paşa Camii * Erzurum Kalesi * Yakutiye Medresesi * Tarihi Erzurum Evleri Kültür ve Sanat [değiştir] Şehirde bir çok kültürel faaliyet imkânı bulunmaktadır. Erzurum Devlet Tiyatrosu birçok oyun sergilemektedir. Şehirde 3 sinema salonu bulunmaktadır. İhsan Doğramacı Vakfı Özel Bilkent Erzurum Laboratuvar Lisesi her ay Bilkent Senfoni Orkestrası'nın konserlerine ev sahipliği yapmaktadır. Medya [değiştir] * Dadaş Hançer Barı ve Koçeri Bar Oyunu * Universiade Erzurum 2011 Tanıtım Videosu * Erzurum'dan Gelen Ses - Belgesel * Erzurum Tanıtım Filmi * Erzurum kültür sitesi Kaynakça [değiştir] Broom icon.svg Bu maddede belirtilen kaynaklar ((cite web)), ((dergi belirt)), ((ansiklopedi belirt)), ((gazete belirt)), ((kitap belirt)) ya da ((kaynak viki)) şablonlarına göre düzenlenmeli. Gerekli düzenlemeler yapıldıktan sonra bu şablon kaldırılmalıdır. 1. ^ *******report.tuik.gov.tr/reports/rwservlet?adnksdb2=&report=buyukbelediye.RDF&p_il1=25&p_kod=2&p_yil=2009&p_dil=1&desformat=html&ENVID=adnksdb2Env 2. ^ *******looklex****/e.o/erzurum.htm Dış bağlantılar [değiştir] * Erzurum resmi sitesi * Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Erzurum Haritası Erzurum merkez belde ve köyleri Türk Bayrağı İl: Erzurum ● İlçe: Erzurum Beldeler: Dadaşkent Köyler: Adaçay • Akdağ • Aktoprak • Alibezirgan • Altınbulak • Altıntepe • Arıbahçe • Aşağıyenice • Aziziye • Börekli • Çayırca • Çayırtepe • Çeperli • Çiftlikköy • Değirmenler • Dereboğaz • Gökçeyamaç • Güllüköy • Gülpınar • Güngörmez • Güzelova • Güzelyayla • Güzelyurt • Hancığaz • Karagöbek • Kırkgöze • Kırmızıtaş • Konaklı • Kösemehmet • Köşkköy • Kümbet • Muratgeldi • Mülkköy • Nenehatun • Ortadüzü • Özbek • Sakalıkesik • Sığırlı • Soğucak • Söğütyanı • Şehitler • Şenyurt • Taşlıgüney • Tekederesi • Tepeköy • Tınazlı • Toparlak • Tuzcu • Umudum • Uzunahmet • Uzunyayla • Yağmurcuk • Yarımca • Yazıpınar • Yerlisu • Yeşildere • Yeşilova • Yeşilyayla • Yıkılgan • Yolgeçti • Yukarıyenice Bu madde Erzurum il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Erzurum (anlam ayrımı) sayfasına gidiniz. Flag of Turkey.svg Erzurum ili Erzurum ilinin konumu İdarî Teşkilat Erzurum districts.png Vali: Sami Bulut İstatistikler Nüfus 810.258 (ADNKS-2010)[1] Yüzölçümü 25.248 km² Nüfus yoğunluğu 45.40 kişi/km² Genel bilgiler Bölge [[Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi Bölgesi]] Alan kodu 0442 Valilik Web sitesi Erzurum Valiliği Erzurum ili, Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir ildir. İlin kuzeyinde Rize ve Artvin, Kuzeydoğusunda Ardahan, batısında Bayburt ve Erzincan, doğusunda Kars ve Ağrı, güneyinde Bingöl ve Muş bulunmaktadır. Kış turizmi ve üniversiteler arası kış oyunlarının adresi olup aynı zamanda 2011 Universiad Dünya Kış Olimpiyatları'na hazırlanmaktadır. Erzurum Türkiye'nin en çok güneş gören illerinden biri olmasına rağmen en soğuk illerindendir. Çünkü, Erzurum'un rakımının fazla olması ver kar yağışının yoğun olması güneş ışınlarının uzaya tekrar ger
11 Sep 2010
733
Share Video