Results for: meydana Search Results
Family Filter:
2:17
Çiçeçek değince aklımıza güzel ve doğal bir ortam geliyor. Ama maalesef insanlar gün geçtikçe şehir hayatına daha da çok alıştığı için değişik bir durum meydana geldi. Çiçekleri maalesef göremiyoruz. Ama kesinlikle aileler unutmamalıdırlar ki çocuklara bilgi ve sevgi aşılamak küçük yaşta oluyor. Çiçek Boyama Oyunları oynatarak kendilerine ve çocuklarına bu oyunlar sayesinde güzel bilgiler verebilirler. Eğer sizde Çiçek Boyama Oyunları oynamak istiyorsanız *******cicek.boyamaoyunlari****.tr adresine girebilirsiniz.
5 Feb 2013
132
Share Video

3:17
HEM ÖĞREN HEM ÇOCUĞUNA ÖĞRET Aykut İlter Aykut Öğretmen BLok flüt notası BOPSİTİLER DO Sİ LA FA SOL LA / Sİ LA SOL Mİ FA SOL LA SOL FA RE Mİ FA SOL RE Mİ SOLLL SOL SOL Mİ LA SOL SOL Mİİİİİ x 2 FA FA RE FA FA REE SOL SOL LA SOL FA Mİ RE DOOO Bopstiler Şarkı sözleri BOPSTİLER STİLER ASFALTTAN GEÇEMEZLER SEBEBİ SEBEBİ CEPLERİ DOLU LEBLEBİ BOPSTİLİN ŞAPKASI SANKİDE VAPUR BACASI SEBEBİ SEBEBİ CEPLERİ DOLU LEBLEBİ BOPSTİLİN KRAVATI SANKİDE VAPUR HALATI SEBEBİ SEBEBİ CEPLERİ DOLU LEBLEBİ BOPSTİLİN CEKETİ KOKUYOR BALIK ETİ SEBEBİ SEBEBİ CEPLERİ DOLU LEBLEBİ Orff nedir? Ritm; müzik, dans ve konuşmada doğası gereği varolan temel öğedir. Bu temel öğe üzerine kurulu bir “ dil ” olan Orff yöntemi; a) Ritm için vücut sesi ve jestler vurgulanarak, b) Enstrümanların en doğalı ve ilki olan “ses” kullanılarak, c) Her ölçü, şekil ve ses çeşitliliğine göre bütün davul türlerine büyük önem verilerek, d) Doğaçlamalara şekil veren öge olarak “ostinato” (tekrarlanan ritmik, sözlü veya söylenen biçim) kullanılarak doğmuştur. Orff Schulwerk çalışmalarının temeli müzik, konuşma, dans-hareket’in birleşiminden ortaya çıkacak yaratıcı gücün tetiklenmesidir. Bu gücün sonucunda ortaya çıkan ürünler ise süreç içerisinde çocukların kişilik gelişimine katkı sağladığı gibi sosyal ve iletişim becerilerini de geliştirmektedir. Yaratıcılığı doruk noktasına çıkaran çalışmalarda çocuklar tamamen doğaçlama hareket geliştirir, hiç bir sanatsal kaygı taşımadan çalgıları ve bedenlerini kullanarak spontan müzik yaparlar. Bu çalışmalarda çocukların yeteneklerinin olup olmadığı önemli değil, deneyim yaşadıkları süreç ve meydana getirdikleri ürün önemlidir. CARL ORFF KİMDİR? Carl ORFF (1895 – 1982) Alman Besteci ve Müzik Eğitimcisi Çoğumuz CARL ORFF'u besteci kimliğiyle ve yazmış olduğu en ünlü eseri Carmina Burana adlı oratoryosu ile tanırız. Eğitimci yönü ise, kendisinin geliştirdiği Orff Metodu ile karşımıza çıkar. ORFF YÖNTEMİ NEDİR? Ritm; müzik, dans ve konuşmada doğası gereği varolan temel öğedir. Bu temel öğe üzerine kurulu bir “ dil ” olan Orff yöntemi; a) Ritm için vücut sesi ve jestler vurgulanarak, b) Enstrümanların en doğalı ve ilki olan “ses” kullanılarak, c) Her ölçü, şekil ve ses çeşitliliğine göre bütün davul türlerine büyük önem verilerek, d) Doğaçlamalara şekil veren öge olarak “ostinato” (tekrarlanan ritmik, sözlü veya söylenen biçim) kullanılarak doğmuştur. Orff Metodu, çocuklara temel müzik eğitimi vermek için çocuğun alışık olduğu elemanları kullanarak tamamen doğal yolla öğrenmeyi teşvik eden, Carl ORFF tarafından geliştirilen bir metottur. Bu metodun en temel öğesi, dans, müzik, konuşma, dil, vücut, ve hareket birlikteliğidir. Bu temel öğeleri kullanarak, orff metodu uygulandığında, çocukta müzikal yönden gelişme sağlanır. Aynı zamanda bu gelişmeyle birlikte, çocukta öğrenme disiplini, grup sorumluluğu alma, başkaları ile çalışmayı öğrenme ve dikkat becerilerinin geliştirilmesi sağlanmaktadır.Taklit ve keşfetmenin, doğaçlama ve müzik yazarlığına yol açması ile aktif bir şekilde öğrenmeyi sağlar.Okuma ve yazmayı öğrenmeden önce çocuk konuşmayı öğrenir. ORFF ÇALGILARI Carl ORFF, tüm bunların yanında, çocuklara metodu uygularken, eğitimi daha eğlenceli hale getirmek amacıyla, kendi adını verdiği Orff enstrümanlarını kullanmıştır. Bu enstrümanlar : Çelik Üçgen Ritm Çubukları Zil Timpani Gong Ksilofon Metalofon Bango Marakas Kastanyet Tef Glockenspieller ve çeşitli büyüklükte davullar en çok bilinenleri arasındadır. ÖRNEK ETKİNLİK Amaca yönelik önceden hazırlanan bir hikaye : Hikayenin önemli noktaları öğretmen tarafından ders öncesinde belirlenir. Bu noktaların ifade edilebilir özellikte olması önemlidir. Örnek: gök gürültüsü, yağmur sesi, merdivendenhızla çıkan ya da inen bir çocuğun ayak sesleri, birşeyler yerken çıkardığımız sesler, sabah kalktığında kollarını iki yana açarak gerinen bir insanın çıkardığı ses, vb. Öğretmen tarafından org veya piyano ile sürdürülen bir ostinato kalıbı. Orff çalgıları sınıfın ortasına dağınık olarak yerleştirilir. Yapılacak çalışma çocuklara açıklanır. Hikaye öğretmen tarafından anlatılmaya başlanır. Belirlenen ostinato konuya göre öğretmen tarafından sürdürülür. Canlandırma ve uygulama anı geldiğinde öğretmen orgun-piyanonun başından kalkarak hikayenin kaldığı noktadaki durumu-olayı-sesi seçeceği çalgısıyla ifade etmesi için bir öğrencinin yanına ilerler ve omzuna dokunur. Öğrenci kalkar, çalgılara yönelir ve kendince uygun bulduğu Orff çalgısıyla düşüncesini hayata geçirir, canlan dırmasını yapar.Yapılan çalışmalarda çok farklı örneklere rastladığımız gibi bir olayı birçok öğrencinin aynı çalgıyı aynı şekilde kullandığı da dikkat çekici bir noktadır. Bu sırada diğer öğrenciler hikayeyi dinlerler ve uygulama yapan arkadaşlarını izlerler. Bu uygulama sırasında hikayenin resmi de yaptırılabilir. Tüm öğrenciler anlatılan masalı hayalinde canlandırır ve bunu kağıtlarına çizerler. Bu şekilde diğer öğrenciler de yaratıcılıklarını uygulama şansını resim yaparak gerçekleştirmiş olurlar. DERS Orff Bopstiler Anaokulu Çocuk Şarkısı ve Dans Figürleri Topkapı Doğa Koleji ders, orff, bopstiler, orff yaklaşımı, carl orff, aykut öğretmen, topkapı doğa koleji
19 Jun 2013
722
Share Video

4:03
2012 yılında meydana gelen yabancı ülkelerdeki araba kazaları kameralara böyle yansıdı
2 Oct 2013
855
Share Video

1:26
Kartalın Gözünden Uçuş Anı.... Binlerce metre yüksekte uçan kartallar, bu mesafeden yeryüzünü bütün detaylarıyla tarayacak gözlere sahiptirler. Gelişmiş savaş uçaklarının binlerce metreden hedeflerini tespit etmesi gibi, kartal yer üzerindeki en küçük hareketi, en küçük renk farkını algılayarak avını tespit eder. Bu yeteneğini gözünde bulunan çok özel yapılara borçludur. Retinada en keskin görüşün, koni hücrelerinin en yoğun şekilde bulunduğu fovea adı verilen bir bölümde olduğunu söylemiştik. Kartalların gözlerinde ise iki fovea vardır. İki foveaya sahip olmak son derece keskin bir görüş kabiliyeti sağlar. İnsan gözünde tek bir fovea (binoküler fovea) vardır. Bir nesneye baktığımızda her iki göz de aynı nesneye bakar ve iki gözün görüşü beyinde birleştirilerek derinlik algısı oluşur. Kartalların gözlerinde ise insanlarda olduğu gibi binoküler foveanın yanı sıra her iki gözün ayrı ayrı yanları da görmesini mümkün kılan monoküler görme için ayrı birer fovea vardır. Böylece keskinliğin yanı sıra hem ön hem de yan taraflar aynı anda görülebilir. Kartal gözü aynı anda hem üçyüz derecelik geniş bir açıya sahiptir, hem de üstün bir odaklama yeteneğine sahiptir. İnsan gözünde nesneleri odaklamak için merceğin şekli değişirken, kartal gözünde hem mercek hem de korneanın şekli değişebilir ve bu durum kartalın odaklama yeteneğini önemli oranda artırır. 4.500 m yüksekte uçarken 30.000 hektarlık bir alanı gözleriyle tarayabilir.45 90 metreden tarladaki otlar arasında kamufle olmuş bir tavşanı çok rahat ayırt edebilir. 48 Bu kadar ustaca kamufle olmuş bir avı bulabilmesi için kartalın gözündeki retina hücreleri bir damla renkli sıvı ile boyanmıştır. İşte bu sayede kartal, binlerce metreden renkler arasındaki küçücük bir kontrastı ayırt eder ve avının bulunduğu yeri saptar. Bir damlacık yağla böyle bir işlevin gerçekleşmesi hiç şüphesiz Allah'ın sonsuz hikmetinin bir göstergesidir. Uçmak başlı başına bir mucizedir. Bir kuşun uçabilmesi için, sahip olduğu kanatların şu anki yapı ve konumlarıyla bu hayvanda eksiksiz olarak bulunması gerekir. Kanatlar hiçbir şekilde zaman içinde gelişemezler. Kartalın gözündeki kusursuz yapı üzerinde düşünüldüğünde bu gerçek bir kez daha anlaşılır. İki retinalı bir göze sahip olmak zamanla kazanılacak veya tesadüfen meydana gelebilecek bir özellik değildir. İkinci bir retina özellikle hayvanın ihtiyacını karşılamak üzere konulmuştur. Retina hücrelerinde bulunan bir damla yağın kazandırdığı avantajın kartal için hayati önemi vardır. Peki bu ince optik ayar kim tarafından yapılmıştır. Acaba bu fikir kartalın kendisinden mi gelmiştir yoksa başka hayvanların tavsiyesiyle mi bu çözüme ulaşılmıştır? Elbette kartal bundan binlerce yıl önce yaşayan kartallar gibi bu özelliklere doğuştan sahiptir. Peki niçin insan gözleri kartalınki gibi keskin değildir. Bunun nedeni kartalın gözlerinin vücuduna olan oranıdır. Eğer insanda kartalın gözlerinin görevini yapan bir çift göz olsaydı büyüklüğü bir greyfurt kadar olacaktı. İnsanın binlerce metre uzaktan bir tavşanı tespit etmek gibi bir ihtiyacı yoktur. Bu yüzden Allah insanı şu andaki gözleri ile son derece estetik olarak yaratmıştır.
6 Oct 2013
549
Share Video