Results for: geniş Search Results
Family Filter:
1:50
Hem Öğren Hem Çocuğuna Öğret aykut İlter Aykut Öğretmen blok Flüt Nedir? flüt, Tarih Yolculuğuna 4500 Yıl Önce Çin’den Başlamış Ve ‘bambu Flütü’ Olarak İlk Adını Almıştır. Bambu Kamışlarından Oyularak Elde Edilen Perde Sistemleri Ve Ağızlık (üfleme Deliği) İle Bambu Flütleri Basit Bir Yapıya Sahiptir. Toplam 8 Delikten Oluşan Bu Flütlerde, Üfleme Deliği Olan İlk Delik, Flüte Yumuşak Ve Derin Bir Tını Veren Çok İnce Zarla Kaplanmıştır. İkinci Delikten İtibaren 6 Ses Deliği Bulunmaktadır. Aynı Ses Sisteminde 8 Delikli Flütler Yaklaşık 7000 Yıl Önce Kemikten İmal Edilmiştir. M.ö 1.yüzyılda ‘hengcui’ Adı Verilen Flütler, Nefesli Ve Vurmalı Sazlar Arasında Önemli Bir Yere Sahiptir. 7.yüzyılda Ses Sistemine Bir Zarlanmış Delik Daha İlave Edilerek İcra Edilen Flütler, 10.yüzyılda Song İmparatorluğu Döneminde Şiirli, Edebi Okumalara Eşlik Etmiş, Yuan Hanedanlığı Döneminde Artık Operaların Gelişim Sürecinde Bugünkü Vazgeçilmez Yerlerini Almışlardır. Bu Dönemde Flütler Çin’in Kuzey Bölgesinde Bulunan Gruba Ait Olan Bangdi Ve Yangtze Nehrinin Güney Kısmındaki Gruba Ait Olan Qudi Flütleri Olarak İkiye Ayrılmıştır. Bangdi Ve Qudi Flütlerinde Berraklık, Yükseklik Ve Açıklık Bakımından Tınısal Farklılıklar Vardır. Çok Geniş Ses Rengi Ve İfade Gücü Olan Bu Flütler, Yumuşak Tonlarla Duygusal, Romantik Eserler İcra Ederken Aynı Zamanda Lirik, Neşeli, Coşkulu Tınılara Da Başarılı Şekilde Hakimdir. Flütün Bir Başka Anavatanı Da Yunan Uygarlığına Ait Olduğu Bilinen Pan Flüttür. tarihi Bulgulara Göre ‘ilk’ Flütü Çalan Tanrıça Athena’dır. Athena, Eldere Şehrinde (yunanca: Aulutrene) Bulunan Göldeki Sazlardan Flütü Kendi Elleriyle Yapmıştır. Eldere Şehri, Bugün Ege Bölgemizdeki Afyonkarahisar İlinin Dinar İlçesindeki Kazılarda Bulunmuştur. Mitolojik Efsaneye Göre; Tanrıça Athena Flütü İcra Ederken, Sudaki Yansımasında Yanaklarının Şiştiğini Görünce Kendinden Tiksinerek, Aleti Yok Eder. Uğruna Tanrıların Savaştığı, Kanların Aktığı Tanrıça Athena’nın Flütü Anısına Eldere Şehrinin Adı Flüt Çeşmesi (aulukrene) Olarak Değiştirilir. Asya Türk Kültüründe De Doğu Türkistan’da Yapılan Kazılarda M.ö İkinci Ve Üçüncü Bin Yıllarında Türklerin De Flüt Kullandığı Belirlenmiştir. Flütün, Avrupa’ya Gelişi 12.yüzyılda Almancanın Hakim Olduğu Bölgelerde Ve İlk Olarak Askeri Bandolarda Kullanılmıştır. 17.yüzyılda Klasik Batı Müziği İcralarına Ve Oda Müziğine Girişinin Ardından ‘alman Flütü’ Olarak Anılmıştır. Altı Delikli Olarak Kullanılan Flütler, 1600 Yıllarının Sonunda 3 Ayrı Blok Olarak Tasarlanarak, Birbirine Eklenmesiyle İcra Edilmiştir. 1800 Yıllarında 4 Tuşlu Flütler Sık Kullanılmış, 8 Tuşlu Flütler De O Dönemlerde Geliştirilmiştir. günümüzde Metalden Yapılan Ve Yatay Olarak Tutulup İcra Edilen Flütlerde, Gövdenin En Başındaki Deliğe Konulan Oval Ağızlık Yardımıyla Üflenme Sağlanarak, Aynı Anda Gövde Üzerinde Bulunan Tuşlara Basılması Suretiyle Tınılar Elde Edilmektedir. Bir Çok Orkestranın Nefesli Gruplarında Ya Da Solist Enstrüman Olarak İcra Edilen Flütler, Soprano Seslere Sahiptir. Do Flütler, Orkestralarda En Çok Tercih Edilen Akortta, 3 Oktav Ses Genişliğine Sahiptirler. Piccolo, Alto Ve Bas Flütler Olarak Ta Farklı Akortlarda Çeşitlenmektedir. Bugün Kullanılan 13 Veya Daha Fazla Delikli, Tuşlu Bohemia Flütler En Popüler Markalar Arasındadır. 19.yüzyıl Klasik Müzik Bestecilerinin Ve Yarattığı Eserlerin Sanatsal Açıdan Zirve Yaptığı Bir Çağın Başlangıcıdır. Ünlü Alman Flüt Sanatçısı Tehobald Boehm, Sanatının Doruğuna Geldiği Dönemde, Flütte Ses Sistemlerini Oluşturan Mekaniklerin Çağın Eserlerini İcra Etmedeki Yetersizliğini Görerek, Modern Flütü Geliştirmiştir. Flüt Üzerinde Bulunan Ses Deliklerinin İstenen Entonasyonda Ve Akustikte Tınlaması İçin Sabit Aralıkta Duran Kapakçıklar Yaparak, Gövdeye Eklemiştir. Ses Deliklerini Parmaklarıyla Açıp Kapamak Yerine Miller, Yaylar Ve Keçe Destekleriyle Mekanize Edilmiş Metal Kapaklarla, Flüt İcracısını Tınıları Daha İyi Kontrol Edebilme Yetisine Sahip Duruma Getirmiştir. flütler, Kullanılmaya Başladığı Çağdan Bu Yana Orkestra, Bando Gibi Çeşitli Müzik Topluluklarının Solist Çalgısı Olmuştur. İlk Zamanlarında Abanoz Ağacından Yapılan Ve Günümüzde Ağaç Malzemeden Çok Nadir Olarak Kullanılan Flütler, Bakır, Gümüş, Krom Gibi Paslanmaz Alaşımlardan Gümüş Ya Da Altın Rengi İmal Edilmektedir. En Kıymetli Flütler, Hakiki Altın Ve Gümüşten Yapılmaktadır. 17.yüzyıldan Günümüze 3 Ayrı Blok Olarak Tasarlanıp Kullanılan Flüt, Baş, Gövde Ve Kuyruk Olmak Üzere Ayrılır. Flütün Baş Bölümünde Bulunan Oval Ağızlıklı Üfleme Deliği, İcracının Alt Dudağına Yaslanarak, Üflenir. Sağ Omuza Doğru Uzanan Çalgı, Hafif Yere Doğru Tutulur. Sol El Ağızlığa Yakın Tarafta, Sağ El İse Kuyruk Kısmındaki Delikler Üzerinden Bulunan Kapaklara Basılır. Günümüzde Metal Olarak Kullanıldığı Halde Müzik Literatüründe Tahta Çalgılar Grubunda Sayılırlar. Diğer Metal Nefesli Enstrümanlardan Farkı Metal Olduğu Halde, Diğer Tahta Nefesli Çalgılarla İyi Uyum Sağlamaktadır. Ancak Tahta Flütler Kadar Yumuşak, Tatlı Ve Dolgun Bir Tınıya Sahip Olmasa Da Metal Flütlerde İnce (tiz) Seslerde Daha Sağlam Ve Daha Kolay Performans Sağlanır. Flüt Notaları Sol Anahtarı Üzerinde Yazılır Ve İcra Edilir. Üç Oktavlık Ses Genişliğine Sahip Flütlerle, Kromatik Ve Diyatonik Sesler Elde Edilir. En Tizde Bulunan Son 3 Ses Rahatsız Edici Olduğundan Solo İcralarda Kullanılmaz, Sadece Orkestra İçerisinde Hep Birlikte Çalındığı Kısımlarda İcra Edilebilirler. Tahta Nefesli Çalgıların Çeşitli Tonlarda Tınlama Bölgeleri Bulunmaktadır. Kalın, Orta Ve İnce Ses Bölgeleriyle Tını Ayrımları Çok İyi Bir Dinleyici Kulağı Tarafından Ayrıştırılır. Kalın Sesler Kadifemsi, Yumuşak Ve Havalıdır. Sololarda En Etkileyici Performanslar Bu Tınılar Arasında Duyulur. Ancak Kalın Seslerin İcrası Esnasında Orkestradaki Enstrümanların Sesleri Biraz Geriye Çekilerek Orkestralama Yapılır. Aksi Takdirde Kalın Seslerde Flütün Tınıları Zayıf Olduğundan Diğer Orkestra Elemanları Tarafından Perdelenir. Flütün Orta Ses Bölgesi En Güzel Flüt Sololarının Yazıldığı Birinci Ve İkinci Oktav İçerisindeki La Sesleri Arasındaki Tonlardır. Bu Bölgedeki Sesler Son Derece Tatlı Ve Akıcıdır. Dinleyeni Yemyeşil Kırların, Kuş Cıvıltılarının Ve En Güzel Doğanın Büyüleyici Huzuruna Kavuşturur. Flütteki İnce Ses Bölgesi İse; İkinci Oktavda Bulunan La Sesinin Üzerindeki Tonlardır. Sesler Oldukça Gür Ve Parlaktır. Yine Ezgiler Huzur Ve Sükunet Vericidir. Bestecilerin Bu Tonlarda Kullandığı Flüt Çeşidi İse Piccolo Flüttür. flüt, Bir Orkestranın Solist Çalgısı Olarak Eser İçinde Cantabile Yani Şarkı Söyleyen Pasajlardan, En Hızlı Bölümlere Kadar Görevler Alır. Doğayı Yansıtan (pastoral), Buğulu, Duygusal Ezgileri Orta Seslerinde, Kuş Cıvıltılarını Andıran, Neşeli, Çocuksu Melodiler İse İnce Ses Bölgeleri İçin Yazılır. Armonik Alt Yapılarda Uzun Ses Tutarak Ya Da Eşlik Yaparak Önemli Bir Uyuşma Ve Kaynaşma Sağlar. Orkestra Eserlerinin Tutti (hep Beraber) Çalınan Kısımlarında Ana Melodiyi Kemanlarla Ya Da Kemanlardan Bir Oktav Tiz Olabilecek Şekilde Çalarak Eserde Zenginlik Oluştururlar. Çalamayacağı Çok Az Eser Olan Bu Kıvrak Ve Marifetli Çalgı Diyatonik Ve Kromatik Ezgileri, Arpejleri, Çok Aralıklı Ve Görkemli Pasajları Bağlı Ve Dilli Çalma Üsluplarıyla Başarılı Şekilde İcra Eder. Stakato (staccato.it), Tremolo, Tril, Grupetto Gibi Teknikler De Yine Flütte Mükemmel Şekilde İcra Edilir. Flütte, Kreşendo (sesin Gitgide Artması) Ve Dekreşendo (sesin Giderek Azalması) Yapma Olanağı Hiç Yok Denecek Kadar Azdır. Hatta Çok İnce Tonlarda İcra Esnasında, İcracının Fazla Nefes Harcaması Gerektiğinden Dolayı Flüt Partisyonlarındaki Cümle Yapıları İcracıya Nefes Aldıracak Ve Parçaların Cümle Bütünlüğünü Bozmayacak Şekilde Ayarlanır. blokflüt Özellikle Eğitim Amaçlı Olarak Yaygın Şekilde Kullanılan Ağaç Üflemeli Bir Çalgı. Yan Flütten Ayırt Etmek İçin Düz Flüt De Denir. blokflüt Genellikle Plastik Veya Ağaçtan, Bazen De Fildişinden Yapılır.yedisi Üstte,biri Altta Olmak Üzere Sekiz Deliği Vardır. Ses Alanı Yaklaşık İki Oktavdır,ancak Usta Bir Çalıcı Kromatik Olarak İki Oktav Ve Bir Beşliye Çıkabilir.başlıca Çeşitleri, Sopranino,soprano, Alto, Tenor Ve Bas Blokflüttür. Bunlardan Soprano Do Blokflüt Okullarda Müzik Eğitiminde Kullanılmaktadır. ortaçağ’ın Başlarından Beri Avrupa’da Sevilen Bir Çalgı Olan Blokflütün Günümüzdekilere Benzeyen Örnekleri 15. Yüzyılın Başlarında Ortaya Çıktı. 16. Ve 17. Yüzyıllarda İyice Yaygınlık Kazanan Çalgının Ses Genişliği Üzerinde Yapılan Değişikliklerle İki Oktava Ulaştı Ve İki Yüzyıl Boyunca Rönesans Ve Barok Müziğinde Önemli Yer Tuttu. Bach, Vivaldi, Händel, Corelli, Monteverdi, Sammartini, Gluck Gibi Besteciler Blokflüt İçin Eserler Yazdılar. 1750 Lerden Sonra Blokflüt Eski Önemini Yitirerek Yerini Klasik Ve Romantik Dönemlerin İhtiyaçlarına Cevap Verebilen,ifade Gücü Daha Yüksek Ve Kapsamlı Bir Çalgı Olan Yan Flüte Bıraktı. 20. Yüzyıl Başlarında Blokflüt Yapımcısı Ve Virtüözü Bir İngiliz Olan Arnold Dolmetsch Enstrümanı Yeniden Canlandırdı. Günümüzde, Öğrenmesinin Kolay Olması, Küçük Çocukların Da Çalabilmesi, Pahalı Olmaması, Kolayca Taşınabilmesi, Özellikle Plastik Blokflütlerin Fazla Bakım Gerektirmemesi, Solo Ve Topluluk Müzikleri İçin Uygun Olması, Geniş Bir Repertuvarının Olması Gibi Nedenlerle Okullarda Eğitim Amaçlı Olarak Kullanılmaktadır. Ayrıca Herkesin Zevkle Çalabileceği Bir Enstrümandır. blok flüt, flüt, fulut, ailesi, nota yerleri, şarkısı, notaları, dil vuruş, çalınış, tekniği, yamaha, helvacı oğlu
10 Jul 2013
1333
Share Video

1:26
Kartalın Gözünden Uçuş Anı.... Binlerce metre yüksekte uçan kartallar, bu mesafeden yeryüzünü bütün detaylarıyla tarayacak gözlere sahiptirler. Gelişmiş savaş uçaklarının binlerce metreden hedeflerini tespit etmesi gibi, kartal yer üzerindeki en küçük hareketi, en küçük renk farkını algılayarak avını tespit eder. Bu yeteneğini gözünde bulunan çok özel yapılara borçludur. Retinada en keskin görüşün, koni hücrelerinin en yoğun şekilde bulunduğu fovea adı verilen bir bölümde olduğunu söylemiştik. Kartalların gözlerinde ise iki fovea vardır. İki foveaya sahip olmak son derece keskin bir görüş kabiliyeti sağlar. İnsan gözünde tek bir fovea (binoküler fovea) vardır. Bir nesneye baktığımızda her iki göz de aynı nesneye bakar ve iki gözün görüşü beyinde birleştirilerek derinlik algısı oluşur. Kartalların gözlerinde ise insanlarda olduğu gibi binoküler foveanın yanı sıra her iki gözün ayrı ayrı yanları da görmesini mümkün kılan monoküler görme için ayrı birer fovea vardır. Böylece keskinliğin yanı sıra hem ön hem de yan taraflar aynı anda görülebilir. Kartal gözü aynı anda hem üçyüz derecelik geniş bir açıya sahiptir, hem de üstün bir odaklama yeteneğine sahiptir. İnsan gözünde nesneleri odaklamak için merceğin şekli değişirken, kartal gözünde hem mercek hem de korneanın şekli değişebilir ve bu durum kartalın odaklama yeteneğini önemli oranda artırır. 4.500 m yüksekte uçarken 30.000 hektarlık bir alanı gözleriyle tarayabilir.45 90 metreden tarladaki otlar arasında kamufle olmuş bir tavşanı çok rahat ayırt edebilir. 48 Bu kadar ustaca kamufle olmuş bir avı bulabilmesi için kartalın gözündeki retina hücreleri bir damla renkli sıvı ile boyanmıştır. İşte bu sayede kartal, binlerce metreden renkler arasındaki küçücük bir kontrastı ayırt eder ve avının bulunduğu yeri saptar. Bir damlacık yağla böyle bir işlevin gerçekleşmesi hiç şüphesiz Allah'ın sonsuz hikmetinin bir göstergesidir. Uçmak başlı başına bir mucizedir. Bir kuşun uçabilmesi için, sahip olduğu kanatların şu anki yapı ve konumlarıyla bu hayvanda eksiksiz olarak bulunması gerekir. Kanatlar hiçbir şekilde zaman içinde gelişemezler. Kartalın gözündeki kusursuz yapı üzerinde düşünüldüğünde bu gerçek bir kez daha anlaşılır. İki retinalı bir göze sahip olmak zamanla kazanılacak veya tesadüfen meydana gelebilecek bir özellik değildir. İkinci bir retina özellikle hayvanın ihtiyacını karşılamak üzere konulmuştur. Retina hücrelerinde bulunan bir damla yağın kazandırdığı avantajın kartal için hayati önemi vardır. Peki bu ince optik ayar kim tarafından yapılmıştır. Acaba bu fikir kartalın kendisinden mi gelmiştir yoksa başka hayvanların tavsiyesiyle mi bu çözüme ulaşılmıştır? Elbette kartal bundan binlerce yıl önce yaşayan kartallar gibi bu özelliklere doğuştan sahiptir. Peki niçin insan gözleri kartalınki gibi keskin değildir. Bunun nedeni kartalın gözlerinin vücuduna olan oranıdır. Eğer insanda kartalın gözlerinin görevini yapan bir çift göz olsaydı büyüklüğü bir greyfurt kadar olacaktı. İnsanın binlerce metre uzaktan bir tavşanı tespit etmek gibi bir ihtiyacı yoktur. Bu yüzden Allah insanı şu andaki gözleri ile son derece estetik olarak yaratmıştır.
6 Oct 2013
429
Share Video

2:34
Bu videoda Richard Dawkins yaratılışçıların tezini yok edecek cümleyi, daha doğrusu bilimselliği ispatlanmış ve geniş kitlelerce kabul görmüş konuyu açıklıyor.
14 May 2017
124
Share Video

2:34
Bu videoda Richard Dawkins yaratılışçıların tezini yok edecek cümleyi, daha doğrusu bilimselliği ispatlanmış ve geniş kitlelerce kabul görmüş konuyu açıklıyor.
16 Jul 2017
213
Share Video

2:34
Bu videoda Richard Dawkins yaratılışçıların tezini yok edecek cümleyi, daha doğrusu bilimselliği ispatlanmış ve geniş kitlelerce kabul görmüş konuyu açıklıyor.
3 Oct 2017
254
Share Video

1:00
2002 yılında kurulan firmamız Bahçe Duvar Kalıpları ve ekipmanları satışı yapan, Türkiye'nin önde gelen lider firmalarındandır. Yurt içinde doğu'dan batıya , kuzeyden güney'e geniş bir hizmet yelpazesi oluşturan firmamız , müşterilerinden aldığı güvenle son yıllarda 44 ülkeye ihracat yaparak bu yelpazesini yurtdışında da genişletmiştir. Detaylı Bilgi : www . etikalip . com
9 Oct 2017
130
Share Video

1:55
Dak Kumaşçılık, damatlık kumaş tekstil sektöründe güçlü alt yapısı ve geniş pazar ağıyla her geçen gün alanında hızla büyüyen ve tercih edilen firma olmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında üst düzey müşterilere hizmet veren firmamız kalite ve hızı hizmet anlayışını baz almıştır. Firmamız, yüksek kalite ve standartlardaki ürünlerini; yurt içinde faaliyet gösteren ihracatçı konfeksiyonculara, aralarında dünya markalarının da olduğu seçkin müşterilerine ve 20’den fazla ülkeye ihraç etmektedir. Jakar kumaş ve damatlık kumaş ürünlerimiz bulunmaktadır.
28 Jul 2019
45
Share Video