Results for: falan Search Results
Family Filter:
3:23
Redd Falan Filan
19 May 2008
1132
Share Video

2:07
www.gevezeonline****
26 Jan 2008
2642
Share Video

2:29
tht hacked videosu ddddddddd
3 Jun 2008
118
Share Video

3:45
Bir şiir işte.
12 Dec 2008
18156
Share Video

0:16
İzleyin bakalım, sonu sizi oldukca şaşırtacak
9 Feb 2009
185
Share Video

3:07
Www.gencveteriner**** *******vettube.gencveteriner****
1 Apr 2009
837
Share Video

1:32
Hem eğlendirici hem de öğrendirici bir eser...
26 May 2009
479
Share Video

0:06
sohbet , bılgı , paylasım
4 Dec 2009
129
Share Video

3:50
bodrum sabaha kadar eglence dans falan filan:))
23 May 2008
491
Share Video

0:17
yabani falan dinlemem...e
9 Feb 2009
241
Share Video

4:33
kanal yedi HAFTASONU HABERLERİ Haftanın ve günün gelişen olayları, Hülya Seloni'nin sunumuyla Haftasonu Haberleri'nde. Meryem Yapıcı habercilik ciddi bir iş olmalı sanıyorum. bu ciddiyetin altını tüp, köşesini cep telefonu, soldaki bantı banka, sağdaki bantı hijyenik kadın bağı ile süslediklerine göre sanırım ciddiyet anlayışlarımız biraz farklı. Mer zaten neden dinlenir bu haber de hiç anlamam. "olan bitenden haberimiz" olsun diyorlar. iyi de bu "olan biten", benim haberimin olup olmamasından hiç etkilenmiyor, benim sinirim bozulduğuyla kalıyor... siz gelin beni dinleyin, haber falan dinlemeyin 1haber nedir ? habercilik nedir ?Etiketler: haber, habercilik, atmasyon, uyduruk, rezalet, rezil yanlışları görerek doğruyu bulmak da güzel. ama bunu bulanlar yanlışları yapanlar değil de yanlışlara maruz kalanlarsa, yanlışlığı göremeyenler için büyük bir sorun var demektir. hele ki söz konusu yanlışlığı yapanlar habercilerse... thy uçağı kaçırılmış. italya'ya indirilmiş. kaçıranların papa'ya mesajı varmış. kaçıranlardan birinin adı soyadı birinin de adı belliymiş. dinlediğim 3-4 farklı kanaldaki toplam 1 saatlik kısımda doğru olanlar bir tek bunlardı. ben bilgisayarcı adamım kaçıranların adını duyunca yazdım google'a hemen. adı soyadı belli olan adamın papa'ya yazdığı bir mektuba sonra da askerlik karşıtı bazı fikirlerine denk geldim. mektubu buldum okudum. askerlik karşıtlığıyla hiç ilgilenmedim. ben bunları bulduktan sonra, en erkeni 10 dk. sonra olmak üzere kanallar da bunlardan bahsetmeye başladırlar. ama daha mektubu tam okumadan hemen "mektup yazmış, papa'yı protesto etmiş" demeye başladılar. ulan yanlış mı anladım ben bu mektubu" diye bir daha okudum. yooo. protestoyla alakası yok papa'dan yardım istemiş adam. yahu başka bir mektup mu var acaba diye google'a tekrar dalmış bir yandan da " adamlar google'dan mı bakacaklar, dev gibi arşivleri , yüzlerce araştırmacıları vardır. allah bilir orijinal mektup bile bunlardadır" diye kendimden şüphe ediyorum. ama ben henüz yeni bir şey bulamamış ve onları dinlemeye devam ederken, birden kanallar da " mektup protesto amaçlı değilmiş, yardım istemiş" demeye başladılar. bunu da hala ciddi bir haber olarak veriyorlar. ne yüzleri kızarmış, ne yanlışlık olmuş diyorlar, ne de başka bir şey. sanki 10 dakika önce ".. papa'ya protesto mektubu yazmış" diyenler onlar değilmiş gibi şimdi de "hayır öyle değilmiş, böyleymiş" diyorlar. hele kanalardan bir tanesindeki spiker öyle bir laf etti ki sanki söz konusu kişi " ben papa'ya protesto mektubu yazdım" demiş de bunlar onun yalanını bulmuşlar gibi bir durum çıktı ortaya. bir haberi diğer kanallardan önce bulup da bunu iletmek tabi ki gazetecilikn alanında önemlidir. ama gördüğüm kadarıyla bizim kanallarımız sadece yalan/yanlış haberi, "önce düzeltmek" alanında bu konuda bir yarış içerisindeler hayır, normalde ne gazete okurum ne de haber seyrederim. dünya gündemine "bomba gibi" düşen olaylar bile benim kulağıma 1-2 gün sorna sızar. akşam vakti internette olayı duyunca babamın sözünü dinleyip bir haber dinleyeyim dedim. olana bak demek en iyisi benimkisi gerçekten: 3-4 gün sonra haber alınca bütün yalan/yanlış bilgilerden arınmış doğru habere ulaşabiliyorum. "şakası bir yana" diyeceğim de, şakayı kaldırınca rezalet bir durum ortaya çıkıyor. ben, sıradan bir adam evimden kendim için bir bilgiye ulaşabiliyorum. ama görevi bilgi/haber vermek olan ve gereğinde "60 milyon bizi izliyor" diyebilecek kişiler bu habere ulaşamıyorlar. ulaştıklarında da okuyup anlamadan hemen ekranlardan duyuruyorlar. sonra bunda da yanlışlık yapınca bir özür bile dilemeden doğrusunu veriyorlar. iyi de, haberi orada bırakanları, birden çok kanal izleyip hepsine inanaları, duyduklarını doğru sananları ne yapacağız bir de haberin arasına, altına, üstüne giren reklamlarla, asıl olayı birbirine karıştıranlar ne yapsın. hoş gerçi bu yalan yanlış haberleri "yeni çıkan bir çamaşır makinesinin 30 dakikada uçağı kacırarak, sık kullanıldığında papa'nın bile kolesterolünü düşürebileceğini iddia eden askerlik karşıtı kremalı bisküiler rehin aldıkları şampuanları nihayet bıraktılar" diye anlayan birisi de çok fazla bir şey kaçırmış sayılmaz.
16 Jul 2008
6461
Share Video

0:17
havuz falan fılan
1 Aug 2008
274
Share Video

1:04
Gemilerde Talim Var Bahriyeli Yarim Var O Da Gitti Sefere Ne Talihsiz Başım Var Hani Benim Receb'im Receb'im Sarı Lira Vereceğim Almazsa Karakola Gideceğim Gemi Gelir Yanaşır İçi Dolu Çamaşır Şu İstanbul'un Kızları Recep Diye Ağlaşır Hani Benim Receb'im Receb'im Sarı Lira Vereceğim Almazsa Karakola Gideceğim Mavi Giyme Tanırlar Seni Yolcu Sanırlar Geçme Kapım Önünden Seni Benden Alırlar Hani Benim Receb'im Receb'im Sarı Lira Vereceğim Almazsa Karakola Gideceğim annem bu dizi de bu dizi de çok hata var diyor özellik le deniz karayal karaterinde çünkü deniz iki kişin'nin hayatın'ı oynadı 72lerde sadece mahir Çayan ve sinan cemgil evliydi mahir Çayan gülten adında bir kızla gizlice evlenmiş yani gülten Çayan la sinan cemgil ise karısı ile hapis de evlenmiş ve oğlu olmuş. oğlu 4-5 aylıkken dağda ki çatışmada ölmüş hani harun yaralandığı ama ölmediği çatışmada ölmüş öte ki hayatsa alirıza adında bir Çocuğa ait alirıza'nın babası 60lar binbaşımış ve oda 60larda atılan askerler arasındaymış ama alirıza dur ihtarında vurulmamış almanya ya gitmiş orada düşünce adında bir haftalık gazete dergi de falan yazarlık yapıyormuş. sonra bir mayıs da panzerin altında kalan kızın annem sanmışlar polisler annemin evine gitmişler tabii annem yaraları panzerlerin arabaların altından çıkarırımış anaannem de bütün bir gece camlarda annem'i beklemiş birde devgençler halk kurtuluşlular bir birlerine asla kendi isimleri ile hitap etmezlermiş. ali ye hep hasan derlermiş zeynep de yine iki kişi yi oynuyor birini kim olduğunu biliyorum o kişi annem saniye o zamanlar evli olmadığı için adı soyadı saniye güçlü'ydü evlendiğinde soyadı aslıoğlu oldu ama şimdi yine güçlü takma adı gülmüş yani zeynepin değil zeynep'in kim olduğunu halen çıkaramadı annem. ama yakındır musas ilk bölümden son kareye bence gelmiş geçmiş en başarılı ve en etkileyici dizi.oyuncu seçiminden,hikayeye müziklerden mekan seçimi ve detaylara akla ğelebilecek herseymükemmel.ilk bölümün sonunda üç idamdan sonra dizinin eski tadı kalmaz mı diye düşünmüştüm,ama ikinci bölüm birinciyi geride bıraktı,denizlerin idamı ile ilgili bölüm tek kelime ile olağanüstü idi,çok etkilendim arkadaşlarımın çoğu gözyaşlarını tutamadı,kusursuzdu ve bence deniz gezmiş'i oynayan oyuncu çok çok başarılı id.yeni dönemin de çok güzel olacağına eminin ama dizi biktince ne olacak...yeniden verseler on kere de olsa izlerim.dönemin içinde yaşarken değil de zaman geçtikten sonra olaylar nasıl da daha berraklaşıyor.bunu bize gösterdiğiniz için sonsuz teşekkürler Saçların sarı yarım Örülmüş yarım yarım Gör aşkın yarasını Ne kadar derin yarım (Bağlantı) Digel digel Mihrican Gözlerin sanki mercan Kadan belan ben alam He he adan kurban Bugün hava bulanık Ciğerim başı yanık Bu ne çetin sevdadır El yatar ben uyanık Bağlantı Bugün üç gündür güzel Halım müşküldür güzel Başımdan çıkan duman Senin aşkındır güzel Bağlantı Kaynak: Izzet Altinmese Yöre: Diyarbakir Notasi: Mihrican (Saçlarin Sari Yarim) Kınayı getir aney Parmağın batır aney Bu gece misafirem Koynunda yatır aney Kalada var çeperler Çepere su seperler Irak yoldan geleni Terli terli öperler Sivik uci kuş burni Oldum yarin düşküni Baş açık yalın ayak Yola düştüm kış güni Kaynak: Izzet Altinmese Yöre: Bitlis Sıra sıralı konaklar İçinde yarim konaklar Di gel canım Bana reva görmediler Gönlümde baykuş konaklar (Bağlantı) Di gel di gel di gel canım Sensiz yaman oldu halım Di gel di gel di gel canım Kara gözlere kurbanım Yıkıldı gönül kalası Söndü ocağı çırası Di gel canım Ayıran bi-murat olsun Dağılsın yurdu yuvası Bağlantı Yöre: İstanbul Kaynak: GEMİLERDE TALİM VAR Kaynak: Izzet Altinmese Yöre: Diyarbakir Klarnet: Klarnet (klarinet ya da gırnata), sert ve dayanıklı ağaçlardan genellikle de abanoz ağacından yapılan üflemeli bir çalgı türüdür. Bir çeşit sert kauçuk olan ebonitten, ayrıca metalden yapılanları da vardır. Klarnetler, beş parçanın birleşmesinden oluşur, bunlar: Kafalık (Bek) Fıçı (Barel) Üst gövde Alt gövde Kalak Klarnetin gövdesi silindir biçimindedir. Kalak bölümü ise obuanın kalağına oranla daha geniştir. Dikkatlice yontulup biçimlendirilen bu kamış parçası, ağızlık üzerine takılır. Çalıcının nefesi ile titreşime geçirilen kamış, boru içindeki havayı titreşime geçirerek ses elde edilmesini sağlar. Çalıcının sol eli yukarıda, sağ eli ise aşağıda olmak üzere az bir eğimle yere doğru tutulur. Flüt ve obuada olduğu gibi, klarnetin gövdesinde de ses deliklerini açmaya ve kapatmaya yarayan metal bir mekanizma vardır. 1840 sıralarında "Boehm sistemi" flüte uygulandıktan sonra, Paris konservatuarı öğretim üyesi ve klarnetçi Klosé, bu sistemin klarnete de uygun olduğunu görmüş ve Boehm sistemi klarnete uygulanmıştır. Daha sonra farklı zamanlarda farklı kişiler tarafından bu sistem geliştirilmiştir.keman videos mp3 vaw saksofon muzik video topon top on keman
12 Aug 2008
5586
Share Video

0:29
Okuldan donmusum, haydarpasada vapurdan indim. 12:45 banliyo trenine binicem, kisa bir bekleyisten sonra tren geldi, yolcular indi falan, bende gittim taa ikinci vagonda en kral yere oturdum. Neyse iki dakka sonra kisa boylu uniformali bi adam elinde megafonla anons yapiyor, "sayin yolcular trenimiz arizalanmistir, trenden inmeniz gerekmektedir, ariza giderilince tren kalkacaktir" derken kisa bir sure makinistle konusan anonscu amcam yeniden megafonu agzina goturup "sayin yolcular trenin hareket edebilmesi icin 1 metre kadar itmemiz gerekiyor ne olur bi yardimci olalim hede hodu" gibi laflar etti. Ben olayin kamera sakasi falan oldugunu dusunurken baktim millet seferberlik halinde yapismis trene itiyor... Ulan ayip olmasin ben de bi el mi atiyim, yoksa olayi cep telefonu ile cekip oscar mi alayim derken olayin son 30 saniyelik kismini cektim. Ama isin guzel tarafi gulerken dusundum de, yani bizim milletteki bu kuvay-i milliye ruhu, bu yardimlasma, bu dayanisma aski insani hakkatenduygulandiriyor. neyse saygilar.. INANMIYORSAN SEYRET :)))
26 Sep 2008
1644
Share Video

1:03
Akşam saat 6'da falan başladılar çalmaya davulları saat 10'a kadar çaldılar ama bizim izlediğimiz kadarı ile bütün düğün bu görüntüden ibaret gibiydi :)
20 Oct 2008
776
Share Video