Results for: trab Search Results
Family Filter:
1:11
*******www.tutrabajovoluntario****.ar Si necesitas oportunidades de trabajo desde casa por internet en Argentina o en cualquier otro pais, conoce nuestro website donde tendras una gran variedad de ofertas, entrando todos nuestros enlaces y usando nuestra barra de busqueda. El Trabajo desde casa por Internet podemos afirmar que es una opción para varias personas en Argentina y otros lugares que han encontrado en el Internet la opción y el potencial de poder encontrar buenos ingresos periodicos y tener la espontaneidad y el tiempo sobrado para hacer lo que mas les gusta. Hoy en dia podemos encontrar diferentes formas de trabajo desde casa por internet, asi como sin número de oportunidades para ganar dinero trabajando desde casa, oportunidades estas que nos ortogaran pasar más tiempo con la familia en el caso de aquellas mujeres que tienen hijos y no puedan salir a la calle a trabajar por no tener alguien al cuidado de ellos. Navega en nuestra pagina *******www.tutrabajovoluntario****.ar para mas informacion. *******www.youtube****/watch?v=xNKvNKIJZUY
29 Mar 2012
456
Share Video

5:10
Allerede for ti år siden brugte venstreekstremisterne Johanne Schmidt-Nielsens uskyldige englefjæs som ansigt udadtil, mens de maskerede voldsbøller holdt sig i baggrunden. Enhedslistens leder Johanne Schmidt-Nielsen, der som nogle danske aviser har afsløret, er tidligere medlem af Enhedslistens uofficielle og ved adskillige lejligheder voldelige ungdomsorganisation SUF (hvoraf to medlemmer p.t. anklaget for brandstiftelse og terror), tæt forbundet med andre ekstreme og erklærede voldsparate organisationer som FAF, TRAB og AFA, var med til at undertrykke mine og andre demonstranters menneskerettigheder under en demonstration i Odense lørdag den 18. august 2001. Mere her: Afsløret: 21 september 2011 - Johanne Schmidt-Nielsen frontfigur ved venstreekstremistisk antidemokratisk aktion mod fredelige demonstranter i Odense i 2001 *******blog.balder****/?p=1275 Download den oprindelige lidt fejlbehæftede Real Media fil (.rm), kun ca. 6 MB her: *******www64.zippyshare****/v/58765448/file.html Eller den konverterede fil i mp4 format der fylder ca. 34 MB. Den indeholder en del blanke frames. *******www64.zippyshare****/v/6145379/file.html
21 Sep 2011
603
Share Video

3:45
Attraversamento di un torrente ghiacciato
29 Jul 2008
293
Share Video

3:06
¿ QUIERES TRABAJAR ? ¿ QUIERES GANAR UN DINERO EXTRA ? TE OFREZCO UN TRABAJO DONDE ENCONTRARAS TODAS LAS FACILIDADES PARA CRECER TANTO EN LO ECONOMICO COMO EN LO PERSONAL . NO DEJES PASAR ESTA GRAN OPORTUNIDAD . TLF. CONTACTO : 615 866 529 , E-MAIL: nuria-victoriaoriflame-nuria**** o EN MI WEB : www.oriflame-nuria****
21 Mar 2009
787
Share Video

1:53
*******tinyurl****/silbis GANAR DINERO EN INTERNETcon Afiliados Elitte - Si has pensado alguna vez en ganar dinero en internet esta es tu gran oportunidad. Afiliados Elite lo simplifica todo con el nuevo curso que han sacado. La guia mas completa que hay y quizás la unica donde se te cuenta todo para poder ganar dinero en Internet. Esta explicada en video paso a paso y en directo con todas las técnicas y herramientas que hay que saber y tener para ganar dinero en Internet. Si estas interesado y quieres saber mas no dejes de pulsar este link para informarte a fondo. Gana dinero en: *******tinyurl****/silbis Seguro que no te arepentiras
18 Oct 2009
293
Share Video

2:22
*******www.pfplace****/aschneider PFPlace es una red social que paga a sus usuarios por utilizar sus servicios. Prúebalo e invita a todos tus amigos, no te pierdas esta oportunidad única. *******www.pfplace****/aschneider
11 Nov 2009
360
Share Video

9:04
*******www.piensacomorico**** / Video que expllica los 8 Modelos para Ganar Dinero en la Internet
28 Apr 2010
206
Share Video

0:57
Trabzon (il) Vikipedi, özgür ansiklopedi Git ve: kullan, ara Bu madde ya da bir kısmı, Vikipedi standartlarına uygun değildir ve bu nedenle düzenlenmesi gerekmektedir. Maddeyi Vikipedi standartlarına uygun biçimde düzenleyip, geliştirerek Vikipedi'ye katkıda bulunabilirsiniz. NOT: Gerekli değişiklik yapılmadan bu şablon kaldırılmamalıdır. Bu madde Ağustos 2010 tarihinden beri, düzenleme isteğiyle etiketlidir. Bu madde Trabzon il sınırları içindeki tüm bölgeyi kapsamaktadır. Başlığın diğer anlamları için Trabzon (anlam ayrım) sayfasına gidiniz. Trabzon ili İdarî Teşkilat Vali: Receb Kızılçık İstatistikler Nüfus 765.127 ― Şehir nüfusu 408.103 ― Köy nüfusu 357.024 Yüzölçümü 4.685 km² Genel bilgiler Bölge Karadeniz Bölgesi Alan kodu 0462 Valilik Web sitesi *******www.trabzon.gov.tr Trabzon, Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz bölümünde yer alan merkezii bir şehirdir. Karadeniz sahili ile Zigana Dağları arasında yer almakta olup yüzüölçümü açısından az bir alan kaplar.Batısında Giresun'a bağlı Eynesil ilçesi, güneyinde Gümüşhane'ye bağlı Torul ilçesi ve Bayburt, doğusunda da Rize'ye bağlı İkizdere ve Kalkandere ilçeleri, kuzeyi Karadeniz ile çevrili antik çağ'dan beri varlığı bilinen il ve il merkezinin adıdır. Şehrin merkez nüfusu 2009 yılında göre 765.127'tur.1935'te 30.000 olan nüfusu 1990'da 361.886'ya, 2000'de 975.137'ye çıkmıştır. 2007'de 740.569'e düşmüştür. Konu başlıkları [gizle] 1 Coğrafya 2 Nüfus 3 Tarihçe 4 Toplum ve Kültür 5 Tarihi-Turistik Yerler 6 Notlar 7 Dış bağlantılar 8 Resim Galerisi Coğrafya [değiştir] Dar bir sahil şeridinin ardında denize dikey uzanan dağlık bir araziye sahip olan ilin merkezi Boztepe (antik Minthrion tepesi) üzerine kurulmuştur. İl topraklarının % 22,4 yayla, % 77,6 si ise tepelerden oluşmaktadır. Dereler Değirmendere (Piksidis), Yanbolu, Fol, Ağasar, İskefiye, Kalenima, Karadere (Araklı), Küçükdere, Koha, Sürmene (Manahos), Solaklı, Baltacı deresi, Sera Deresi... Nüfus [değiştir] Toplam nüfusu 765.127'dur. Bu nüfusun yaklaşık %54'ü şehir ve ilçe gibi merkezlerde,%46'sı ise kırsal kesimlerde yani köylerde yaşamaktadır. Yıllara göre köy nüfus verileri 2009 765.127 2007 740.569 2000 975.137 1990 795.849 1985 786.194 1980 731.045 1975 719.008 1970 659.120 1965 595.782 1960 532.999 1955 462.249 1950 420.279 1945 395.384 1940 390.733 1935 360.679 1927 290.000 Tarihçe [değiştir] 1838'den kalma Milat'tan hemen öncesiki döenmi gösterir haritada Trabzon'un doğusundan Abhazya'ya değin Proto-Laz oymakları: Colchis ya da Lazica, Makronlar, Sanni'ler, MoshilerAntik Çağ Eusebius'a göre şehrin kuruluş tarihini MÖ 756 olmakla birlikte bu iddia Trabzon'u İstanbul, Roma hatta, genel kanıya göre Trabzon ve diğer Doğu Karadeniz kolonizasyonunu geçekleştiren Sinop'tan daha eski bir kent yapmaktadır. Bu durum gerçekse Sinoplular varolan bir kenti MÖ 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiş olmalıdırlar. Anabasis'te geçen "Pontos Euksenios kıyısındaki bu şehir Sinope’nin Lazların ataları olan Kolhis ülkesindeki kolonisidir"ifadesi daha sonra Arrian ve Peripleus tarafından da onaylanmıştır.[1] Merkezinde Yunanlıların çevre köylerinde bugünkü Lazların ataları olan Kolhislilerin ve Tzanların (Zan - Çan) yaşadığı Trabzon, Antik çağ ve sonrasında Zigana geçidi üzerinden Ermenistan ve Euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiği ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliğindeydi. Pontus İmparatoru Mithridates'in Roma İmparatorluğu ile giriştiği bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından Anadolu topraklarının yanı sıra Trabzon'da Roma hakimiyetine girmiştir. Trabzon İmparatorluğu, 1265. William R. Shepherd, Historical Atlas, 1911 Roma ve Bizans Pompey'e karşı mücadelesinde Mithridates'e destek vermeyen Trabzon Roma döneminde ödüllendirilmiş serbest şehir statüsü kazandırılmıştır.[2] Bizzat kente gelen Arrian, Trapezus’un Roma döneminde güney Karadenizdeki en önemli liman kenti olduğunu belirtmiştir. Roma İmparatoru Hadrian döneminde restore edilen kente, Trajan döneminde Pontus Kapadokyası eyaletinin başkenti olmuş ve yeni bir liman inşa edilmiştir.[3] Gallianus döneminde bir Germen kabilesi olan Gotlar tarafından yağmalanmış [4], Justinian döneminde tekarar onarılarak eski konumunu kaznamıştır. İstanbul’un Latinler tarafından işgali üzerine Komnenos ailesi,Trabzon'a sığınarak 1461 tarihine Osmanlı fethine dek sürecek bağımsız bir krallık (Trabzon İmparatorluğu) kuracaklar, kendilerini Roma İmparatoru ilan edeceklerdi [5] Trabzon İmparatorluğu Komnenos hanedanından VII. Michael Latin işgali nedeniyle Trabzon'a gelerek teyzesi Gürcü kraliçesi Tamar'nın da desteğiyle kendini Roma İmparatoru ilan etmişse de Batı özellikle Vatikan Trabzon İmparatorunu küçümseyerek "Laz hükümdarı" olarak tanımlamıştır [6]. Trabzon imparatorları başlangıçta diğer Bizans (Doğu Roma) imparatorları gibi çift başlı (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışlarsa da Latin işgalinin sona ermesi ve Konstantinapolis'de yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün Trabzon Ayasofya müzesinin giriş kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek başlı kartal sembolü tercih etmişlerdir. Cenevizliler ile Venedikliler, Moğollar ile Osmanlılar hatta çeşitli Türkmen (Akkoyunlu kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, İstanbul'un fethinden sekiz yıl sonra (1461) Fatih Sultan Mehmet tarafından Karadeniz'deki çeşitli beylikler, İtalyan kolonileri ve Kırım'la birlikte ele geçirilerek İpek yolunun stratejik anahtarının Osmanlı hakimiyetine girmesi sağlanmıştır. 1861 yılında Trabzon Vilayeti'nin sancakları: Trabzon, Lazistan, Canik, GümüşhaneOsmanlı İmparatorluğu I. Bayezid’in 1398 de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Komnenos Krallığı Osmanlı Devletine yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. David Komnenos, iktidarı döneminde (1458-1461) vergi ödemeyi durdurarak, önceden ödediklerini de Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan aracılığıyla geri istemiş, Osmanlılara karşı Avrupa’daki büyük devletlere ittifak önerisinde bulunmuştur. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet’in öncülüğündeki Osmanlı Kuvvetleri Bölgeyi kuşatarak, 1461 yılında Trabzon’u ele geçirmiş ve Komnenosların egemenliğine son vermiştir. Trabzon, Osmanlı Döneminde önce eyalet ve sancak olarak şehzade ve mutasarrıflar tarafından idare edilmiştir. İlk sancak beyi Hızır Bey’dir. 1470 yılında sancak beyliği küçük yaşta Şehzade Abdullah’a verilmiş; Abdullah, annesi Şirin Hatunla birlikte 1479 yılına kadar Trabzon’da yaşamıştır. Yavuz Sultan Selim de şehzadeliği sırasında (1491-1512) Trabzon’da Sancak Beyi olarak bulunmuş, sonradan Kanuni ünvanı alacak olan oğlu Sultan Süleyman burada doğmuştur. Trabzon 16. yüzyılda, merkezi Batum olan Lazistan Sancağı ile birleştirilerek eyalete dönüştürülmüş ve bu yeni idari birimin merkezi olmuştur. 1859-1864 yılları arasında Kuzey Kafkasya'da süregelen Kafkas-Rus savaşı, Çerkes ve Abaza halkının yenilgisi ile sonuçlanmış ve şehre sayıları 360.binin üzerinde göçmenin yığılmasına yolaçmıştır. Doğal olarak büyük bir afete dönüşen göç, salgın hastalıklar, açlık ve toplum içinde kaynaşmalara yolaçmıştır. Çok kısa bir zaman içinde Trabzon ve Akçakale limanları ve çevresinde ki yerleşim yereleri adeta rezervasyonlara dönüşmüştür. Bu dönem sırasında salgın hastlıklardan korakarak kaçan yerel halk yaylalara geçmiş ve şehirde yeni göçmenlerle, devlet görevlilerinden başka sadece kaçamayacak durumda olanlar kalmıştır. 1867 yılında Trabzon’da büyük bir yangın çıkmış, bir çok kamu binası da bu sırada yanmış ve kent daha sonra yeniden düzenlenmiştir. 1868 yılında vilayet olmuş, merkez sancağı dışında Lazistan, Gümüşhane, Canik Sancakları da buraya bağlanmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon’a saldırır (14 Nisan 1916). Trabzonlulardan oluşan vurucu güçler (Milis), bu saldırı sırasında gerilla savaşı verirler. Bu sıralarda, cepheye gönderilmek üzere Hamidiye Zırhlısının desteğinde Trabzon Limanına gelen cephane Trabzonlu gençlerce büyük bir heyecan içinde boşaltılıp Maçka’ya taşınır. Çaykara’da Sultan Murat Yaylasında (10 Haziran 1916), Of’ta Baltacı, Arsin’de Yanbolu Derelerinde Ruslara karşı başarılı savaşlar verilmiş, ancak o yıllardaki koşullar altında düşmanın Trabzon’a girmesine engel olunamaz ve Ruslar 14 Nisan l916 yılında Trabzon’a girer. Rusların Trabzon’da kaldığı bir yıl, on ay, on günlük süre içinde özellikle Rumlar ve Ermeniler, yerli halka büyük işkenceler yaparlar; sayısız insan öldürürler. 1917′de Rusya’da “Bolşevik Devrimi” olur, Çarlık Yönetimi yıkılır. Bunun üzerine Rus ordusunda büyük bir panik başlar. Bu Rusların Trabzon’dan çekilmesine de yol açar. Öte yandan, batıdan doğuya doğru kayan ve Karadağ’da toplanan Türk Çeteleri, Akçaabat’a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey’in komutasında üç koldan Trabzon’a doğru yürürler ve 24 Şubat 1918 tarihinde Trabzon’a girer. Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasından sonra Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları yeni Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini kurmuşlar ve Trabzonda yeni ülkenin yeni idari yapısında altmışbir (61) nolu il olarak yerini almıştır. İlin Cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir düşünceyle değil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz alınarak çizilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin 81 ilinden biri olan Trabzon, Doğu Karadeniz bölgesinde yer almakta ve 4.685 km2'lik yüzölçümüyle ülke topraklarının % 0,6'sını oluşturmaktadır. Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzonda çeşitli fabrikalar kurulmuştur. Ulu Önder Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon’a üç kez gelir; 1924, 1930 ve 1937 yıllarında, ilk geldikleri 15 Eylül 1924 günü, Trabzonlularca “ATATÜRK GÜNÜ” olarak kabul edilir ve bu kendisine bir telle bildirilir. Toplum ve Kültür [değiştir] Halk Trabzon halkı adet , yaşam tarzı , gelenek ve görenek bakımından kendine ve yöreye özgü özellikler taşımaktadır. Trabzonda çok çeşitli türkmen boyları yaşamaktadır. Çepniler ise bölgede Şalpazarı ve Beşikdüzü ilçesinin Şalpazarına yakın köylerinde 29 kadar köyde yaşamakta olup en eski Türkmen geleneklerini hala sürdürmektedirler. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde; "Fâtih Sultan Mehmed Han Gazi (toprağı mis kokulu ve mekanı cennet olsun.) hazretleri bu kaleyi feth ettiğinde dört tarafında bulunan bölgelerden çeşitli insanları sürerek Trabzon’a nakl ettirip iskân ettirdi. Öyle imar oldu ki sanki insan deryası oldu. Halkının çoğunluğu Lazlardan oluşan insanlar topluluğudur." demektedir. Trabzon halkının fiziki özelliklerinden söz ederken de, "Beşinci iklimde bulunduğu için suyu ve havasının tatlılığından bütün halkı gezip eğlenmeye hevesli ve zevk ehli olup içmeye ve eğlenmeye düşkünlerdir. Gamsız ve aldırışsız zarif dostlar ve âşık kimseler olduklarından yüzlerinin renkleri kırmızımsıdır. Kadınlar kısmı Abaza, Gürcü ve Çerkes güzelleri olduklarından güzel erkek ve kız çocukları olur ki sanki her biri birer ay parçası ve güneş pençesidirler." diye tarif etmektedir. Dil Trabzon halkı 16. yy içinde İslâmlaştıktan sonra anadilleri olan Pontusçayı ve Lazcayı bırakıp Türkçeye alışırken zorlanmışlardır.Özellikle Yunanca'da olmayan -b-, -d-, -g-, - ı- gibi harfleri çıkaramadıkları için Yunanca söylenişlerine uydurarak konuşmuşlardır.[7] Sözgelimi balık kelimesindeki "b" ve "ı" sesleri Yunanca'da olmaması ve İslâm'ı yeni kabul etmiş olan Trabzonluların Türk dilini konuşamamsı nedeniyle bu kelimeyi Pontus Yunancası'na adapte ederek paluk olarak telâffuz ederler. Bununla beraber Trabzonda kesintisiz dört asırdan fazla süredir Türkçe konuşulmaktadır.Yerel halkın bir kısmının asıl dilli arkaik Rumcadır. Pontus Rumcası Lazca, Gürcüce, Rusça, Ermenice ve Farsça'dan çok sayıda ödünç kelime içeren Trabzon ağzı Özellikle alışılmadık ünsüz değişimleri ile Anadolu Türkçesi'nden derin farklılıklar içermektedir.[8] Köprübaşı, Çaykara, Maçka, Tonya, Of, Dernekpazarı yerleşimlerinde Rumcanın arkaik ögeler taşıyan yerel bir dialekti günümüzde de Müslümanlar tarafından 50 civarında köyde 5,000 ile 80,000 kadar kişi tarafından konuşulmaya devam etmektedir.[9] / b / > / p / baluk > paluk */ d / > / t / dere > tere */ k / > / g / katuk > gatuk */ g / > / c / gelin > celun (Batı Trabzon) */ c / > / ç / came > çame */ k / > / ç / > öküz > öçüz (Merkez Çömlekçi mahallesi, Doğu Trabzon) Geleneksel kıyafetleri içerisinde Karadenizli çift, Osmanlı dönemiGiyim-kuşam Osmanlı döneminde Samsun ile Batum arasında(sahil) geleneksel giyim (Laz kıyafeti olarak da bilinir) şöyledir: * Erkek: Başta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir düğümle bağlanan ve kukula adı verilen siyah başlık. Üstte beyaz mintan ve üzerine siyah aba yelek. Altta bacak arası körüklü bacak kısmı dar zipka adı verilen siyah şalvar. * Kadın (köylü): İçte kamis adı verilen yakasız Trabzon bezinden gömlek, başta keşan peştemal, alltta etek veya üçetek elbise (zibun)bele bağlanan ve rengi yöreden yöreye değişen peştemal (fota. Üstte fermene veya kadife adı verilen yelek. * Kadın (şehirli, kasabalı): Başta tepelik, Tapla, Koursi, hotoz adı verilen gümüş ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peştemal, lahor veya trablus. Köylü ya da şehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde yaşayan Lazlar gibi) kesinlikle şalvar giymemektedir. Tek istisna Şalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları şalvar giymekte ve ucu püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır. Müzik ve Halk oyunları Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları şimşir kaval, kemençe, davul-zurna ve yörede zimpona, dankiyo adlarıyla da bilinen tulumdur. Sayısız çeşidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan geleneksel dansların adı ise horondur.kolbastı oyunu 1930 yılında Trabzon'un Faroz mahallesinde başlamıştır. Farozlu balıkçıların kendi aralarında oynadığı bir oyundur. Kültürel Yaşam Ana madde: Trabzon'daki kütüphaneler Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri Trabzon Belediye Tiyatrosu ve Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından yürütülmektedir.Halk eğitim merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan Devlet Klasik Türk Müziği Topluluğu'nun yanı sıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye Sergi Salonu'nda sergilenmektedir. Eğitim Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde Trabzon'da eğitim kuruluşu olarak sekiz medrese, eğitim süresi dört yıl olan beş adet ilkokul, bir adet sanat yurdu, bir adet askeri rüştiye, bir adet idadi ve bir adet Darülmuallimin bulunmaktaydı. Günümüde Trabzon ilinde 815 ilköğretim okulu, 86 lise ve dengi okul ve 2 Aralık 1963 tarihinde öğretime açılan Karadeniz Teknik Üniversitesi bulunmaktadır. Mutfak Samsun Batum arasında yeralan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri karalahana, mısır ve hamsi olup, bu üçlünün çorbasından ekmeğine dek sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en karakteristik olanları şunlardır: * Mısır unundan:Kuymak (Rize'de muhlama,Vakfıkebir ve Şalpazarında yağlaş), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek * Karalahanadan: Çorba, sarma * Tatlı olarak: Kabak tatlısı, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna şekerli olarak tüketilir) * Hamsiden: Buğulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, kaygana * Fasülyeden (lobya): turşu kavurma * Mısırdan: Korkot (mısır çorbası) Tarihi-Turistik Yerler [değiştir] Roma İmparatorluğu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuş, Ortaçağ'da bir Rum imparatorluğuna başkentlik yapmış kent doğal güzelliklerinin yanı sıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır. Bunların en önemlileri: Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi,Kaymaklı Manastırı(Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, Vazelon Manastırı, Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri, Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü Köktuğ (Hagios Eleutherios), İskender Paşa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii, Trabzon valiliği ve Valievi. Konaklar: [Atatürk Köşkü] Memiş Ağa Konağı (Sürmene), Çakıroğlu İsmail Ağa Konağı (Of), Çakıroğlu Hasan Ağa Konağı, Sarımollaoğlu Topal Mustafa Evi (Araklı) Notlar [değiştir] ^ Xenoph. Anab. IV. 8. 22; Arrian, Peripl. P. E. ss. 1, 3, 6; Scylax, s. 33; Öztürk, 2005. s. 1117 ^ Plinius. vi. 4; Öztürk. 2005. s. 1117 ^ Arrian, Peripl. P. E. s. 17; comp. Tac. Ann. xiii. 39, Hist. iii. 47; Pomp. Mela, i. 19; Öztürk. 2005.Karadeniz Ansiklopedisi Roma dönemi s. 1117 ^ Zosimus i. 33 ^ Chalcond. ix. s. 263 ^ Nikephoros Gregoras, i, 149; Öztürk, 2005. Karadeniz Ansiklopedisi s. 1111 ^ *******www.ocena.info/index.php?option=com_content&view=article&id=21%3Afarkli&catid=9%3Ayayinlanmamis&lang=rm ^ Öztürk, 2005. s.1109 ^ Ömer Asan. Pontus Kültürü. Belge Yayınları. İstanbul. 2000 (2. Baskı) Dış bağlantılar [değiştir]
11 Nov 2010
881
Share Video

16:11
English Video Project. (Rebecca Black, Drowning Pool, and John Williams all let let me use their music so please don't remove this video for copyright. And also don't take this down for being hateful, we actually love women and America is the best. The Bible was also not injured we didn't really throw it on the ground.)
11 Dec 2011
428
Share Video

2:06
*******www.musicaltales****/de/ Audio Bücher [fantasy figuren] HELENA & das Orchester der Welt der Nebel Hörbuch kostenlos mit Bildern und Figuren fantasy. Fantasy Bücher in video. Helena, eine virtuose junge Pianistin, erfährt vom geheimnisvollen Verschwinden ihrer Eltern. Als sie sich bemüht, über dieses tragische Ereignis hinwegzukommen, kippt sie in eine gotische Welt, in der Wölfe, Pferde, Drachen und... die Prophezeiung in Erscheinung treten. Kapitel 1: Das Dorf BUSSY Die nahe gelegenen Koppeln waren den Pferden vorbehalten. Hier gab es keine geschlossenen Boxen sondern großzügige Unterstände, mit dem Rücken gegen den vorherrschenden Wind gerichtet und Heukrippen für den Winter. Die Herden mit fünf bis sechs Pferden wurden durch große Schäferhunde gegen Wölfe beschützt. Ihre Hütten befanden sich dicht bei den Unterständen. Die Hunde waren von klein auf dort untergebracht und davon überzeugt, die Pferde seien ihre Familie. Vielleicht dachten sie ja, selber etwas andere Pferde zu sein? Wenn man vor dem Gatter stand, war Fires Weide gleich die erst links, die er mit seinem Kumpel "Presto" teilte. Presto war ein schwarzer Traber mit weißen Füßen, größer und auch viel ruhiger als Fire. Es war ein sehr erfahrenes, jede Lage mit Leichtigkeit meisternde Pferd. Ein mutiges Tier, das mit seinem Reiter Constantin die Eigenschaft teilte, unnötige Anstrengungen und Energieverschwendung zu vermeiden. Und genau das verlieh ihm dies lässige Art und den gemessenen Schritt, die dem Beobachter seine wahre sportliche Natur verbargen. Presto konnte fast uneingeschränkt in einem schnellen Trab oder ruhigen Galopp verweilen, vorausgesetzt es war motivierend oder notwendig. Wenn es zum Beispiel um ein Wettrennen mit Fire ging, was einen ganz besonderen Ansporn darstellte, erwachte ein Leuchten in seinem Blick und der Turbo wurde eingeschaltet. Die Beschleunigung war zwar nicht extrem, die Endgeschwindigkeit jedoch phänomenal. Presto verwandelte sich in ein wahres Rennpferd und der Wald war seine Rennbahn. Der Reiter konnte dann nur noch schnell den Kopf einziehen. Wenn es für Presto ausreichte, gingen ihn die Nöte des Passagiers auf seinem Rücken, der sich voltigierend wie ein Kosake auf die Seite werfen mußte, um einen tiefen Ast zu vermeiden oder keine Blätter zu schlucken, nichts an. Audio Bücher [fantasy figuren] Distributed by Tubemogul.
14 Jul 2009
821
Share Video

2:47
*******www.musicaltales****/de/ Fantasy Figuren [audiobuch] HELENA & das Orchester der Welt der Nebel Hörbuch kostenlos mit Bildern und Figuren fantasy. Fantasy Bücher in video. Helena, eine virtuose junge Pianistin, erfährt vom geheimnisvollen Verschwinden ihrer Eltern. Als sie sich bemüht, über dieses tragische Ereignis hinwegzukommen, kippt sie in eine gotische Welt, in der Wölfe, Pferde, Drachen und ... die Prophezeiung in Erscheinung treten. Kapitel 1: Das Dorf BUSSY Sohane besuchte Fire so oft wie möglich. Wenn, wie heute, der Nachmittag noch nicht so weit fortgeschritten war, nutzte sie die Gelegenheit für eine Runde durch den Wald, und manchmal wurde sie von Constantin begleitet. Heute waren sie zusammen gekommen, um sie zu sehen, aber nur Sohane wollte reiten. Wenn sie am Rand der Weide erschien, verhielten sich die Pferde wie im wirklichen Leben und verzogen sich ans entgegengesetzte Ende der Weide! Daß ein Pferd im Galopp zu seinem Herrn stürmt, war ein von Romanverfassern erfundener Mythos, die Pferden das Verhalten von Hunden zuschreiben. Ein Pferd war immer frei und unabhängig. Es willigte ein, jemanden mitzunehmen und dessen Anleitungen zu befolgen, sich aber auf einen mit hundsgewöhnlicher Begeisterung zu stürzen, widersprach seiner Philosophie von Freiheit. Pferd und Mensch stammten aus verschiedenen Welten. Der eine war Raubtier, der andere dem Herdentrieb unterworfen. Wenn sie sich doch verstehen und schätzen konnten, durfte der Mensch nie vergessen, daß er nicht schnell genug rennen konnte, um ein Pferd einzufangen. Wenn es dann doch zu ihm kam, dann nur weil es das selber auch wollte. Es war ein ziemlich lustiges Spiel, bei dem jeder seine Listen anwandte. Bei Sohane war es ganz einfach, wenn Fire ihren Sack voller Möhren nicht wollte, wurden sie an die anderen Pferde auf der Weide verteilt und es war nicht weiter schlimm. Dann schaute er meist kurz zögernd in die Luft, um dann mit würdigen kleinen Schritten zu kommen, als führte ihn sein Weg nur zufällig da vorbei. Mit einem einfachen Seil auf seinem Hals war der Vertrag zwischen ihnen dann besiegelt und ihre Zusammenarbeit uneingeschränkt... bis zur Rückkehr auf die Weide, wenn sein Halfter abgezogen wurde und Fire Anstalten machte, im Trab davonzueilen, mit einem Ausdruck als würde er sagen: „Endlich frei, war aber nicht zu früh. Nachdem sie sich gut um ihn gekümmert hatte, ihn gestriegelt, gesattelt und ihm Möhren gegeben hatte, machten sie sich auf in Richtung Wald. Sohane mußte gar nicht entscheiden, ob sie losgaloppieren sollten oder nicht, sie hätte nur bitten müssen, aber es war so viel lustiger die Entscheidung Fire zu überlassen. Und es dauerte nie lange, als wäre die erste Zielgerade für ihn eine Provokation, und los gings. Der Ferrari der Reiterwelt brachte nicht die Geduld für einen längeren Marsch auf. Fantasy Figuren [audiobuch] Distributed by Tubemogul.
28 Jul 2009
408
Share Video

2:04
Grevenbroich, 19. Juni 2009 – Horst Schlämmer, stellvertretender Chefredakteur beim Grevenbroicher Tagblatt, hat seinen Job endgültig satt. Er sucht nach neuen Herausforderungen und beschließt, in die Politik zu gehen und Bundeskanzler zu werden. Er gründet die „Horst Schlämmer Partei – HSP“ und bringt mit seinem ziemlich „horstigen“ Wahlkampf die arrivierten Parteien mächtig auf Trab. Auf dem Weg nach oben begegnet er einer Frau mit Drang zu Höherem. Eins führt zum anderen, und so sieht sich Horst Schlämmer nicht nur innerhalb kürzester Zeit als Vorreiter einer neuen Politik, sondern ist gleichzeitig auf der Flucht vor der Polizei. Schlämmer und sein Praktikant Ulle schaffen mit Glück und Kreativität das Unmögliche: Sie machen die Partei im Land bekannt. Die HSP tritt tatsächlich als neue Partei bei den Bundestagswahlen an, und als der Wahlsonntag gekommen ist, sitzt der Parteivorsitzende Schlämmer mit seinen begeisterten Anhängern in der Stammkneipe in Grevenbroich. Alle starren wie gebannt auf die Grafik mit der ersten Hochrechnung: Jubel bricht aus! Hat Horst es tatsächlich geschafft? Ist er unser nächster Bundeskanzler? Oder hat das Schicksal noch eine viel größere Rolle für ihn vorgesehen ...?
20 Aug 2009
718
Share Video

1:33
Italien, 1956. Auf der malerischen Insel Amatrello hält ein alter Brauch die jungen Männer auf Trab: Um sich ein Date zu sichern, sollen die Burschen am achtzehnten Geburtstag jedes Mädchens Geschenke präsentieren … und zwar nicht dem Geburtstagskind, sondern dessen Vater. Dieser allein entscheidet, wer die Tochter zum ersten Rendezvous ausführen darf. Der achtzehnjährige Marcello, Sohn eines Fischers, hält von dieser Tradition wenig bis gar nichts – bis er zum ersten Mal die zauberhafte Elena erblickt. Die Tochter des Bürgermeisters ist soeben nach langjähriger Abwesenheit auf die Insel zurückgekehrt und soll nun auch traditionsgemäss verkuppelt werden. Während bereits wertvolle Zeit verrinnt und die Konkurrenz um Elena wächst, hat Marcello endlich die perfekte Geschenkidee. Aber an das Geschenk zu kommen, ist gar nicht so einfach. Schon bald sieht er sich in Tauschgeschäfte mit dem ganzen Dorf verwickelt, denn jeder will etwas, was der andere hat. Marcellos Mission wächst zu einer Art Versöhnungsprozess unter den gesamten Dorfbewohnern heran.
11 Jun 2010
531
Share Video