Results for: halk Search Results
Family Filter:
4:23
ibb halk ekmek 2007 faaliyetleri tanitim videosu
21 Apr 2008
588
Share Video

0:45
Çocuklardan halk oyunu
1 Jul 2008
3586
Share Video

8:15
GUMUSHANEDE VALILIK KUPASI HALK OYUNLARI YARISMASI YAPILDI
20 Jan 2009
986
Share Video

8:15
VALÄ°LÄ°K KUPASI HALK OYUNLARI YARIÅ?MALARI YAPILDI
20 Jan 2009
447
Share Video

40:29
Hz.hızır halk arasında
30 Jan 2009
412
Share Video

2:01
Rumeli Halk Türküsü. Debreli Hasan, Drama'da yetişmiştir.Debreli namıyla mübadele öncesi dönemde Drama-Serez-Sarısaban bölgelerinde faaliyet göstermiş bir halk kahramanı eşkiyadır. Drama köprüsünü,o devrin haksızlıkla para kazanan,halkı ezen zenginlerinden aldığı haraçla yaptırmıştır.Debreli Hasan'ın yaşadığı dönem kesinlikle bilinmemekle beraber Çakırcalı Efe ile çağdaş olduğu görüşleri,hatta atıştıklarına dair hikayeler onun 1870-1920 yılları arasında Makedonya dağlarında egemen olduğunu göstermektedir. Bu konuda halk arasında söylenen menkibeye göre;Selanikli Yahudi bir tüccar, ticaret için İzmir'e gidecektir.Eğer bu civar dağlarda hükümran olan Debreli'den geçsen, Ege dağlarında Çakırcalı'dan geçemezsin denir kendisine.Nitekim de öyle olur. Debreli'nin çetesinde çok kişi yoktur.Bilinen Karakedi namıyla bir tek kızanı olduğudur.Halka onu sevdiren eşkıya kişiliğinin en üstün tarafı ise fakirlere yardım etmesi,bilhassa birbirini seven yoksul gençleri evlendirmesidir.Bu konuda şöyle bir menkıbe de vardır: "Evlenmek niyetinde olan dağlı bir genç,tek danasını almış,İskeçe pazarına inmektedir.Yolu,Debreli Hasan tarafından kesilir.Delikanlının evlenmek için parası olmadığını anlayınca Debreli kendisine düğün için yetecek parayı verir ve ayrıca danasını satmamasını salık verip uğurlar." Makedon dağlarının Debreli'si sonunda padişah affına uğrar veya söylentiye göre mübadelede güvenlik güçlerinin elinden kaçmayı başarır ve Türkiye'ye göç eder.
18 Feb 2009
3748
Share Video

4:00
Dersim halk aşıkları serisi : Derviş İsmail
13 Mar 2009
5764
Share Video

5:57
Dersim halk aşıkları serisi : Silo Qic, www.merdanaleviler****
19 Mar 2009
5612
Share Video

5:26
Bol Na Halke
5 May 2009
2942
Share Video

3:59
MARSİAD Genel Başkanı ve Kocaeli Forum Ortak Çalşıma Grubu Girişimcisi Bahri Odabaş, Plajyolu bölgesinde yapımı planlanan liman için TMMOB’un çağrısı ile gerçekleşen halk toplantısında neler söyledi; ‘’Özellikle Kocaeli’de büyük bir gelişme var. Ben hepininizi kutluyorum. Bir aydan beri liman yapımı ile ilgili Sivil Toplum Kuruluşları tepkilerini dile getiriyorlar... Böyle gelmiş ve böyle gider, zannediyorlar. Böyle gelmiş ve böyle gitmeyecek... Sivil Toplum daha organize bir şekilde konuların üzerine ciddiyetle gidiyor. Biz inanıyoruz ve biliyoruz ki en büyük güç kamuoyu gücüdür. Ülkelerin sahibi halklarıdır. Yani sizsiniz.. biziz. Siyasetçiler bizim vekillerimizdir. Bürokratlarımız bizim atadıklarımız, bize hizmetle görevli olan memurlarımızdır. Hepsinin maaşını biz ödüyoruz... Dolayısıyla bu gücümüzün farkındayız. Bir eksikliğimiz var. İşleri kontrol altında tutamıyoruz. Güçler kontrol altında tutulmadığı zaman yozlaşıyorlar. Yetki verdiğimiz siaysetçilerimiz maalesef, verdiğimiz yetkiyi arzu ettiğimiz istikamette kullanmıyorlar. Bizimı bürokratlaımız da bu şeiklde. Bunun bedelini biz ödüyoruz. Onun için mutlaka yetki verdiğimiz kişileri kontrol etmemiz gerekiyor. Burada sormak isterim. Bu mahaleden mutlaka İzmit Belediyesi veya Büyükeşhir Belediyesi Meclis Üyelerimiz vardır. İçimizde bir meclis üyesi var mı, arkadaşlar? Var mı aramızda Meclis Üyesi? Yok değil mi? Seçim öncesi hepsi size gelmediler mi? Bir kaç ay evvel bizi seçerseniz, sizin mutluluğunuz için hareket edeceğiz demediler mi? Bu işi değiştirmek için gereken süre beş dakika arkadaşlar. Bakın bu problem tam beş dakikada biter... Nasıl biter? Meclise konu gelir. Sanayi alanı beş dakkada sorulur ve oylanır. Başka bir alana değiştirilmesi sonuca bağlanır. El kalkıp indiği zaman iş bitmiştir. Bu kadar..! Öncelikle, beş dakikada çözülecek bu problemi, çözmeyen Belediye Meclis Üyelerini sıkıştırın. İçinizden çıktı onlar. İçimizden çıktı. İki belediye başkanını sıkıştıralım. Bir fikrim var. İki mahalle muhtarımız burada. Bir heyet teşkil ettirelim. Biz de katılırız. Birlikte önce Nevzat Doğan Başkana çıkalım. Diyelim ki ‘limanı yaptırmam’ derken ciddi iseniz, kolayı var, hemen Belediye Meclisine bu konuyu ‘’imar değişikliliği’’ istemiyle getirin. Belediye meclis üyeleri ile tek tek görüşelim. Sözlerini alalım. Beş dakikada bu iş değişir... Ondan sonra Büyükşehir Belediye Başkanına bir heyet halinde çıkalım. Hepimiz bizzat Büyükşehir Belediye Başkanımız a bu konuda samimi ve ciddi olup olmadığını soralım. Samimi ve ciddi olduğunu söyleyecektir. Öyle inanıyorum. Öyleyse, Büyükşehir Belediyesi de elinden geleni yapsın. Buradaki imar planı değişikliğini gerçekleştirsin. Geriye Başbakan ile görüşme konusu kalıyor. İkinci adımda Ankara’ya gidelim. Buna rağmen problem çözülmüyorsa, Başbakan’a çıkalım. Nasıl ki Seka Parkı, Seka Park yaptırdınız. Buradaki limanı yaptırmayın Başbakanım, ayakta alkışlayalım, diyelim... Aynı heyet, Başbakan’a gidelim. Ankara’dan problemi de çözelim. Ondan sora, üç yıl sonra, beş yıl sonra birileri tekrar bu işe emek harcamasın., Benim pratik önerim budur. Bu İş böyle çözülür. İdareyi iy i kullanırsanız, problemi çözersiniz... Sizden daha güçlü başka kimse yok... Ne Büyükşehir Belediyesi Meclisi sizden güçlüdür. Ne Ne milletvekil sizden güçlüdür. Ne de Başbakan sizden güçlüdür. O yıl evvel bugünkü Belediye Başkanı, belediye basşkanı değilidi. On yıl evvel bugünkü Başbakan, Başbakan değildi. On yıl evvel siz biz vatandaşdık. Buralardaydık. On yıl sonra biz de buradayız...
13 Jun 2009
350
Share Video

4:35
Sivil Toplum Platformu Dönem Başkanı Numan Gülşah, Plajyolu’na yapılması muhtemel olan limana karşı, 11.06.2009 günü TMMOB’un ‘’Halk Toplantısında’’Kocaeli’yi bekleyen çevre risklerini anlattı. 1999’da yaşadığımız deprem anında, bu böegedebulunan limanların kazıkları yerinden oynadı ve limanlar çamaşır sıkılmış gibi buruldu. Bu duruma gelenlerden biri SEKA limanı idi. O dönemde en büyük tehlikeyi İGSAŞ’da yaşadık. 16 bin ton sıvı amonyak depolarda bulunuyordu. Sıvı amonyak’’ -33 derecede’’ azotla soğutuluyor. Deprem sırasında elektirk kesilmişti. Sefa Sirmen’in o zamanki gayretleri ile elektrik bağlantısı yapıldı. Yalnız İGSAŞ’a elektrik bağlantısı yapıldı. Eğer yapılmasaydı. 1 cm3 sıvı amonyak, 800 cm3 gaza dönüşüyor. Bu Hiroşima’ya atılan bombanın 6-10 katı arasında şiddette bir bomba etkisi anlamına geliyor. İnsanlar bunu bir anda ciğerlerine soluduğu zaman ölecekti. Hatta Yalova’dan, Sapanca’ya kadar olan bölge risk altındaydı. İzmit tamamen gözden çıkıyordu. İGSAŞ özelleştirildi. Bu hiç iyi olmadı. Çünkü İGSAŞ’ı alan kişiler, o zaman devletin hassasiyetle üzerinde durduğu 16 bin tonluk stoğun durduğu o tanka 5 bin ton- 3 bin ton amonyak getiriyor. Bu getirdiğini buralarda satıyor. Bitince bir daha getiriyor. Bakkal gibi bir şey olmuş. Şu anda orada çok büyük bir tehlike barınıyor. Şimdi aynı kişi MDF üretiminden dolayı, yonga parçaları getiriyor. Yonga parçalrı açıldığı anda, yeşil bir duman çıkıyor. İçine çok tehlikeli maddeler zerk edlimiş durumda. Benzer şekilde buraya yapılan limanların hepsine ne olduğu belli olmayan kimyasallar getirilecek. Buraya getrilen hiç bir maddenein kontorolü kesinlikle yapılmıyor. Avrupa’nın ve Amerika’nın bütün kimyevi ve hatta radyoaktif malzemeleri buraya getiriliyor. İGSAŞ olarak o zaman İZAYDAŞ’ın etrafına 2000 adet ağaç dikmeye gittik. O sırada çam ağaçları dikmeye giden herkes fenalaştı. Getirilen yemekleri bile yiyemedik. Bu bölgede böyle tehlikeli durumlar var. Buraya oluşturulacak limanlarda da bu tehlikeler var. Liman yapmak için doldurulan bu alanlar, inanmayınki ayakta kalacak... Karşıda doldurulan o serbest liman da dahil, neresi dolduruludu ise hepsi çökecek... Halıdere’nin üzerinde dağları deliyorlar. Serbest limanın oraya ekleme yapmak için... Serbest limanın doğu tarafına da ekleme yapıyorlar. Biz sivil inisiyatif olarak, Danıştay’a başvuru yaptık. Mimarlar odası ile birlikte biz bu kentin istenmeyen tayfasıyız. Bize, ‘’herşeye karışan ‘’ gözle bakıyorlar. Ne yazık ki konular oluşmaya başladığında haberimiz oluyor ve sonradan müdahil oluyoruz. Elimizden geldiğince düzeltmeye çalşıyoruz. Çünkü biz bu şehirde yaşıyoruz. Bu şehirde nefes almak istiyoruz. Artık bu şehirde liman da istemiyoruz. Bu şehirde fabrika da istemiyoruz. Buradan geçen TIR’ı da istemiyoruz. Zorda kalırsak, bu liman yolunu kazma kürek kazarız.
13 Jun 2009
723
Share Video

4:16
Hayri Altunok Plajyolu'na Yapılması Muhtemel Liman ile iligili TMMOB'un 11.06.2009 günü düzenlediği halk toplantısında, muhalafet kanadındaki CHP'li Meclis üyelerini ''Liman Kararını'' değiştirmek üzere, göreve çağırdı. Şunları söyledi; ''Liman konusunun hassas bir konuyu oluşturuyor. Biz, Belediye başkanlarının kişisel çıkarları yüzünden, Hereke'deki limanların yapımına engel olamadık. Plajyolu'ndaki liman konusunda, Belediye Başkanlarının kişisel çıkaralarından çok, AKP uygulamaları söz konusudur. Mantığın bitti yerde AKP başlar. Her ne kadar bu planın farklı evreleri olsa da, nihayi planlama 2004 yılında yapılmıştır. 2008 yılı Ağustos ayında bütün Körfezi kapsayacak şekilde bir mastır plan yapılmıştır. İmar ve İskan Bakanlığı tarafından yapılan plan ile Körfezda ne kadar gayri meşru ve yapılması düşünülen ileriye yönelik gayri resmi plan varsa, hepsi yasallaştırılmıştır. Mastır planı durduramaz iseniz, bu limana engel olamassınız. 3621 sayılı Kıyı Kanunu 7. maddesi kamu yararı şartı ile dolgu imar planlarına onay veriyor. Ancak, planlama konusunda ilk adımı, ilk idare olarak, belediyeler atar. Yani, Bakanlığın direk tepeden inme yaptığı planların tamamı yasa dışıdır. Bakanlık bir tarihte bir plan onaylayabilir. O plan karşınıza liman olarak çıkabilir, ama, bu yasal değildir. Yargı yoluna başvurmazsanız, o süreç işleyecektir. Ya da idari mekanizma bu konuda bir önlem almazsa süreç yasa dışı bir şekilde devam edecektir. Kamuoyu gördüğüm kadar ile duyarlı. Bu duyarlılığa devam edin. Belediye Başkanlarına çok da güvenmeyin. Kusura bakmayın Başbakan'a da fazla güvenmeyin. Zaten Başbakan'ın olurları ile bu işler yapılıyor. Nevzat Doğan kişisel olarak samimi davranmış olabilir ama, yarın bir gün yulkardan zılgıtı yediği zaman onay verecektir. Ben buradan muhalafet meclis üyelerine çağrda bulunmak istiyorum.İzmit belediyesi'nda yeterli sayıları var. Bu planı İzmit Belediyesi'ndeki muhalefet üyeleri tek başına değiştirebilir. Yani, iktidar partisinin iyi niyeti olmasa dahi, tek başına muhalefet üyeleri buraya liman yapamaz. Diğer noktada da, belediyenin yetkisi olan ve şu anda LPG tankı olan ve içeriğini tam olarak bilmediğimiz bölge için de bir yeşil alan çalışması yönünde bir karar verirlerse, bu iş kurtarılır. Burayı kurtarmak tek başın yeterli değil. Kocaeli Körfezinin tamamı, aynı tehdit altındadır. Bunun içinde Hereke'de var. Yarımca'da var. Derince'de korkunç bir proje yolda. Kocaeli'nin işi çok zor. Bu konuda mahalle halkı ya da muhtarlarımız, kitle örgütlerimizden hangisi, elimizdeki mahkeme kararlarını isterse, seve seve veririz.''
17 Jun 2009
547
Share Video